Etiket arşivi: Kerem Alkin

Kerem Alkin ve G20 Şanhay Toplantıları

Kerem Alkin, YeniŞafak Gazetesi’nde yayınlanan 2 Mart 2016 günü “Gözlerimin yaşına, G20’nin haline bak” başlıklı yazısında 26-27 Şubat 2016 tarihlerinde Çin’in Şanhay kentinde gerçekleşen G20 Finans Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısına değinmiş; ancak, önemli yanlışlar yapmış:

Geçtiğimiz hafta, Çin'in ev sahipliğindeki G20 hazine ve maliye bakanları zirvesinde, İngiltere'nin AB'den ayrılmasının ne kadar büyük bir sorun olacağı meselesinin konuşulup, küresel ekonomik sistemin geleceği için hiç bir konunun tartışılmamış olması, durumun acziyeti konusunda gereken ipucunu veriyor.

1. Çin’in ev sahipliğinde gerçekleşen toplantının adı, “G20 Hazine ve Maliye Bakanları Zirvesi” değil, “G20 Finans/Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı”dır.

2. Söz konusu toplantı Bakanlar ve Merkez Bankası Başkanları düzeyindeydi. Zirve olarak nitelendirilmemektedir çünkü “zirve” toplantıları sadece Liderler düzeyinde gerçekleşmektedir.

3. Sadece Brexit, yani Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılmasına odaklanıldığı, başka bir risk unsurunun tartışılmadığı iddiası ise tamamen yanlış. Belli ki Kerem Bey, toplantının sonuç bildirgesini okumamış ve gelişmeleri/tartışmaları takip etmemiş.

G20 Bakanlar Toplantisi Cin

Bakanlar ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı bildirgesinin ilk paragrafı şu şekilde:

"We met in Shanghai to review and address key global economic challenges and move forward on the policy agenda for the Hangzhou Summit. The global recovery continues, but it remains uneven and falls short of our ambition for strong, sustainable and balanced growth. Downside risks and vulnerabilities have risen, against the backdrop of volatile capital flows, a large drop of commodity prices, escalated geopolitical tensions, the shock of a potential UK exit from the European Union and a large and increasing number of refugees in some regions. Additionally, there are growing concerns about the risk of further downward revision in global economic prospects. While recognizing these challenges, we nevertheless judge that the magnitude of recent market volatility has not reflected the underlying fundamentals of the global economy. We expect activity to continue to expand at a moderate pace in most advanced economies, and growth in key emerging market economies remains strong. However, we agree that we need to do more to achieve our common objectives for global growth. We will continue to monitor global economic and financial developments closely."

Yani söz konusu G20 toplantısında birçok riski ele aldıklarını kamuoyuyla paylaşıyor Bakanlar ve Başkanlar.

G20 Dönem Başkanı Çin’in toplantıya ilişkin yayınladığı metinde de bu husus vurgulanmaktadır:

"At the meeting, Ministers and Governors agreed that the global recovery continues, but it remains uneven. Downside risks and vulnerabilities have risen. While recognizing these challenges, Ministers and Governors judged that the magnitude of recent market volatility has not reflected the underlying fundamentals of the global economy. They stressed the importance of using all policy tools – monetary, fiscal and structural – individually and collectively to respond to risks, boost confidence and strengthen economic growth. Ministers and Governors agreed to use fiscal policy flexibly while ensuring debt as a share of GDP is on a sustainable path and agreed that monetary policies will continue to support economic activity and ensure price stability. Ministers and Governors reaffirmed that they will refrain from competitive devaluations, resist all forms of protectionism, consult closely on exchange markets, and continue to explore policy options that the G20 countries may undertake as necessary to support growth and stability. They agreed to further enhance the structural reform agenda, including by developing a set of priorities and guiding principles, as well as by creating an indicator system to further improve assessing and monitoring of the progress of structural reforms. Ministers and Governors agreed to explore potential policy measures to address the recent weakness of trade and investment."

Kerem Bey yazısına “Gözlerimin yaşına, G20’nin haline bak” şeklinde başlık atmış, biz de “gözlerimin yaşına, memleketimin köşe yazarlarının haline bak” diyelim.

Kerem Alkin ve 64. Hükümetin 2016 Eylem Planı

Yeni Şafak Gazetesi köşe yazarlarından Kerem Alkin, 19 Aralık 2015 günü yayınlanan “İtme bitti artık çekme zamanı” başlıklı yazısında Fed’in faiz artışının etkileri ile 64. Hükümetin 2016 Eylem Planına değinmiş:

"64. Hükümet'in 10 Aralık'taki Eylem Planı'nda 'ihracat' başlığının olmaması beni düşündürdü."

