Etiket arşivi: Mehmet Çelik

Prof. Dr. Mehmet Çelik’in Milletvekillerinin Haberleşme Faturaları Listesine Dair Algıda Seçiciliği

Prof. Dr. Mehmet Çelik, Güneş Gazetesinde 10 Şubat 2017 günü yayınlanan “Bu millet sana nasıl inansın Kemal Bey” başlıklı köşesinde milletvekillerinin haberleşme faturalarına dair listeye ilişkin yanlış bilgiler aktarmış:

"Meclis kesesinden haberleşme gideri en yüksek olan 10 kişiyi açıkladı: 

En baştaki CHP’li Elif Hanım. İkinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı sıradakiler de CHP’li milletvekilleri… 

Peki diğer dördü kim? Onlar da şöyle sıralanıyorlar: Yedinci, sekizinci MHP’li, dokuzuncu AK Partili, onuncu da HDP’li… 

Eee, bakın Ak Partili, MHP’li, HDP’li de varmış demeyin CHP’li dostlar. Bu üç partinin milletvekillerinin harcamalarının toplamı 47.000 TL. Tek başına Elif Hanım’ın iki trilyona yakın harcamasının karşılığında, bu üç partinin milletvekillerinin toplam harcamaları devede kulak kulak!.."

Mehmet Çelik’in, en çok haberleşme harcaması yapan milletvekilleri listesine ilişkin sunduğu bilgiler yanlış.

Mehmet Çelik, 2., 3., 4., 5., 6. sırada CHP,  7. 8. MHP,  9. AKP, 10. HDP şeklinde vermiş sıralamayı ama pek öyle değil.

En çok haberleşme gideri olan milletvekilleri sıralamasını biraz yanlış aktarmış.

Liste resmen açıklanmadı ancak kamuoyuna yansıyan ilk 10 şu şekildeydi:

1. CHP'li Elif Doğan Türkmen - 1.108.842

2. CHP'li Emre Köprülü - 373.457

3. CHP'li Özcan Purcu - 181.905

4. AK Partili Bülent Turan - 145.248

5. AK Partili Fehmi Küpçü - 130.498

6. CHP'li Özgür Özel - 78.120

7. CHP'li Ali Haydar Hakverdi - 77.882

8. AK Partili Orhan Karasayar - 50.772

9. AK Partili İshak Gazel - 44.006

10. AK Partili Sema Kırcı - 40.274

Ayrıca, AK Parti, MHP ve CHP’li vekillerinin tamamının toplam haberleşme harcamalarının 47.000 TL olduğu iddiası da yanlış. Çünkü, ilk 10’a giren AK Partili milletvekillerinin toplam harcaması sadece 410.798 TL tutarında.

Mehmet Çelik A Haberin ABDli Generalin Sözlerine Yaptığı Montajı Gözden Kaçırmış

Prof. Dr. Mehmet Çelik, Güneş Gazetesinde 6 Ocak 2017 günü yayınlanan “Kovboy artık açık oynuyor” başlıklı yazısında A Haber’in NATO eski başkomutanı emekli orgeneral Wesley Clark’ın sözlerine yaptığı alt yazı montajını gerçek sanarak “DEAŞ’ı biz kurduk” itirafını yaptığını köşesine aktarmış:

"Biz, bu küstah ve ahlaksız teklifin şokunu daha üzerimizden atmadan ABD’li General Wesley Clark’ın “DEAŞ'ı biz kurduk” itirafı bomba gibi medyaya düştü!.."

Medyaya düştü düşmesine. Ama, A Haber’in skandal montajı Mehmet Çelik’in gözünden kaçırdığı şekilde düşmedi.

Bahse konu montajı gözler önüne seren Teyit.org’un paylaşımından faydalanarak Profesör Doktor Mehmet Çelik’in hatasını aktaralım:

A Haber’de 4 Ocak 2017 günü yayınlanan Söz Teması adlı programda ‘ABD’li general Wesley Clark’tan şok itiraflar’ alt bandıyla yayınlanan bir videoda, Clark’ın “DAEŞ’i biz kurduk” dediği iddia edildi. Ancak A Haber, 2011 tarihli videodaki “IŞİD ya da DAEŞ” ifadelerinin hiç kullanmadığı Clark’ın konuşmasına Türkçe alt yazı ve ses bindirerek Clark’ın konuştuğu İngilizce’nin duyulamamasına sebep oldu ve Clark’ın kullanmış olduğu “Teröristler hakkında ne yapacağımızı bilmiyorum ama iyi bir ordumuz var ve hükümetleri devirebiliriz” ifadesi alt yazıda “Hükümetleri alaşağı edebilir, darbelerle görevden uzaklaştırabiliriz” şeklinde aktarıldı.

Ertesi gün, bu iddianın ve montajın gerçeği yansıtmadığı gerek teyit.org gerekse diğer bazı basın kuruluşlarınca aktarıldı.

Görülen o ki, Profesör Doktor Mehmet Çelik bu aktarımları görememiş.

