Etiket arşivi: Kemal Öztürk

Kemal Öztürk Iğdır’da Yaşayan Caferi Vatandaşların Uyruğunu Karıştırmış

Kemal Öztürk, Yenişafak Gazetesinde yayınlanan 4 Ocak 2017 tarihli “Teröre karşı şok dalgası nasıl oluşur” başlıklı yazısında

"Iğdır'da yaşayan Caferiler İran büyükelçiliğine, Fethiye'de yaşayan Almanlar Alman büyükelçiliğine, Kaş'ta yaşayan İngilizler İngiliz büyükelçiliğine, İstanbul ve Ankara'da bulunan Amerikalılar ABD büyükelçiliğine toplu olarak gitseler. Orada Türkiye ile savaşan terör örgütlerine karşı hükümetlerini mücadele etmeye çağırsalar. Bu ülkenin batı medeniyetinin bir parçası olduğu kadar, doğu medeniyetlerinin en önemli temsilcisi olduğunu, buna saygı göstermelerini isteseler. Nasıl olur?"

Kemal Bey Iğdır’daki Caferi vatandaşlarımızı, İran vatandaşıymış gibi göstermiş, İran büyükelçiliğine gitmeleri çağrısında bulunarak. Yabancı uyruklu değil halbuki Iğdır’daki Caferiler.

Daha sonra Kemal Öztürk, twitter hesabından kastının yanlış anlaşıldığına dair bir açıklama yapmış.

Kemal Öztürk ve G20 Liderler Zirvesinin Düzenlendiği Şehir

Kemal Öztürk, Yeni Şafak Gazetesi’nde 6 Eylül 2016 günü yayınlanan “Külah diplomasisi ve son söz” başlıklı yazısında geçtiğimiz günlerde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nin yerini şaşırmış:

"Pekin'deki sezon sonu gösterisi Pekin'deki G 20 zirvesi tiyatronun sezon sonu gösterisi gibiydi. Obama, Erdoğan ve Putin yakınlaşmasına, eski bir sevgilinin kıskançlığı ile bakıyordu fotoğrafta. Japon Başbakanı Abe'miz Erdoğan'ı oturduğu yerde neye ikna etmeye çalışıyordu da, bizimki nazlanıyordu öğrenemedim. Ancak Erdoğan da iyi düşman çatlattı!"

Kemal Öztürk, zahmet edip Zirvenin gerçekleştiği yeri teyit bile etmeye üşenmiş ve ezberden konuşarak hataya düşmüş. Zirve Pekin’de değil Hangzhou’daydı.

 

G20 Hangzhou Liderler Zirvesi ve Köşe Yazarları

G20 TürkiyeG20 Hangzhou Liderler Zirvesi, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Hangzhou kentinde 4-5 Eylül 2016 tarihlerinde gerçekleştirildi. Geçtiğimiz yıl ülkemizde düzenlenen G20 Antalya Liderler Zirvesi sürecinde deneyimlediğimiz ve Malumatfuruş’ta aktardığımız üzere köşe yazarlarımızın yine G20’ye ve Hangzhou Zirvesine dair hata yapmaktan kendilerini alamadıklarını üzülerek müşahede ettik.

Bu yılki Zirvenin hatalılarını aktaralım:

***

Beril Dedeoğlu, Star Gazetesi’nde 2 Eylül 2016 günü yayınlanan “G20 Ulusal Egoizmler Küreselleşmeye Karşı” başlıklı yazısında G20 ülkelerinin kompozisyonuna dair sıkça düşülen bir hatayı tekrarlamış:

"Başlıklar, dünyanın en gelişmiş ülkelerinin küresel ekonominin olası krizlerini bertaraf edecek önlemleri tartışacaklarını ima ediyor."

Daha önce yine Malumatfuruş’ta aktardığımız üzere, G20, küresel düzeyde sistemik öneme sahip gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ortak forumudur. En gelişmiş ülkelerden biri değiliz ve G20 de gelişmiş ülkelerin forumu değildir. Örneğin, Hollanda ve İsviçre gibi gelişmiş ülkeler G20’de değildir, çünkü G20 en büyük sistemik öneme sahip gelişmiş ve gelişmekte olan 20 ülkeyi bir araya getirmektedir.

***

Abdurrahman Dilipak’ın Yeni Akit Gazetesi’nde 3 Eylül 2016 tarihli “G20 Hangzhou” başlıklı yazısından:

"Ama ilk olarak Erdoğan 4-5 Eylül’de G20 zirvesinde, dünyanın en zengin “liderleri” ile bir araya gelecek.. Zor bir zirve olacağa benziyor. Doların, Euro’nun geleceği de konuşulacak burada. LIBOR, Dünya Bankası, IMF, Ortadoğu dedikleri bölge, bir çok şey konuşulacak."

