Etiket arşivi: Murat Bardakçı

Murat Bardakçı, Okan Bayülgen’in Elmalılı Hamdi Yazırla İlişkisini Yanlış Aktarmıştı

Murat Bardakçı, 10 Ağustos 2016 günü Habertürk Gazetesi’nde yayınlanan “Bu rezil tahrifin sebebi cehalet mi, yoksa kasıt mı?” başlıklı yazısında Kuran’ı Kerim tefsiriyle tanınan Elmalılı Hamdi Yazır’ın “Hak Dini Kur’an Dili” isimli meâlinin başına gelenleri aktarırken Okan Bayülgen’in Elmalılı’nın torunu olduğunu iddia etme yanlışına girişmiş:

"Şimdi, merak ettiğim bir husus daha var: Elmalılı Hamdi Efendi’nin vârislerinin, meselâ büyük âlimin torunlarından olan sevgili Okan Bayülgen’in dedelerinin eserinin bu hâle getirilmesini öğrendiklerinde ne düşünecekleri ve ne yapacakları..."

Bardakçı’nın yazısının ardından Okan Bayülgen’in twitterdan yaptığı aşağıdaki açıklama kafaların bulanıklığını artırmıştı:

“Ailemizin gurur duyduğu büyüğüdür. Yasal mirasçıları ile ilgili bir süreçtir. Onların tasarrufudur. Bir girişimde bulunacaklardır herhalde”

İşin doğrusu:

Okan Bayülgen, bilinenin aksine, Elmalılı Hamdi Yazır’ın (direkt) torunu değildir. Elmalılı Hamdi Yazır’ın baldızının torunudur. Okan Bayülgen ile Elmalılı Hamdi Efendi arasında sadece kan bağı bulunmaktadır. 

Okan Bayülgen’in öz babası, Albay Hamid Bey’in oğlu, hukuk ve gazetecilik eğitimi sırasında sınıflarını birincilikle bitiren Ümit Bayülgen’dir. Okan Bayülgen’in öz dedesi olan Hamdi Üge ise yaptığı beş evlilikten birini Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın ailesinden Türkiye’nin ilk kadın ceza avukatı Rahime Hanım’la gerçekleştirir.

Okan Bayülgen, İzzet Çapa ile gerçekleştirdiği bir röportajda bu hususu açıklığa kavuşturmuştu:

Okan Bayülgen: “Dedem Hamdi Bey 5 evlilik yapmış. Hanımlarından biri olan Rahime…” 
İzzet Çapa: “Bak hikayenin burasını biliyorum. Kuran-ı Kerim tefsiri ile ünlü Elmalılı Hamdi Yazır’ın kızı. Yani Elmalılı deden…”
Okan Bayülgen: “Hayır direkt dedem değil, Elmalılı Hamdi Yazır ile sadece kan bağı var aramızda. Bunu konuşup, röportajlarda anlatıp ortaya çıkarmaktan hoşlanmıyorum aslında…”

Murat Bardakçı bu hatasını, “Elmalılı’nın eserinin başında bir dert daha var: Telif ve zamanaşımı…” başlıklı 12 Ağustos 2016 tarihli yazısında düzelterek, aralarındaki ilişkinin doğrusunu aktarmıştı:

"Okan Bayülgen bilinenin ve benim de bildiğimin aksine Elmalılı Hamdi Efendi’nin değil, Hamdi Efendi’nin baldızının torunu imiş ve aralarında kan bağı yokmuş. Elmalılı Hamdi Efendi hakkında daha önce söylediği “Biz onun evlâtlarıyız” şeklindeki manevî bağlılığa işaret eden söz “Elmalılı’nın torunu” olarak anlaşılmış ve karışıklık buradan kaynaklanmış."

