Etiket arşivi: Hakkı Yalçın

Hakkı Yalçın Tevellüdü Yetmediği Halde Televizyonun İcadına Tanıklık Ettiğini İddia Etmiş

Hakkı Yalçın, Takvim Gazetesinde 11 Ocak 2017 günü yayınlanan “Sevgilim Güneş” başlıklı yazısında televizyonun icadı esnasında hayatta olduğunu ima etmiş:

"Televizyon icat edildiğinde, tanıdığım yaşlı insanlar "şeytan icadı" dese de bana sihir gibi gelmişti.."

Hakkı Yalçın 1958 doğumluymuş.

Televizyon ise 1923 yılında John Logie Baird tarafından icat edildi.

Hakkı Yalçın’ın televizyonun icat edildiğinde değerlendirme yapması mümkün değil yani.

Aslında, Hakkın Yalçın’ın tevellüdü renkli televizyonların bulunduğu zamana dahi yetişmiyor ki bu tür bir değerlendirmeyi yapabilsin.

Hakkı Yalçın ve ABD ve Rusya’nın Nobel Edebiyat Ödülleri

Hakkı Yalçın, Takvim Gazetesi’nde 18 Ağustos 2016 tarihinde yayınlanan “Rusya ve ABD” başlıklı köşesinde iki ülke arasında kıyaslama yaparken Nobel edebiyat ödülleri hakkında biraz saçmalamış:

"Amerika kanlı filmlerin senaryolarını yazan ustalar ülkesi. Rusya Nobel ödüllü gerçek yazarlar ülkesi..."

Yanlış bir kıyaslama. Rus edebiyatına denilebilecek bir şey yok ama edebiyat alanındaki 112 nobel ödülünün sadece 4’ünü Rusya / SSCB vatandaşları alabilmiştir. Klasik Rus edebiyatının ünlü yazarlarından hiçbiri, edebiyat alanında Nobel ödülülünü, bu ödüllerin 20. yüzyılın başında verilmeye başlaması nedeniyle alamamıştır. Öte yandan, ABD’den 10 yazar bu ödülü almıştır.

Kaynak: Nobel Edebiyat Ödülleri Sayfası ve Vikipedi

Hakkı Yalçın ve Golün Adı Huawei

Hakkı Yalçın’ın Fotomaç’ta 7 Temmuz 2012 tarihinde “Anlaştığımız isimler var” başlıklı yazısındaki hatası da skandal hatalar listesinde ilk sıralara oturuyor:

"İkinci yarıda da değişen bir şey yok.
Pozisyonlara sağır kalanlarla ağır kalanlar koalisyonu.
Hamleler rakibin gözünü korkutmaya yönelik sahte bindirmelerden öteye gitmedi.
Birbirinin üzerine devrilen adamlar arasında ayakta kalan birilerini aradım, kimseyi bulamadım.
Buna karşılık Karabükspor akılcı bir mücadelenin içinde, tam teşekküllü bir  şantiyesiydi.
Helalinden bir galibiyet aldılar.
Hele Huawei bir harikaydı.."

Malumunuz, Lig TV’de yayınlanan futbol maçlarında gollerin ardından “Golün adı Huawei” reklam mesajı çıkmaktaydı.

Sözüm ona (kendince) futbol yorumculuğu yapan Hakkı Yalçın, Karabük Spor’un kadrosundan bihaber şekilde “Golün adı Huawei” reklâmını görüp Huawei’yi Karabüklü futbolcu sanıp bir de performansı hakkında yorum yapmış.

Kâmil!!!

 

Saldırılara İlişkin ABD Büyükelçiliğinin Güvenlik Uyarısı ve Köşe Yazarlarımız

Bombalı terör saldırıları öncesinde ABD ve diğer gelişmiş ülke büyükelçiliklerince kendi vatandaşları için yayınlanan uyarı mesajları köşe yazarlarımız için yeni bir komplo alanı oluşturdu.

Bazıları, yapılan bu tip duyurularda ilgili ülkeler kendi istihbaratlarıyla hareket ediyor sanıyorlar. Ancak, durum böyle değil. Büyükelçilikler, ülkemiz istihbarat ve güvenlik kaynaklarından aldıkları bilgiler üzerinden hareket ediyor.