1. en zengin liderlerinin bir araya geldiği bir toplantı değil.

2. toplantı gündemine bakmadan sallamış. Libor bir toplantı gündemi konusu değil. Herhalde etraftan İngiltere’de yaşanan Libor skandalını duymuş ve sıralamış. Ancak, libor skandalının üzerinden yıllar geçti ve Hanzghou Zirvesi gündeminde bu konu yok.

"Diğer davet edilen konuklara gelince, 2 ülke bu zirvede konuk.İspanya başbakanı Mariano Rajoy ve Singapur başbakanı Lee Hsien Loong."

G20 ülkelerine ilaveten Zirveye Çin tarafından Çad, Mısır, Kazakistan, Laos, Senegal, Singapur, İspanya ve Tayland da davet edildi.

"G20’deki 6 ülke Avrupalı bu arada.."

Sayalım: İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, AB. Etti 5. Bizi de Avrupalı sayıyor galiba. O zaman eder 6 ülke.

"Bu zirveden sonra Şanghay İşbirliği Konferansı içinde de yeni bir takım hareketler sözkonusu olabilir.."

Şangay İşbirliği Örgütü. Konferansı değil.

"Çin ve Rusya’nın yanında Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan tarafından 1996’da kurulan örgüte daha sonra Özbekistan da 6. ülke olarak katıldı. Son katılımlarla üye ülke sayısı 8’e çıktı."

Üye sayısı hâlâ 6. 8’e falan çıktığı yok. Pakistan ve Hindistan, üyelik için mutabakat zaptını 2016 Haziran ayında imzaladı. Ancak, üyeliklerinin 2017 yılı içerisinde nihayetlenmesi bekleniyor.

***

İslam Memiş’in, Güneş Gazetesi’nde 5 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan “G20 Zirvesinin Piyasalara Yansıması” başlıklı yazısından:

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi'ne katılmak için gittiği Çin'in Hangcou Kenti’nde liderlerle özel bir toplantı gerçekleştirdi."

Zirvenin düzenlendiği kentin doğru yazılışı Hangzhou. Hangcou değil. Büyük ihtimal okunuşunu duyup aslını araştırmadan köşesine aktarmış.

"Bunu hatırlatmamın sebebi geçen yıldan bu yıla askeri ücretlerden tutunda işsizlik maaşına, çalışandan tutunda iş verene kadar bir çok yeni reformlar hayata geçirildi, yani konuşulanlar lafta kalmayıp icraata döküldü."

Askeri ücret!!! Asgari ücret olmasın o?

"Bunca terör eylemlerine ve darbe girişimine rağmen o masada toplanan ülkeler arasında ekonomisi en çok büyüyen yine Türkiye."

Boş bir sallama daha. Sadece 2 örnek verecek olursak: Çin ve Hindistan’ın büyüme oranı Türkiye’nin büyüme oranlarından çok daha yüksek.

***

Ömer Ekinci’nin Star Gazetesi’nde 5 Eylül 2016 günü yayınlanan “Gezi parkından G-20 fotoğrafına 3 yılda Türkiye nasıl dönüştü?” başlıklı köşe yazısından:

"G-20’deki meşhur fotoğraf. Cumhurbaşkanımız, Rusya Devlet Başkanı Putin ile Çin'in Devlet Başkanı Şi Cinping’in ortasında. Fotoğrafın da neredeyse merkezinde. İki yorum akımı gelişti bu fotoğraf üzerine. Birincisi İşte bizim gücümüz! Rusya, Çin, biz bir de Amerika… En büyüklerden biriyiz, artık bir dünya deviyiz! akımı. İkincisi de hepimizin malumu olan ne olursa olsun beğenmeyiz, bir kusur buluruz akımı. Yalan yok, hoşumuza gitti o fotoğraf. İşin özeti şu ki, ne birinci akımın zannettiği kadar güçlüyüz, ne de ikinci akımın kusur bulduğu, beğenmediği kadar güçsüzüz. Ama şu kesin ki, Türkiye’nin önünde, hepimizin önünde tarihe geçmek için altın bir fırsat var. Dünyada Türkiye’nin oynamaya azmettiği rolü oynayacak bir yeni güce ihtiyaç var. Zaten son 3 yıldır sürekli karşımıza çıkan ve her seferinde maske değiştiren bu düşman akınlarının sebebi de bu role Türkiye’nin talip olması."

