Etiket arşivi: İkram Bağcı

Türkçe Ezan ve Köşe Yazarlarımız

Türkçe ezan hakkında kısa bir bilgilendirme:

Türkçe ezan 1932 senesinde Diyanet İşleri Başkanlığı genelgesi ile yürürlüğe kondu. 1941 yılında yapılan değişiklikle Türk Ceza Kanunu’nun 526. maddesi, “Arapça ezan ve kamet okuyanlar üç aya kadar hafif hapis veya on liradan iki yüz liraya kadar hafif para cezası ile cezalandırılırlar” hükmünü içermeye başlar. 1950 seçimlerinin ardından Menderes hükümeti iktidara geldikten bir ay sonra sonra, 16 Haziran 1950’de Demokrat Parti iktidarı sırasında Ceza Kanunu’ndaki bu fıkra kaldırıldı ve Arapça ezan serbest hale geldi. Söz konusu cezayı kaldıran yasa tasarısı, Demokrat Partililer ve Cumhuriyet Halk Partililerin müşterek oyuyla kanunlaşmıştır. Yani bir bakıma CHP, tek parti döneminde koyduğu yasağı Demokrat Parti ile birlikte kaldırmıştır.

Oldukça tartışmalı bu konu üzerinde köşe yazarlarımız hata yapmaktan geri kalmamış:

Erdem Akyüz, “Turkishnews” adlı sitede yayınlanan “Türkçe Ezan” başlıklı 16 Kasım 2015 tarihli yazısında ezanı Türkçe ya da Arapça okunması yönünde bir yasanın hiçbir zaman olmadığını iddia etmiş.

"Ezan’ın; Türkçe veya Arapça okunacağı yolunda bir yasa hiçbir zaman olmadığına ve olamayacağına göre, günümüzde de ezan’ın Türkçe okunması için hiçbir engel yoktur."

Arapça ezanı yasaklayan kanun, zannedildiği gibi Atatürk zamanında değil, Refik Saydam’ın başbakanlığı ve İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı zamanında çıkarılmıştı.  Arapça ezan ve kamet okuyanlar hakkında ceza hükmü, 1941 yılında çıkarılan 4055 sayılı kanunla Türk Ceza Kanunun 526. maddesine eklenmişti. Ancak, TBMM’nin 16.06.1950 tarihli oturumunda kabul olunan 5665 sayılı kanunla değiştirilmiş ve bu hüküm bu maddeden çıkarılmıştı.

turkce ezan kanun yazisi

 

Can Ataklı, 12 Haziran 2011 tarihinde Vatan Gazetesi’nde yayınlanan köşe yazısında Türkçe ezanın ara ara denendiğini belirterek CHP’nin kararıyla kaldırıldığını iddia ederek hata etmişti. Türkçe ezan Adalet Partisi iktidarında kaldırılmıştı.

Yıllardır yapılan bir tartışmadır. “Ezan Türkçe okunabilir mi?” 1940’lı yıllarda bir ara denenen Türkçe ezan 1950 seçimlerinden önce CHP’nin kararıyla kaldırılmıştı. Menderes hemen arkasından iktidara gelince de uygulamayı başlatmış ve ezan tekrar Arapça’ya dönmüştü.

Radikal Gazetesi yazarlarından Ayşe Hür ise 8 Şubat 2015 tarihli “Türkçe ezan, Bursa Olayı ve Bursa Nutku” başlıklı yazısında 1950 yılında kabul edilen kanun maddesini atlayarak, Türkçe ezanın basit bir telgrafla sonlandırıldığını iddia etmiş:

Bu konuşmadan 18 yıl, Atatürk’ün ölümünden 12 yıl sonra, 14 Mayıs 1950’de Demokrat Parti ezici bir çoğunlukla iktidara geldi. 17 Haziran 1950 günü bir ikindi vakti, Ankara’dan illere çekilen bir telgraf emriyle, “ezan ve kametin istenirse Arapça da okunabilecegˆi” bildirildi. Bu tarihten sonra bir daha Türkçe ezan duyulmadı. Ama yazının başında sözünü ettiğim gibi, Türkçe ezan’ tartışması bitmedi.

Mehmet Akarca ise, Takvim Gazetesi’nde “25 lira 80 kuruş” başlığıyla yayınlanan 12 Kasım 2014 tarihli yazısında Türkçe ezanın İnönü döneminde okunduğunu iddia etmiş.

