Etiket arşivi: Serdar Turgut

Serdar Turgut, OECD’nin Türkiye’ye Dair Değerlendirmesinin Kapsamını Kavrayamamış

Serdar Turgut, Habertürk Gazetesi’nde 28 Aralık 2016 tarihinde yayınlanan “Ekonomiye kültür şoku” başlıklı yazısında OECD’nin 12 Aralık 2016 günü yayınladığı “Küresel Gelişmeler Hakkında Perspektifler 2017” (Perspectives on Global Developments 2017) başlıklı raporundaki Türkiye ekonomi hakkındaki atfı pek kavrayamadığını göstermiş:

"OECD son raporunda (Küresel Kalkınma Hakkında Perspektifler-2017), Türkiye’yi yüksek ve sürdürülebilir büyüyen ülkeler klasmanına almış. Bu böyleyken ben, siz, hepimiz krizdeki bir ekonomi algısındayız. 

Ya OECD yanlış algıda ya da biz. OECD’ye o rapor para vererek yazdırılamayacağına ve siyasi baskı da söz konusu olamayacağına göre o zaman biz haksız olmalıyız değil mi? Bunun mantıken başka açıklaması yok diyebiliriz. 

Ama ya iki taraf da haklıysa?.. 

OECD, teknik verilere bakarak karar veriyor, bizler ise ruh durumlarımız nedeniyle bu durumdayız."

OECD bahse konu raporunda dört farklı 2030 senaryosu kurgulamış ve bu senaryolardan ikincisinde 2015 yılında orta gelir grubunda bulunan Türkiye, Çin, Kolombiya, Kosta Rika, Endonezya, Kazakistan, Meksika ve Güney Afrika’nın, 2030 yılında yüksek gelir grubuna geçeceğini belirtmiş.

Kamuoyuna yansıdığı şekilde, OECD’nin analizinde Türkiye bir üst gelir sınıfına yükselmiş değil.

“Yüksek ve Sürdürülebilir Büyüme” gösteren ülkeler milli gelirlerinin büyüklüğüne ve kişi başı gelir rakamına göre belirlenmiyor. Bu ülkeler, en az 6 yıllık bir sürede yüzde 3.5 büyüme gerçekleştirerek yüksek ve sürdürülebilir bir büyüme yoluna giren ülkeler. “Yüksek ve Sürdürülebilir Gelişme Gösteren Ülkeler” listesine girebilmek için son 6 yıllık büyüme oranı ortalamasının, bir önceki 6 yıllık dönem büyüme ortalamasının en az 2 puan üzerinde olması gerekiyor.

Oysa Serdar Turgut, OECD’nin analizine mesnet teşkil eden metodolojisinden bihaber şekilde, “yüksek ve sürdürülebilir gelişme gösteren ülkeler” kategorisine alınmamızın, cari yıldaki ekonomik performansla ilgili olduğunu (özellikle 2016 yılı 3. çeyrekte ekonomimizin % 1,8 küçülmesiyle kendini hissettiren iktisadi aktivite yavaşlığının “sınıf değişikliği” karşısında tezat oluşturduğunu) ima etmiş.

Halbuki, son 6 yıllık performansın etkisini yansıtıyor OECD analizi.

OECD de haklı, biz de haklıyız. Haksız olan, “Türkiye bir üst gelir sınıfına atladı”  haberini yapan haberciler.

Dolayısıyla, Serdar Turgut’un

Yararlanılan kaynaklar:

 

Serdar Turgut ve ABD Başkan Yardımcısının Görevleri Üzerine

Serdar Turgut, Habertürk Gazetesi’nde 10 Ekim 2016 günü yayınlanan “Türkiye ‘meselesi’ Joe Biden’a verildi (Devlet üzerine bir komplo teorisi)” başlıklı yazısında kendini komplonun serin sularına bırakırken hata yapmaktan kurtulamamış:

"Soru şu: Dünyanın ikinci en güçlü siyasi makamında oturduğu halde, başkan işini yapamaz hale geldiğinde onun yerine hemen başkan olacağı kesin olan, yetkisi, gücü çok olduğu halde Amerikan başkan yardımcılarının görünürde neden hiçbir resmi görevi yoktur? Adeta o makama boş oturmaları için getirilmiş gibidirler."

ABD başkan yardımcılarının görünürde hiçbir resmi görevi yoktur iddiası da yersiz. Görevlerinin beklentinin aksine az olduğu doğrudur. Ancak, ABD Anayasa’sına göre, ABD Başkan Yardımcısı, Birleşik Devletler Senatosunun başkanıdır. Ayrıca, Ulusal GÜvenlik Konseyi ve Smithsonian Enstitüsü Kurulu üyesidir.

Dahası Serdar Turgut, Lozan Antlaşmasındaki gizli madde hikayesinden esinlenip herhalde ABD Anayasasında gizli madde peşine düşmüş:

"Bu komplo, üzerinde sayfalarca yazılacak kadar detay içeriyor. Hatta Amerikan Anayasası’nın başkanlara verilen bu gizli görevi anlatan bir gizli maddesi olduğu dahi söyleniyor. 

Amerika’nın kurucu babaları tarafından kaleme alınan anayasa metninin orijinal halinde bu maddenin bulunduğu ve hatta başkan yardımcısının resmi konutunda bir kasada bulunan anayasanın orijinal metninde bunun görülebildiği de söyleniyor. Enteresan bir teori bu, doğru mu tabii ki bilemeyiz ama doğru olmaması için bir neden de göremiyorum ortada. 

Meseleye böyle baktığınızda ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın son dönemde artan Türkiye ilgisi daha anlamlı bir hal alıyor."

Saçmalamış.

Kurucu babalar tarafından yazılan orjinal ABD Anayasası metni Vaşington’daki Ulusal Arşivler ve Kayıtlar Kurumu’nda (National Archives and Records Administration) sergilenir. Yani, orjinal metin başkan yardımcısının kasasında bulunmaz. Bu konuda ABDlilerin bile komplo teorileri yokken ortalıkta Serdar Turgut sıkılamış.