Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının İsmindeki Nüans ve Köşe Yazarları

Merkez Bankası’nın tam ve doğru adı “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası”’dır. “Türkiye Cumhuriyetİ Merkez Bankası” değil.

TCMB’nin 1930 yılında kuruluşunu sağlayan yasa tasarısı taslağında bankanın ismi “Cumhuriyet Merkez Bankası” olarak belirtilmişti. “Cumhuriyet Savcısı” ünvanındaki mantığa benzer şekilde, Bankanın eski yapıdan ayrı bir kuruluş olduğunu belirtmek ve özerkliğine vurgu yapmak için bu yönde bir isimlendirme yapılmıştır. Tasarı TBMM’de ele alınırken, bankanın hangi ülkeye ait olduğunun uluslararası alanda belli edilmesi amacıyla isminin önüne “Türkiye” ifadesinin eklenmesi kararlaştırılmıştır. Böylelikle, yeni “Merkez Bankası”nın kanun taslağında “Cumhuriyet Merkez Bankası” olarak belirtilen adı “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası”na dönüşmüştür. Bankanın yeniliğini ve bağımsız yapısını vurgulamak için.

Bunun nedeni de Merkez Bankası’nın sitesinde detaylı bir şekilde izah edilmiştir.

Bankanın unvanı neden “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası”dır?

11 Haziran 1930 tarih ve 1715 sayılı Kanun (Mülga) ile Merkez Bankası “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” unvanı altında özel hukuk tüzel kişiliğine sahip ve özel sermayenin de katıldığı bir anonim ortaklık olarak kurulmuştur. Bu düzenlemeyle Devletten ayrı ve bağımsız olduğu hususuna özel bir önem verilmiştir. Bu amaç çerçevesinde, Bankanın kuruluş kanunu tasarısında adı “Cumhuriyet Merkez Bankası” olarak öngörülmüşken, Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyonunda uluslararası ilişkiler de düşünülerek “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” olarak değiştirilmesine karar verilmiş; Bankanın bağımsızlığını vurgulama amacı güdülerek “Türkiye Cumhuriyeti” ibaresine ve kısaltılmış şekli olan “T.C.”ye özellikle yer verilmemiştir. Kanun koyucu tarafından Bankanın Devlete ait bir kuruluş; bir kamu kuruluşu olduğu izlenimi vereceği endişesiyle bundan özenle kaçınılmıştır.
Halen yürürlükte bulunan 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 1. maddesinde de, Bankanın anonim şirket ve özel hukuk tüzel kişiliği ile unvanı “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” olarak aynı şekilde korunmuştur.

Gelgelelim bu nüansı gözardı eden köşe yazarları mevcut.

Kimler mi?

İslam Memiş (Güneş Gazetesi’nde 16 Haziran 2016 günü yayınlanan “Piyasalara brexit şoku” başlıklı yazısından):

"Japonya, Çin, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Amerika Merkez Bankası (FED)'in faiz kararları bu ay yoğun bir şekilde piyasalarda fiyatlandı."

Mustafa Mutlu‘nun (Vatan Gazetesinde 3 Nisan 2013 tarihinde yayınlanan “TC’yi silmek ve küçük ABD” başlıklı yazısından (kurumların isimlernin değişmesi ile ilgili eleştirilerini yaptıktan sonra başka kurumların isimleri üzerinden de örnekler veririrken hata yapmış)

"Hatırlarsınız; Ziraat Bankası geçen ay yeni logosundan TC’yi çıkarmıştı... Dün öğrendik ki; Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye Halk Sağlık Kurumu da 25 Eylül 2012’de tüm aile sağlık merkezlerine bir yazı göndermiş ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kısaltması olan TC ibaresini tabelalarından kaldırmalarını istemiş... 

Hatta TC’siz tabela fotoğraflarını da örnek alınması için yazıya eklemiş... Bunun üzerine birçok aile sağlık merkezinde TC’siz tabela dönemine geçilmiş! Yakında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın ve TC ile başlayan diğer kurum isimlerinin de değiştiğini duyarsanız; şaşırmayın..."

Merve Şebnem Oruç‘un (Yenişafak’ta yayınlanan “Türkiye Cumhuriyeti egemenlik haklarından feragat etti mi?” başlıklı yazısından (11 Aralık 2016)):

"Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın Çin'le yaptığı TL-Yuan para takası da, Rusya ile TL ve Ruble üzerinden ticarete yönelik atılan adımlar da uzun ve kolay yürünmeyecek bir yolda başlangıç niteliği taşısalar da hafife alınacak gelişmeler değil. Işık bir kez daha Doğu'dan yükseliyor."

Serpil Çevikcan‘ın Millliyet Gazetesinde “Yerli ve milli başkan’ nasıl atandı?” başlığıyla yayımlanan (13 Nisan 2016) yazısından:

"Murat Çetin-kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son imzayı atmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın yeni başkanı oluyor."

Yeni Söz’den Can Kemal Özer ve Yurt Gazetesinden Cihan Özdemir de bu hataya düşenlerden olmuş.

Yeni Mesaj’dan Yaşar Teber ise 24 Aralık 2016 tarihli “Dolar bozdurmak çare mi? – III” başlıklı yazısında saçmalamış:

"Yazı dizimizin ilk bölümlerinde "Farkında mısınız; Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası yok artık... Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası A.Ş. var artık. Bunun ne anlama geldiğini biliyor musunuz?" diye sormuştuk.

AKP'ye iktidar olma aşamasında dikte edilen Merkez Bankası Özerkliği ile, "Türkiye Cumhuriyeti" kelimesindeki "i" aidiyet eki kaldırılarak, "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası A.Ş. haline getirilmişti."

Yıldıray Oğur’un Türkiye Gazetesi’ndeki “Hamasete karşı ehliyeti savunmak” (04.06.2014) başlıklı yazısından:

"NBER'in bu uluslararası akademik konferanstaki partnerı ise Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası."

Bilal Doğan’ın Yeni Asır’daki “Döviz kurlarında düşüş beklentisi” (24 Ekim 2016) başlıklı yazısından:

"Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) faizleri sabit tutmasının ardından dün 3.06 liranın da altına geriledi."

TCMB’nin ismindeki bahse konu nüans, 1930 yılından kalma. Son dönemde yapılmış bir değişiklik değil.

türk lirası simgesi

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*