Murat Bardakçı ve Türk Dil Kurumu’nun Kesme İşareti Kuralı

Murat Bardakçı, Habertürk Gazetesi’nde 30 Eylül 2016 günü yayınlanan “Allah aşkına şu Türkçe’nin yakasını artık bırakın!” başlıklı yazısında Türk Dil Kurumu’nun son dönemde kesme işaretine ilişkin getirdiği kuralın yeni bir girişim olduğunu sandığını gözler önüne sermiş:

Türk Dil Kurumu’nun başındaki üstadların bu aralar işsizlikten canları sıkılmış olmalı ki “Epey zamandır Türkçe’nin altını üstüne getirmemiştik, haydi biraz eğlenelim” demiş, oyuncak niyetine kesme işaretini seçmiş ve“Fermânımızdır! Bundan böyle kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve işyeri adlarına gelen ekler kesme ile ayrılmayacak! Özel isimler ile kısaltmalar bu şânı yüce emrimizin haricindedir” buyurmuşlar!

Kurum’un fermânını daha anlaşılacak şekilde izaha cür’et edeyim: Bundan böyle meselâ Meclis’e dilekçe vesaire verdiğiniz takdirde “Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne” değil, “Türkiye Büyük Millet Meclisine” diye yazacaksınız ama Meclis’in kısaltmasını kullandığınız takdirde yine eskisi gibi “TBMM’ne” olacak!“Aliye”, “Veliye”, “Hasana”, “Hüseyine” şeklinde yazmak ise kat’iyyen yasak, yine eskiden olduğu gibi “Ali’ye”, “Veli’ye”, “Hasan’a”, “Hüseyin’e” imlâsı kullanılacak...

TDK’nın “Kesme İşaretinin Kullanışı” başlığıyla yapmış olduğu basın duyurusunda kesme işaretinin kullanımına dair birtakım ilave açıklamalar yapılmıştı.

Duyuruda da dile getirildiği üzere, kurum ve kuruluş adlarına gelen eklerin kesme işaretiyle ayrılmayacağı kuralı yeni oluşturulmamıştır. Murat Bardakçı’nın aktardığının aksine daha önceden “buyrulmuş” bir kuraldır. Yeni bir icat değildir.

Kesme işaretinin kullanımına dair geçmiş uygulamalar hakkında bahse konu basın duyurusunda ayrıca şu açıklamalar yapılmıştı:

1985 yılında Türk Dil Kurumu yayını olarak yayımlanan Prof. Dr. Hasan Eren’in hazırlamış olduğu İmlâ Kılavuzu’nun “Kesme İşareti” bölümünde aynen şu kural yer almaktadır. “Kurum ve kuruluş adlarına getirilen ekler çoklukla kesme işaretiyle ayrılmaz.” (Türk Tarih Kurumu Basım Evi, s.37) 

1996 yılında yine Kurumumuzca yayımlanan İmlâ Kılavuzu’nun “Kesme İşareti” bölümünde ise yukarıdaki bahsi geçen kuraldan “çoğunlukla” kelimesi çıkarılarak “Ancak kurum ve kuruluş adlarından sonra kesme işareti kullanılmaz: Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumundan…” şeklinde daha kesin bir ifade kullanılmıştır. 

Ayrıca 2004 yılında Kurumumuzca yayımlanan İlköğretim Okulları İçin İmlâ Kılavuzu’nda da “Kurum, kuruluş, kurul adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmaz.” kuralı uyarı maddesi olarak verilmiştir. Bu eserin 2016 baskısında da söz konusu kural bulunmaktadır. 

1985 yılından bu yana Kurumumuzca yayımlanmış olan bütün imla kılavuzlarında yer alan, Türkiye çapında bütün ilkokullarda 2. sınıftan itibaren öğrencilere öğretilmeye başlanan söz konusu kural yeni oluşturulmamıştır, imlamızda otuz bir yıldır bulunmaktadır. Kurumumuz, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan kamu görevlilerini imla kuralları ve özellikle kesme işareti konusunda da aralıklı olarak bilgilendirmektedir. Kaldı ki bu kural, Kurumumuzun genel ağ (internet) sayfasının “Yazım Kuralları” bölümünde yıllardır yer almaktadır.