Aslında var. 64. Hükümetin 2016 Eylem Planının 3 ay, 6 ay ve 1 yıl içinde gerçekleştirilecek reformlar ana başlıkları altında yer alan “Ekonomi, Finans ve Ticaret” başlığındaki “ticaret” bölümü ihracat vurgusunu sağlıyor ve Kerem Bey’in endişesini gideriyor.

Kerem Alkin ve Fed’in Para Politikası Normalleşmesi Süreci

Kerem Alkin, 16 Eylül 2015 günü Yeni Şafak Gazetesi’nde yayımlanan “Fed sıkıntısız bir adım atabilir” başlıklı yazısında, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) olası faiz artırımına ilişkin sürece odaklanmış.
"22 Mayıs 2013'den bu yana neredeyse 40. aya gidiyoruz. 40 aydır, neredeyse gün aşırı, zaman zaman her gün uluslararası ekonomi çevreleri ve doğal olarak yurtiçi piyasalar ABD Merkez Bankası'nın (FED) ne yapacağını konuşuyor."

"Bu nedenle, 40 aydır, para politikasında 'normalleşme' dönemine geçmekten söz ediyor."

Kerem Bey’in saymayla bir sıkıntısının olacağını düşünmüyoruz ama bir hesap hatası yapmış. Taper tantrum adı verilen “sıkılaşma krizi”nin gözlemlendiği tarih olan 22 Mayıs 2013 ile 16 Eylül 2015 günü arasında 847 gün bulunmakta. Yani, 2013 yılı Mayıs ayından bu yana 28. aydayız. 40. ayda değil.

Bu basit hesap hatasının yanı sıra Kerem Bey şöyle bir ifade kullanmış:

"1986 yılı aralık ayından bu yana, yani 29 yıldır, FED 0,125 puanlık, eğer piyasa diliyle yazarsak, 12,5 baz puanlık bir faiz artışı yapmamış." 

Kerem Bey’in iddiasının aksine, Fed’in federal fonlama oranını 1989 yılına değin bahsettiği aralıkta artırdığını görüyoruz.

Kaynaklar:

dolar tl kuru

Kerem Alkin ve Döviz Kurları

Yenişafak Gazetesi’nde 19.08.2015 tarihinde yayımlanan “Piyasası RM40K, Kurun Yükselmesi Değil Belirsizliği lugar Yoruyor” başlıklı köşe yazısında Kerem Alkin, paritedeki değer kaybını yanlış hesaplamış.

Ailesindeki iktisatçıların iyimser kısmını temsil ettiğini belirttiği yazısında Kerem Bey “Nitekim, Türk Lirası 2013 yılı başından, dün, yani 18 Ağustos 215 tarihine kadar yüzde 38,51 değer kaybetti.” demiş. Ancak, bu değer kaybı tutarı elbette yanlış.

2013 yılının ilk wholesale jerseys iş günü olan 2 Ocak 2013 günü saat 15:30’da TCMB tarafından açıklanan ABD doları / Türk lirası döviz kuru “1.7793”tür. Yazının yazıldığı gün için açıklanan resmi kur ise 2,8782 seviyesindedir. Aradaki fark 1,0989’dur. Buradan hareketle hesaplanan değer kaybı oranı cheap NFL jerseys ise % 61 seviyesindedir.  Kerem Bey’in yaptığı wholesale Arizona Cardinals jerseys hata büyük ihtimalle aradaki kur farkını bugünkü kura bölmek Neyi (1,0989/2,8792=0,381801). Ancak, değer kaybında önemli olan referans tarihindeki kurdur.

Bu hesaplamadan hareketle yazısında yaptığı diğer tüm yorumlar da “sakat” bir hal alıyor haliyle.

Örneğin: “2 Ocak 2013’den, 18 Ağustos 2015’e kadar ki dönemde, Güney Afrika Randı yüzde 34,75; Türk Lirası yüzde 38,51; Brezilya Reali yüzde 41,15 ve Rus Rublesi yüzde 53,61 Готовим değer kaybetmiş. Biz, Real ile Ruble kadar paramız değer kaybetmemiş diye avunur isek, kendimizi kandırmış oluruz.”

Halbuki, verilen örnekler arasında en yüksek değer kaybına uğrayan para birimi Türk lirası.

İktisatçılık zor zanaat tabiki.

Not: Miami Dolphins Jerseys İşbu yazıda, 在线论坛黑名单 Kerem Bey’in hangi saatte geçerli piyasa kurunu referans aldığı bilinmediği için TCMB kurları kullanılmıştır.

 

Kaynaklar:

Kerem Alkin’in ilgili yazısı: http://www.yenisafak.com/yazarlar/keremalkin/piyasayi-kurun-yukselmesi-degil-belirsizligi-yoruyor-2018759

Döviz kurları için bkz: www.tcmb.gov.tr

Dolar-TL-değer kaybı