Bu durum, giderek sayısı artan söylemler karşısında ABD Büyükelçiliğinde yapılan bir açıklama ile de teyit edilmişti:

ABD Büyükelçiliği'nin Ankara'daki ABD vatandaşlarına yönelik mesajı hakkında Türk basınında yer alan spekülasyonlara ilişkin yaptığı açıklama metni:

"ABD Büyükelçiliği geçtiğimiz hafta sosyal medyada dolaşan ve Türk hükümeti kaynaklı olduğu belirtilen bir uyarı mesajı yoluyla bir tehdit bilgisinden haberdar olmuştur. Söz konusu uyarıyı Türk makamlarıyla teyit eden büyükelçilik, Türk hükümetinden herhangi bir tehdit bilgisi edindiğimizde rutin olarak yaptığımız şekilde, aralarında hem devlet görevlileri hem de sivillerin bulunduğu Ankara'daki tüm ABD vatandaşlarına ve ABD Büyükelçiliği'nin tüm çalışanlarına yönelik bir bilgi notu yayınlamıştır."

Bakalım hangi köşe yazarları kendini bu komplo teorisinin serin sularına bırakmış:

Hakkı Yalçın’ın Takvim Gazetesi’nde 30 Haziran 2016 günü yayınlanan “Kesinlikle bir amerikan filmi” başlıklı yazısından:

"Almanya, Beyoğlu'ndaki terör saldırısından önce kendi vatandaşlarını uyarmıştı. Amerika, havaalanı saldırısından önce kendi vatandaşlarına uyarı gönderdi. Onların bildikleri bizlerin bilmedikleri mi? Yoksa onların teröristlerle işbirliği, bizlerin katledilme sebepleri mi? Kendi vatandaşlarını uyarma saatleriyle, bizim insanlarımızın katledilme anları birbirine uyuyorsa. Bunlar tesadüf müdür sanıyorsunuz? Kuklaların ipini çekenleri teşhis etmek zor değil."

Ahmet Yenilmez’in Güneş Gazetesi’nde yayınlanan 30 Haziran 2016 tarihli “Zalime fırsat verme Allah’ım” başlıklı yazısından:

"ABD kendi vatandaşlarını uyarıyor, ülkemin bir yerinde bombalar patlıyor, bizim vatandaşlarımız ölüyor! Bu kara karga bizim üzerimizden uçup, denizleri dağları okyanusları aşıp, dünyanın ta en ucuna varıp, bombaların patlayacağını haber ediyor; ancak azıcık aşağıya bakıp da “Ey ahali bomba patlayabilir” demeyi nedense ihmal ediyor! Lafım kara kargaya değil elbette, lafım kara karganın ayağına haber pusulasını bağlayanlara, lafım bomba patladıktan sonra “En sadık müttefikimiz” diyerek söze başlayanlara! İki çift lafım olacak “Müttefikimiz, stratejik ortağımız“ diyerek söze başlayanlara. Bakın bu sözünüz var ya, bilesiniz ki o patlayan bombalar kadar acıtıyor bu ülke insanının yüreğini!"

Melih Aşık’ın Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan 30 Haziran 2016 tarihli “Halk duymasın” başlıklı yazısından:

"Doktor okurumuz Okan Öztürk: - Oğlum ABD vatandaşı olduğu için bu sabah ABD Konsolosluğu’ndan “Havaalanlarından uzak durması” konusunda uyarı e-postası aldık. Kendi devletimizden ise bir uyarı almadık, diyor.. Amerikalıların Türkiye’deki istihbarat örgütü bizimkinden daha mı güçlü? Nasıl oluyor da onların bildiğini bizim istihbarat bilmiyor? O yüzden mi bizimkine Milli İstirahat Teşkilatı adı takıldı... Derken Başbakan olay sonrası Atatürk Havalimanı’na geliyor. Çevreye şöyle bir bakıyor. Ve teşhisi koyuyor: - Güvenlik zafiyeti yoktur... Bu durumda suçlu terör saldırısında ölenler oluyor."