Etiket arşivi: Selahaddin Çakargil

Selahaddin Çakargil ile İttihat Terakki Etkisi

Selahaddin E. Çakargil, 5 Kasım 2015 tarihinde Star Gazetesi’nde yayınlanan “Geçmişi unutmadan, geleceğe daha bir umutla” başlıklı yazısında, ilk Meclis-i Mebusan’dan günümüze değin “İttihat ve Terakki” etkisi tezini paylaşmış:

"İttihad-Terakkî’nin 2. derecedeki isimlerince kurulan CHP, 1923-1950 arasında ‘tekparti diktatörlüğü’nü tesis etmişti. (Fethî Bey’e, bir danışıklı döğüş partisi olarak 1930 yılında kurdurulan Serbest Fırka’nın, kuruluşunun 99. gününde unutulmamalı.)"
Cümlesini tamamlamayı unutmuş. “99. gününde kapatıldığı unutulmamalı” demek istemiş. Ancak, İttihat ve Terakki’nin kuruluşu (17.11.1930) ve kapatılışı (12.08.1930) arasında 99 değil 97 gün fark var.
"14 Mayıs 1950’deki ilk serbest seçimlerle iktidara gelen Demokrat Parti kadroları da, gerçekte, -kemalist rejimle daha da pekiştirilmiş- İttihadçı ilkelerine bağlı idi."
Çakargil, serbest seçimden kastını pek açmamış. Kapalı oy açık sayımı pek nitelemiyor söylediği. Teorik olarak, daha önceki seçimler de – bilhassa 1946 seçimi- de serbestti.
"-27 Mayıs İhtilali’nin güçlü albayı- Alpaslan Türkeş liderliğinde 1965’de siyaset sahnesine çıkan MHP de aynı ideolojik çerçeveye bağlıydı."
1965 yılında MHP‘nin çekirdeği sayılabilecek Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi kurulmuştu. MHP, mevcut ismiyle 1969 yılında sahneye çıktı. Partinin kuruluş tarihi olarak da 1969 anılır.
"Turgut Özal, 1989’da cumhurbaşkanı olunca ANAP’ın başına geçen Mesut Yılmaz’ın başarısızlığı, DYP lideri Demirel’i, 1991 seçimlerinde birinci parti durumuna getirmiş, ülke, yeniden 1961-65 arasındaki gibi koalisyonlar dönemine dönmüştü."
Özal Çankaya Köşkü’ne 1989’da çıkınca, 2 yıl kadar süre ile (31 Ekim 1989-15 Haziran 1991 arasında) Yıldırım Akbulut ANAP’ın başına geçti. Mesut Yılmaz, 15 Haziran 1991’de ANAP’ın genel başkanlığına geçti. 1991 seçimleri 20 Ekim günü gerçekleşmişti.
"24 Aralık 1995’te yapılan seçimlerde, MSP’nin devamı olan Refah Partisi yüzde 22 ile 1. parti olunca.. Tansu Çiller liderliğindeki DYP ile koalisyon hükümeti kuruldu. Ama üzerinden henüz 6 ay geçmeden 28 Şubat 1997 Askerî Darbesi’yle karşılaştı"
Refah Partisi’nin 1995 seçimlerinde aldığı oy oranı % 21.38’dir. 1995 seçimlerinin ardından ANAYOL hükümeti kuruldu. DYP ile Refah Partisi REFAHYOL hükümetini ANAYOL’un ardından 1996 Haziran’da kuruldu.
"Ama 7 Haziran 2015 seçiminde bir tökezleme yaşayan AK Parti, 1 Kasım seçimlerinde inanılması zor yüzde 50’ye ulaşır"
% 49.4’te kalıp % 50’ye ulaşamadı.

Selahaddin Çakargil ve Moliere’in Doktor Karakteri

Selahaddin Çakargil, 17 Ekim 2015 tarihinde Star Gazetesi’nde yayımlanan “İnanmak isterim ama enayi yerine konulmayı asla” başlıklı köşe yazısında Moliere’in bir karakterine atıf yapmış; ancak, önemli bir hataya imza atmış:

"Hani, Moliere’in ünlü bir saplantılı doktor tiplemesi var ya.. Hasta gelir doktora.. Doktor her şeyi karaciğer rahatsızlığıyla izah etmektedir. Adam ayak parmağının batmasından şikayet etmektedir. Doktor, - ‘Hımmmm’ der.. Karaciğer.. Hasta kulak rahatsızlığından muzdaribdir, doktor yine karaciğer der.. Hastanın iğne batmasından olan rahatsızlığına da ‘Tamammm, karaciğer..’ diye teşhis koyar.. HDP tekrar edelim, bu ülkenin bir gerçeğidir ama çarpıtılmış ve çarpık ve acı bir gerçeği.. Moliere’in saplantılı doktoru gibi, her şeyi Erdoğan’a malederek neyi düzelteceksiniz Allah aşkına? Üstelik de kanlı- irinli bir yarayı ilk kez ve can’u gönülden şifalandırmak isteyen bir kimseye karşı.."

Selahaddin Bey Moliere’in “Hastalık hastası” adlı eserine atıf yapmış besbelli ki. Ancak, bahse konu eserde geçen diyalogda “karaciğer” yerine “akciğer”e değinilmekte. Bahse konu atışmayı yapan kişi bir doktor değil, ana karakter Argan’ın hizmetçisi Toinette’dir. Hasta olarak nitelenen karakter ise kitabın adından anlaşıldığı üzere “hypochondriac” yani hastalık hastasıdır. Kitabı okuyan ya da oyunu izleyenler bilirler ki Argan’ın bu durumundan faydalanmak isteyen kişi eşidir ve “işbilir” doktorlarla durumdan faydalanmak ister. Ancak, “ciğer” atışmasını yapan kişi “işbilir” doktorlar değildir.

Anılan eserin Türkçe çevirinde geçen bahse konu diyalog şu şekilde:

TOINETTE - Benim defterimdeki büyük hekimler listesinde öyle bir adı anımsamıyorum. O adamcağız sizde hangi hastalık olduğunu söyledi?ARGAN - O karaciğer dedi, ama başkaları da dalak diyor.
TOINETTE - Onların hepsi bilgisiz. Siz akciğerinizden hastasınız.
ARGAN - Akciğerimden mi?
TOINETTE - Evet, akciğerinizden. Yakınmalarınız nedir?
ARGAN - Ara sıra başağnlan geliyor.
TOINETTE - Hah! Tam işte! Akciğer...
ARGAN - Kimi zaman da gözlerimin önüne sanki bir perde çekilir gibi oluyor.
TOINETTE - Akciğer.
ARGAN - Kimi zaman da midem bulanıyor.
TOINETTE. - Akciğer.
ARGAN - Kimi günler de karnımda kulunca benzer ağrılar olur.
TOINETTE - Akciğer. Yemeklerinizi iştahla mı yersiniz?
ARGAN - Evet efendim.
TOINETTE - Akciğer. Canınız biraz şarap ister mi?
ARGAN - Evet efendim.
TOINETTE - Akciğer. Yemeklerden soma hafif bir uyku gelir, uyumaktan hoşlanırsınız, değil mi?
ARGAN. - Evet, efendim.
TOINETTE - Akciğer canım, akciğer diyorum size. Hekiminiz size ne gibi ilaçlar verdi?

Kaynak:

doktor