 

Murat Bardakçı ve Pew Araştırma Merkezi

Murat Bardakçı, 2 Eylül 2015 tarihinde Habertürk Gazetesi’nde yayımlanan “Vâdeli kürtaj affı” başlıklı köşe yazısında Pew Araştırma Merkezi’nin ABD eski dışişleri bakanı Madeleine Albright tarafından kurulduğunu iddia etmiş. Murat Bey bu hatayı, Pew Araştırma Merkezi’ne değindiği tüm yazılarında tekrarlamış.

***

“Birkaç ay önce yazmıştım: Birleşik Amerika’nın eski dışişleri bakanlarından Madeleine Albright’ın Washington’da kurduğu ve bugün dünyanın en saygın araştırma kuruluşlarından olan PEW’in, dinlerin geleceği konusunda yaptığı araştırma, çarpıcı neticeler vermişti.”

***

Büyük ihtimalle Pew Araştırma Merkezi hakkındaki EkşiSözlük başlığındaki bilgilerden etkilenmiş olan Murat Bardakçı’nın bu iddiası maalesef doğruyu yansıtmıyor.

Pew Araştırma Merkezi, “The Pew Charitable Trusts” adlı vakıf fonu tarafından kurulmuştur.   Pew Cheritable Trusts ise 1948 yılında oluşturulmuş bir yardım fonudur. Pew Araştırma Merkezi aslında Andrew Kohut’un Times Mirror adllı gazetesinde yürüttüğü bir araştırma projesine dayanmaktadır. Pew’in resmi internet sitesinde ya da diğer internet kaynaklarında bu yönde bir bilgi bulunmamaktadır. Madeleine Albright’ın bahse konu araştırma merkezinin eş başkanlığını üstleniyor olması bu hatada etkili görünüyor. Ancak unutulmamalı ki, bahse konu merkezin direktörlüğü hâlâ Andrew Kohut tarafınca yürütülmektedir.

Kaynaklar:

Murat Bardakçı’nın 2 Eylül 2015 tarihli köşe yazısı: http://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/1123238-vadeli-kurtaj-affi

Pew Araştırma Merkez internet sitesinin “geçmiş”i hakkındaki bölümü: http://www.pewresearch.org/about/our-history/

Murat Bardakci _ Pew Research Center

Murat Bardakçı ve Entelektüel

Murat Bardakçı, 28 Ağustos 2015 tarihinde Habertürk Gazetesi’nde yayımlanan “Entellektüel!” başlıklı köşe yazısında “entelektüel” kelimesinin çift “l” ile “entellektüel” şeklinde yazıldığını iddia etmiş.

Murat Bardakçı, yazısında konuya şu şekilde değinmiş: “Entellektüel” sözü, bu yazıda başlık dahil on iki defa geçiyor… Ama, kelimeyi her yazışımda tashih etmek zorunda kaldım! Memleketin bilgisayarları “entellektüel”i tek “l” ile, yani yanlış yazmaya programlandıkları için hataya düşmemek maksadıyla tam on iki defa sözün başına dönüp olması gereken ikinci “l”yi ilâveye mecbur oldum. “Entellektüel” kavramının fikrî hayatımızdaki yerini bir tarafa bırakın; bu kavramı ithal edip Türkçeleştirdiğimiz teknolojiye bile bozarak uyarladığımız devirde nerede o entellektüel?”

Murat Bey’e kötü bir haberimiz var. TDK’ya göre ve genel kanıya göre “entelektüel” tek “l” ile yazılır. Yani boş yere,  metinlerindeki kelimeleri inatlaşarak düzeltmeye çalışmasına gerek yok.

Kendisiyle aynı gazetede yazan Serdar Turgut, aynı gün yayımladığı köşe yazısının başlığını “Entelektüel Harakiri” koymuş.

Serdar Bey’e bir tebrik, Murat Bey’e bir cıkcık!

 

Kaynaklar:

– Murat Bardakçı’nın bahse konu köşe yazısı: http://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/1121130-entellektuel

– Serdar Turgut’un ilgili köşe yazısı: http://www.haberturk.com/yazarlar/serdar-turgut-2025/1121133-entelektuel-harakiri

– TDK’ya göre “entelektüel”in anlamı: http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.55e0c7a6e3ead5.37990948

entelektüel

Murat Bardakci ve entelektüel