Tarih: Sonraki günler… Radyo Cumhurbaşkanı seçiminden sonra, matem yayını yerine davul zurnalı coşkulu programlar yayınladı! Paranın, damga ve posta pullarının üzerinden Atatürk portreleri kaldırıldı! Ezanın Türkçe uyduruk sözlerle okunması, gelişigüzel Varlık Vergisi adıyla haraç toplanması, dini faaliyete sınırlamalar getirilmesi hep o döneme rastlar!

Halbuki, ezan Türkçe okunmaya 1938-1950 yılları arasında tekabül eden “İsmet İnönü dönemi”nde değil, 1932 yılında başlanmıştır.

Bülent Erandaç da Takvim Gazetesi’ndeki 8 Mart 2012 tarihli “Söz Milletin” başlıklı yazısında Türkçe ezanın Atatürk’ün vefatının ardından İsmet İnönü döneminde okunduğunu ifade etmiş:

Atatürk'ün vefatından sonra, İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanlığında, CHP'nin tek Parti yönetimiyle, devletçi ekonomi, ezanın Türkçe okunması, valilerin CHP'li oluşu, sert devlet imajıyla, İttihat ve Terakki zihniyeti kökleşiyordu.

İkram Bağcı ise Star Gazetesi’nde 19 Şubat 2015 tarihinde yayınlanan “Bir neslin ahlakını işte böyle yediler” başlıklı yazısında ilk Türkçe ezanın tarihi konusunda anakronizme uğramış:

‘Din zehirdir. Türkiye’den dini tamamen atabilmek için bize 30 sene lazım’ tespiti 1946’da ise bu ülkenin Başbakanlığını yapmış ve önceden de farklı bakanlıkların başında bulunan bir isim tarafından yapılır; Şükrü Saraçoğlu. Hemen arkasından bir gazete manşet atar: ‘İlk Türkçe ezan dün Fatih’te okundu. Meydanı dolduran halk tarafından alaka ile dinlendi’. Alakanın olumlu olup olmadığını bilmiyoruz!

İlk Türkçe ezan ile ilgili gazete manşetleri, Şükrü Saraçoğlu’nun başbakanlık döneminin çok öncesinde 1932 yılında atıldı.

turkce ezan kaldirildi

İkram Bağcı ve Guy Fawkes Maskesi

İkram Bağcı, 10 Eylül 2015 günü Star Gazetesi’nde yayımlanan “Tekrardan Gezi’yorlar” başlıklı köşe yazısında Guy Fawkes maskesi takan “Gezici”lere değinmiş.

1605’te İngiltere Parlamentosu’nu yakmaya çalışan Guy Fawkes idam edilmiş daha sonrasında İngiltere’de yaşanan protestolarda eylemciler Fawkes maskelerini kullanmıştı. Aynı durum Gezi olaylarında yaşanmış, Fawkes maskeleriyle eylemciler objektiflere poz verme yarışına girmişti. Gezicilerin parlamentoyu yakma girişiminde bulunan bir insanın maskesini takarak giriştiği eylemler demokrasiye sahip çıkan sözde şirin gençlerin demokrasiden ne anladıklarını gösteriyordu.

İkram Bağcı, Guy Fawkes maskelerinin neden takıldığını ve tarihi süreci iyi bilmediği için biraz işkembe-i kübrasına sığınmış.

5 Kasım 1605 günü gerçekleştirdiği başarısız “parlamento binası yakma” eyleminin ardından yakalanan Guy Fawkes idam edilir. Ancak, Guy Fawkes maskeleri, bu eylemin akabinde yaşanan eylemlerde/protestolarda kullanılmaz. Zaten, 5 Kasım 1605 tarihinin akabinde protesto eylemi vs. olmamıştır. Bu maskeler, Guy Fawkes’ın başarısız girişimini hatırlatmak için kullanılır. Yani, sisteme ve otoriteye başkaldıranların değil, sistem ve otorite taraftarlarının , başarısız eylemi kutlaması için bir simgedir. Bonfire Night ya da Guy Fawkes Day olarak anılan 5 Kasım günü Guy Fawkes maskesi giyen kuklalar yakılır, insanlar Guy Fawkes, ya da herkesin günümüzde bildiği adıyla “V for Vendetta” maskesini takar. Günümüzde ise anlamını biraz yitirip, eğlence maksatlı kullanılır.

Gezicilerin Guy Fawkes maskelerini takması aslında bir bakıma, İkram Bağcı gibilerini kızdırsa da, demokrasi adına esas anlamı itibarıyla olumlu; yaptığı çağrışımlar itibarıyla ise menfi bir olay.

Kaynak:

Ikram Bagci_10 Eylul 2015