G20 Liderler fotoğrafında bulunduğumuz yerinde sırrı aslında küresel ölçüde sahip olunan güç değil. Belirli teamüller var. Dönem Başkanı ülke tarafından belirlenir aile fotoğrafındaki konum. Teamüller de dikkate alınır. Örneğin, G20 Troykası olarak bilinen 3’lü yapıda yer alan ülkeler fotoğrafın merkezinde yer alır. Bu yıl (soldan sağa) Almanya, Çin ve Türkiye merkezde yer almıştı. Geçen yıl da Avustralya, Türkiye ve Çin aile fotoğraflarının merkezinde yer alıyordu.

Ayrıca, Çin Devlet Başkanının adının okunuşunu aktarmış Ömer Ekinci. Şi Cinping değil Xi Jinping.

***

Çağrı Erhan’ın Türkiye Gazetesi’nde 4 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan “G20, Terör ve Suriye” başlıklı yazısından:

"Dünyanın en gelişmiş ekonomilerinin temsil edildiği toplantıda Türkiye’nin tavrı son derece net." 

"Türkiye Fırat Kalkanı operasyonu ile G-20 Zirvesi öncesinde dünyanın en gelişmiş ekonomilerinin liderlerinin önüne Suriye için bir alternatif koydu. 60 küsur ülkeden oluşan koalisyonun yıllardır yapamadığını 2 haftada başaran Türkiye’nin sunduğu bu alternatifin dikkate alınması gerekir..."

Yine aynı yanlış… G20 en gelişmiş ekonomilerden oluşan bir yapı değildir.

"Türkiye aynı zamanda Suriye krizinin bölge ülkelerine sıçramaya başladığı günden itibaren güvenli bölgeler oluşturulmasını ısrarla savunan tek ülke olarak G-20’de bu hususu bir kez daha dile getirmektedir."

Suriye gibi jeopolitik konular G20 Hangzhou Liderler Zirvesi gündeminde yer almamaktaydı. Dolayısıyla, resmi programda bu konu ele alınmadı. G20’de dile getirildiğini iddia etmek de bu nedenle abesle iştigal.

***

Erdal Tanas Karagöl’ün Yenişafak Gazetesi’nde 1 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan “G20’nin, 15 Temmuz sonrası Türkiye için anlamı” başlıklı yazısından:

"Dünyadaki en büyük 20 ekonominin bir araya gelmesiyle oluşmuş G20 inisiyatifi, 1999'dan 2008 yılına kadar maliye bakanları ve merkez başkanları düzeyinde toplanırken, 2008 yılı küresel ekonomik kriziyle birlikte, devlet ve hükümet başkanları düzeyinde bir araya geliyor. Bu yıl ise 11. toplantısını 4-5 Eylül'de Çin'in ev sahipliğinde, Hangzhou şehrinde yapacak."

En büyük 20 ekonomi değil.

"G20, dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alan üye ülkelerin temsil edildiği kurumsal olmayan bir inisiyatif."

Yine aynı hata.

"Dünyadaki gelirin yüzde 90'ına, ticaretin yüzde 80'ine ve nüfusun üçte ikisine karşılık gelen bir oluşum. Dolayısıyla, hem ekonomik hem de demografik olarak kapsamı oldukça geniş."

Milli gelirin % 90’ına.

***

Yine Erdal Tanas Karagöl’ün Yenişafak Gazetesi’nde 5 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan “G20 Zirvesi’nde öne çıkanlar” başlıklı yazısından:

"Dünyanın en zengin ülkelerinin oluşturduğu G7/8 grubu, ülkelerin yaşadığı problemlerin çözümünde, küresel ekonomik büyüme ve gerçekleşen bu büyümenin kapsayıcılığı noktasında yetersiz kaldı."

Bu yazısında sıra en büyük ekonomiden en zengin ülkelere geçmiş. G7/8, en zengin ülkeleri içermemektedir. Zenginlik kişi başına düşen ya da toplam milli gelire göre değerlendirildiğinde de aslında G7/8’de olması gereken Norveç, Lüksemburg, Çin gibi ülkeler bu grupta yoktur. Çünkü G7/8, sistemik açıdan en gelişmiş ülkeleri içermektedir.

"2015 yılının ilk çeyreğinde G20 ülke ekonomilerinde en yüksek büyümeyi gelişmekte olan bir ülke olan Hindistan gerçekleştirirken, ikinci sırayı yüzde 6,9 büyüme oranı ile Çin aldı. Çin'i sırasıyla Endonezya ve Türkiye takip etti."

2016 olmasın?