Prof. Dr. Mehmet Çelik ve Milletler Cemiyeti Sözleşmesi

Mehmet Çelik, Türkiye Gazetesi’nde 19 Ekim 2016 günü yayınlanan başlıklı “Kaynatmakla Şap Olur mu Şeker Cinsine Tükürdüğüm Cinsine Çeker” yazısında Milletler Cemiyetine dair önemli bir hata yapmış:

"Bu Milletler Cemiyetinin en önemli maddelerinden birisi şu idi: “Herhangi bir ülke, Milletler Cemiyeti’ne üye bir ülkeye saldırırsa, Cemiyet top yekün olarak o üyenin safında yer alır!” Evet, madde meâlen böyledir… Gel gör ki, bırakınız cemiyete üye olmayan bir ülkenin bir cemiyet üyesine saldırmasını, bizzat cemiyetin kurucu bir üyesi, yine kurucu bir ülkeye saldırıyor ve Cemiyetten ses çıkmıyor!.. Hani o madde!.. Neden işletmediniz?.. Bırakın işletmeyi kınamadınız bile, çıtınız çıkmadı, yarım ağızla ayıp oluyor ama bile demediniz!.."

Belli ki PROF. DR. Mehmet Çelik Cemiyet-i Akvam, yani Milletler Cemiyeti’nin Ana Sözleşmesini (Misakını) hiç orjinalinden okumamış. Okuduysa da özümseyeyemiş ya da anlayamamış.

Milletler Cemiyeti Sözleşmesinde, NATO’nun kollektif savunma grubu özelliği gibi bir nitelik bulunmamaktaydı. Mehmet Çelik’in bahsettiği gibi herhangi bir ülkenin cemiyet üyelerine saldırması durumunda tüm üyelerin saldırılan ülkenin yanında saldıran ülkenin karşısında bulunması söz konusu değildi. Tam tersine, Cemiyet sözleşmesinin 16. Maddesi; sözleşmenin 12, 13 ve 14. maddelerini ihlal ederek savaşa başvuran üye ülkeleri, Cemiyetin bütün üyelerine karşı savaş suçu işlemiş olarak değerlendiriyordu. Yani, arabuluculuğa, hukuki yollara ve Konsey soruşturmasına başvurmadan savaşa girişen, ya da bu yolları tükettikten sonra savaşa başlayan Cemiyet üyesi ülke, temel prensip olan barıştan vazgeçtiği için Cemiyet üyelerince cezalandırılabiliyordu.

Milletler Cemiyeti Sözleşmesinin tamamını, hiç olmadı sadece 16. maddesini okumasını tavsiye ediyoruz:

MADDE 16.

  1. Cemiyet üyelerinden biri, 12., 13. ya da 15. maddelerdeki yükümlülüklerine aykırı olarak savaşa başvurursa, Cemiyet’in bütün öteki üyelerine karşı, bu davranışıyla ipso facto bir savaş eyleminde bulunmuş sayılır. Bu üyeler onunla, ticaret ya da maliye ilişkilerini hemen kesmeği, kendi uyruklarıyla Misak’a aykırı davranan Devletin uyrukları arasında her türlü ilişkileri yasaklamağı ve Misak’a aykırı davranan bu Devletin uyrukları ile, Cemiyet üyesi olsun ya da olmasın, başka herhangi bir Devletin uyrukları arasında ticaret, maliye ilişkileriyle kişisel ilişkileri kesmeği yükümlenirler.
  2. Bu durumda, Konsey, ilgili çeşitli Hükümetlere, Cemiyet yükümlülüklerine saygı göstermeği sağlayacak Silâhlı Kuvvetlere Cemiyet üyelerinden her birinin katacağı kara, deniz ve hava birlikleri konusunda öğütlemelerde [tavsiyelerde] bulunmakla görevlidir.
  3. Cemiyet üyeleri, bundan başka, işbu madde gereğince alınacak ekonomik ve malî önlemlerin uygulanmasında, bunlardan doğabilecek zararları ve sakıncaları en az [minimum] düzeye indirmek için, birbirlerine karşılıklı yardımda bulunmağı kabul etmektedirler. Bunun gibi, Üye Devletler, Misak’a aykırı davranan Devletçe içlerinden birine yöneltilen herhangi bir özel önleme karşı direnmek için de, birbirlerine karşılıklı yardımda bulunacaklardır. Üye Devletler, Cemiyet’in yükümlülüklerine saygı gösterilmesini sağlamak için ortak eyleme katılan her Cemiyet üyesinin kuvvetlerinin kendi ülkesinden geçmesini kolaylaştırmak üzere gerekli önlemleri alacaklardır.
  4. Misak’tan doğan yükümlülüklerden herhangi birine aykırı davranmaktan suçlu olan her Üye, Cemiyet’ten çıkartılabilir. Bu çıkartmaya, Konseyde temsil edilen bütün öteki üyelerin oybirliğiyle karar verilir.

İlave bir husus: yazı baştan, yani başlıktan itibaren hatalı. “Kaynatmakla Şap Olur mu Şeker Cinsine Tükürdüğüm Cinsine Çeker” şeklinde başlık atmış Mehmet Çelik ama  bu sözün yaygın kullanımı / doğrusu: “Katranı kaynatsan olur mu şeker, cinsine tükürdüğüm cinsine çeker” şeklinde. Bazı bölgelerde “şaptan şeker olmayacağını” vurgulamak için katran yerine şap kullanıldığı da vaki. Ancak, sözün kastettiği katranın ya da şapın tekrar şekere dönüşemeyeceği. Şekerin, şap ya da katrana dönüşmesi değil.