***

Prof. Dr. Kemal İnat’ın Türkiye Gazetesi’nde 3 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan “G-20 Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Ne Diyecekler” başlıklı yazısından:

"Ancak G-20 üyesi olan diğer ülkelerin birçoğuyla yapılan bir ekonomik karşılaştırma, Türkiye’nin maruz kaldığı bütün bu saldırılara rağmen hedeflerinden uzaklaşmadığını göstermektedir. Uluslararası Para Fonu’nun Nisan 2016’da yayınladığı World Economic Outlook Database raporunda 2016 yılı için yapılan tahminlerde, satın alma gücü paritesi açısından Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla (GSYH) rakamlarına göre Türkiye dünyanın on beşinci büyük ekonomisi olarak görülmektedir. Bu yıl için 1.665 milyar dolar olarak tahmin edilen GSYH büyüklüğü ile Türkiye 2013 yılında gerçekleşmiş olan 1.448 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğünü oldukça genişletmiş olacaktır. Bu yaklaşık olarak yüzde 15’lik bir artışa tekabül etmektedir. Aynı dönemde Rusya’nın GSYH’sının 3.734 milyar dolardan 3.684 milyar dolara, Brezilya’nınkinin ise 3.230’dan 3.101 milyar dolara gerilemesi beklenmektedir. Buna göre 2013-2016 arasında G-20 ülkeleri arasında sadece Çin, Hindistan ve Endonezya’nın GSYH açısından Türkiye’den daha fazla büyümesi öngörülmektedir."

Veritabanından ya yanlış veri ediniyor ya da edindiği veriyi yanlış yorumluyor.

Türkiye, IMF’nin 2016 yılı Nisan ayında yayınladığı Küresel Ekonomik Görünüm Raporu Veritabanına göre satın alma gücü paritesine göre cari ABD doları üzerinden Gayri Safi Yurtiçi Hasıla sıralamasında 2016 yılı tahminlerinde dünyada 17. sırada yer almaktadır.

***

Dr. İsmail Kemal’in Kıbrıs Gazetesi’nde 4 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan “Gözler G20 Zirvesinde” başlıklı yazısından:

"Küresel ısınma ile mücadele bir diğer önemli konu. Dünyamız üzerinde yaşayan herkesi ve her şeyi yakından ilgilendiren bu konuda geçen yılın aralık ayında varılan Paris İklim Değişikliği Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi çok önemli. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için 55 ülke tarafından onaylanması gerekiyor."

Toplam karbon emisyonlarının % 55’ini temsil eden 55 ülke tarafından onaylandığında yürürlüğe girecek.

"Küresel ısınmayla mücadele konusunda Çin’in kararlılığını yansıtıyor. G20 zirvesi öncesinde dün Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve ABD Başkanı Barack Obama’nın küresel ısınma ile mücadele konusunda ortak bir açıklama yapmaları bekleniyordu."

Xi Jinping’in ünvanı “Devlet Başkanı”dır, Cumhurbaşkanı değil.

"G20 zirvesi dünyanın en gelişmiş 20 ekonomisinin liderlerine ikili görüşme yapma olanağı da sunuyor."

Aynı hata. en gelişmiş 20 ekonomi demek değildir G20.

"ABD ve Çin liderlerinin dün yaptığı görüşmeye değindik. Başkan Obama, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile de görüşecek."

Rusya Cumhurbaşkanı değil. Rusya Devlet Başkanı.

***

Kemal Öztürk, Yeni Şafak Gazetesi’nde 6 Eylül 2016 günü yayınlanan “Külah diplomasisi ve son söz” başlıklı yazısında geçtiğimiz günlerde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nin yerini şaşırmış:

"Pekin'deki sezon sonu gösterisi Pekin'deki G 20 zirvesi tiyatronun sezon sonu gösterisi gibiydi. Obama, Erdoğan ve Putin yakınlaşmasına, eski bir sevgilinin kıskançlığı ile bakıyordu fotoğrafta. Japon Başbakanı Abe'miz Erdoğan'ı oturduğu yerde neye ikna etmeye çalışıyordu da, bizimki nazlanıyordu öğrenemedim. Ancak Erdoğan da iyi düşman çatlattı!"

Kemal Öztürk, zahmet edip Zirvenin gerçekleştiği yeri teyit bile etmeye üşenmiş ve ezberden konuşarak hataya düşmüş. Zirve Pekin’de değil Hangzhou’daydı.

Kemal Öztürk ve Slavoj Zizek

Yenişafak Gazetesi’nde 30 Eylül 2015 tarihinde yayımlanan “Çadırdan Zizek çıkar mı?” başlıklı köşe yazısında eski AA Genel Müdürü Kemal Öztürk, katıldığı bir konferansın ardından Slavoj Zizek’in uyruğu hakkında yorum yapmış:

Hafta sonu Kartal Belediyesi, Slovak filozof Slavoj Zizek'i konferans için davet etti. Bir, iki arkadaşla dinlemeye gidelim dedik.

Malesef, Zizek Sloven, Slovak değil.

Kemal Ozturk Zizek

Kaynak: