Etiket arşivi: Bayram Zilan

Bayram Zilan ve Faiz-Enflasyon İlişkisi

Bayram Zilan, Milat Gazetesi’nde 29 Kasım 2016 günü yayınlanan “Darbe 8.0: Erdoğan’ı ekonomiyle itibarsızlaştırmak” başlıklı yazısında faiz artırımının enflasyonu artıracağını iddia etmiş ama durum aslında pek öyle değil:

"Yabancı yatırımcıların Türkiye piyasasından çıkması için "günaşırı manipülatif enformasyonlar" ekonomi çevreleri tarafından pompalanacak. Türkiyeli yatırımcılara "belirsizlik" vurgusu yapılarak, "yatırımda durağanlık" sağlanacak. Böylece "işsizlik oranı" daha da yükseltilecek, Merkez Bankası'na psikolojik baskı yapılarak bir kaç çeyrek üst üste "faiz yükseltme eğilimi" göstermesi sağlanacak. Enflasyon tırmandırılacak."

Ana akım iktisat teorilerinde, faiz artırımının her daim enflasyona yol açacağı sonucuna ulaşılmaz. Faiz artırımının ekonomi üzerindeki etkisi, enflasyonun talep – maliyet ağırlıklı yapısına göre değişir.

Konuya ilişkin teorik açıklama için Mahfi Eğilmez’in “Enflasyon ile Faiz İlişkisi” başlıklı metninden faydalanalım:

Talep enflasyonu söz konusuysa şekilde görüldüğü gibi faiz ile enflasyon arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Faiz düşerse enflasyon artar yani enflasyon artarsa düşürmek için faizi artırmak gerekir.

Maliyet enflasyonu söz konusuysa şekilde görüldüğü gibi faiz ile enflasyon arasında doğru yönlü bir ilişki vardır. Faiz artarsa enflasyon artar ya da bir başka ifadeyle enflasyon artarsa düşürmek için faizi düşürmek gerekebilir.

Hem talep hem de maliyet enflasyonu varsa;

Eğer ekonomide talep enflasyonu söz konusuysa işimiz nispeten kolay demektir. O zaman faizleri artırmak suretiyle tüketimi yani talebi düşürme yoluna gideriz ve bu yolla da enflasyonu frenleyebiliriz. 

Eğer ekonomide sadece maliyet enflasyonu söz konusuysa işimiz yine kolay demektir. Faizlerde indirime giderek maliyetler üzerinde oluşan baskıyı biraz hafifletir ve enflasyonda düşüş sağlayabiliriz. Kuşkusuz bu hamlenin sonuç verebilmesi için diğer üretim girdilerinin fiyatlarındaki artışta bir durulma sağlanmış olması gerekir. 

Asıl sorun şudur: Hem talep enflasyonu hem de maliyet enflasyonu bir arada yaşanıyorsa ne yapmak gerekir?  

Burada yapılması gereken şey enflasyonun ne kadarının talep ne kadarının maliyet kaynaklı olduğunu ayırt ederek işe başlamaktır. Eğer etkiler yarı yarıya ise o zaman faiz aracını kullanmak fazla işe yaramayacak demektir. Böyle bir durumda faizi artırarak talep enflasyonu düşürmenin getirisi muhtemelen maliyet enflasyonunu artırarak ortaya çıkacak kayıpla giderilmiş olacak ve faiz boşuna yükseltilmiş olacaktır. Ya da tersine maliyet enflasyonunu düşürmek için yapılan faiz indirimi talep enflasyonunu azdıracağı için etkiler birbirini nötralize edecek sonuçta faiz düşerken enflasyon aynı düzeyde kalmaya devam edecektir.  

Faiz politikasını enflasyona karşı kullanırken ekonomideki talep ve maliyet enflasyonlarını ve bunların dengedeki ağırlıklarını iyi belirlemek gerekir. Aksi takdirde beklenmedik sonuçlar karşımıza çıkabilir.

Ezcümle, faiz artırımı her daim enflasyonu yükseltmez. Akıbeti, enflasyonun yapısına bağlıdır.

Çince Krizin Anlamı ve Köşe Yazarlarımız

Öncelikle, “kriz, Çincede fırsat demektir” efsanesinin gerçeği yansıtmadığıyla başlayalım: “Çince kriz, fırsat ve tehlike demek değildir”

Kaynaklar, bu hususun ilk kez 1959 yılında John F. Kennedy tarafından dile getirildiğini işaret ediyor. Ancak, JFK de yanılmış durumda bu atfında.

Bu hususa Yalansavar da değinmişti.

Pennsylvania Üniversitesi’nde Çin Dili ve Edebiyatı Profesörü olan Victor H. Mair, konuya açıklık getirmiş:

“The explication of the Chinese word for crisis as made up of two components signifying danger and opportunity is due partly to wishful thinking, but mainly to a fundamental misunderstanding about how terms are formed in Mandarin and other Sinitic languages.”

Yani diyor ki (çeviri için Yalansavar’a teşekkürler);

“…Çince’de ‘kriz’ kelimesinin  ‘tehlike’  ve ‘fırsat’ anlamlarını önplanda tutan bileşenlerden oluştuğunu yorumlamak bir bakıma hayal ürünü olarak nitelendirilebilir fakat aslında bu anlamlandırma Mandarin ve diğer Sinitic dillerde (Çince ailesi) kelime yapılarının nasıl oluştuğu konusundaki temel bir yanlış anlamadan kaynaklanır…”

Ekohaber’den Meftun Tayan’dan da dinleyelim doğrusunu:

Krizin fırsat olduğuna dair inanç, kriz kelimesinin Çince'de fırsat anlamına geldiği iddiasıdır. Çince'den yapılan bu alıntı günümüzde artık bir klişe halini almış durumda. Kime kriz deseniz, kelimeyi fırsat ile tamamlamaktadır.
Krizi fırsat olarak değerlendirebilecek insanlar olabilir. Ancak söylenenlerin tersine, kriz Çince'de fırsat anlamına gelmemektedir. Bu bariz hatayı düzeltmek kendi ifadesine göre, "Polyanacılığa" son vermek için Pensilvanya Üniversitesi Çin Dili ve Edebiyatı Bölümünde Profesör olan of Victor H. Mair bir makale yazmış.
Mair, Çince'nin yapısını özetleyerek Weiji'nin anlamını okuyucuya anlatıyor. Weiji, wei ve ji kelimelerini içinde bulunduran bir sözcükmüş. Yalnız başına wei tehlike, ji fırsat anlamını taşımaktaymış. Ancak ji'nin weiji kattığı anlam farklıymış, ji bu şekliyle nokta, durum şeklinde anlam taşımaktaymış. 
Mair, Weiji'nin sanılanın aksine "tehlikeli nokta", "zor durum" anlamını taşıdığını söylemektedir. Ayrıca krizin ortasında fırsat yaratacağım diye risk alanların Çinlileri suçlamaması gerektiğini sözlerine eklemekte.

Radikal Gazetesi’nden Özgür Mumcu da 21 Mayıs 2014 tarihli yazısında hataya düşmeyip doğru bilgiyi okurlarına sunmuş:

"Fırsatçılığın ve çıkarcılığın süslü pazarlama cümlesini bilirsiniz: “Kriz, Çincede fırsat demektir.” Hem iş dünyasında hem de siyasi çevrelerde sıklıkla tekrarlanan bu basmakalıp ifadenin aslında gerçeği yansıtmadığını belirtmek lazım. Yani Çince uzmanlarına göre kriz Çince fırsat anlamına gelmiyor. Ama konumuz Çin dili ve edebiyatı değil."

Şimdi gelelim köşe yazarlarımız arasında bu hataya düşenlere:

Mehmet Tez’in Milliyet Gazetesi’nde 22 Mart 2015 tarihinde yayınlanan “Krize hazır mıyız?” başlıklı yazısından:

"Not: (“Kriz Çincede fırsat demekmiş” demeden bu yazıyı bitirdiğim için mutluyum.)"

Taraf Gazetesi’nden Ahmet Erdi Öztürk, 1 Mart 2015 tarihli “Sürdürülebilir Ohal” başlıklı köşe yazısında sormuş:

"Çincede krizin fırsat anlamına geldiği iddia edilir. Bilemem doğru mudur değil midir?"

Bayram Zilan’ın 19 Ekim 2014 tarihinde Milat Gazetesi’nde yayınlanan “7-8 Ekim Olayları’nın Z raporu ve yeni bir perspektif” başlıklı yazısından:

"Çincede “fırsat” ve “kriz” kelimesi aynıdır. Çincedeki bu kelimeyi dileyen fırsat anlamında dileyen de kriz anlamında kullanır."

Orkun Bulut-Life, Akşam Gazetesi’nde 12 Mayıs 2014 günü yayınlanan “Ustaların ustası” başlıklı yazısında aynı hataya düşmüş:

"Dünyada ekonomik kriz devam ederken bunu Çincedeki gibi fırsata çeviren nadir ülkelerden biri Türkiye."

Meliha Okur’un Sabah Gazetesi’nde 28 Aralık 2013 tarihinde yayınlanan “Geleceği Unutmak” başlıklı köşe yazısından:

"Yargı kriziyle sarsıldığımız şu günlerde dünya ekonomisinin yüzde 85'ini temsil eden G-20'de Rusya ve Avustralya ile birlikte üçlü troykaya girdik. Farkında mısınız? Yeni yılda G-20 zirvesinin ev sahipliğini Avustralya yapacak. 2015'te bayrağı biz devralacağız. Ne yazık ki bizim bunları konuşacak zamanımız yok! Çince'de kriz fırsat demektir. Oldum olası krizi fırsata dönüştüremiyoruz. Enerjimizi geleceği planlamak yerine toprağa veriyoruz. Geleceğimizi unutuyoruz!"

Emre Aköz’ün Sabah Gazetesi’nde 14 Aralık 2013 tarihinde yayınlanan “Gökyüzündeki kurtlar sofrası (2)” başlıklı köşe yazısından:

"Çincede kriz ile fırsat aynı kelimeymiş ya... İşte kriz, THY için fırsat oluyor. Şöyle: Kriz başladığında Avrupa ve ABD havayolları eleman çıkartıyor, zarar eden hatları kapatıyor ve yeni uçak alımını durduruyor."

Nur Çintay’ın Sabah Gazetesi Pazar ekinde 6 Ekim 2013 günü kaleme aldığı “Bir ‘kulübe’de lezzet peşinde…” başlıklı yazıdan:

"Çince'de 'kriz' ile 'fırsat' aynı kelime ya, benzer bir durum oldu: İki oda istedik, sadece bir tane kalmıştı."

Stelyo Berberakis’in Sabah Gazetesi’nde 5 Ekim 2013 tarihinde yayınlanan “Yeni yaşam tarzı: Mikel ve Nanou” başlıklı yazısından:

"Çince 'kriz' anlamına gelen kelimenin aynı zamanda 'fırsat'la eş anlamlı olduğu, ekonomik kriz geçiren Yunanistan'da iki işadamı tarafından fazlasıyla kanıtladı."

İlker Yağcıoğlu’nun Takvim Gazetesi’nde 23 Eylül 2013 günü yayınlanan “Cimbom krizden çıktı” başlıklı yazısından:

"Kriz kelimesi Çince iki harften oluşur. Harflerin biri tehlikeyi diğeri ise fırsatı temsil eder."

Banu K. Yelkovan’ın Radikal Gazetesi’nde 28 Temmuz 2011 tarihinde yayınlanan “İşte Şimdi Tam Zamanı” başlıklı köşe yazısından:

"“Kriz Çincede fırsat demektir” özlü sözünden yola çıkarak, artık kendimizi Metris çerçevesinden kurtararak, bu krizi nasıl bir fırsata dönüştürebileceğimizi tartışmanın zamanı gelmedi mi?"

Şükrü Kızılot, Hürriyet Gazetesi’nde 27 Haziran 2009 tarihinde yayınlanan “Apartmanda yönetici olmanın avantajı” başlıklı köşe yazısında JFK’nin yukarıda bahsedilen hata içeren vecizesine yer vermiş:

"KRİZ kelimesi Çince yazıldığında iki harften oluşmaktadır. Bu harflerden biri tehlikeyi, diğeri ise fırsatı temsil etmektedir. John F.Kennedy"

Şalom Gazetesi’nde Doret Habib de “Kriz dönemlerinde güçlenen yenilikçilik ruhu” başlıklı yazısında bu hataya düşmüş:

"Her ne kadar Çince bilmesem de, bir süredir “kriz” odaklı söyleşilerde başvurulan bir referans kavramı oldukça anlamlı buluyorum. Çin alfabesinde tek başına “kriz” anlamına gelen bir kelime yoktur; ‘tehlike” ile “fırsat” simgeleri (wei-ji) yan yana getirildiğinde ‘kriz” anlamına gelen yeni bir kelime oluşur."

Resul İzmirli’nin Türkiye Gazetesi’nde 8 Kasım 2008 tarihinde yayınlanan “Kriz fırsatçılık mı” başlıklı yazısından:

Çin­ce’de kriz di­ye ya­zar­sa­nız, bu­nun iki mâ­nâ­sı var­dır, bi­ri­si kriz­dir ama di­ğe­ri fır­sat­tır!” İş dün­ya­mız bu sö­zü ar­tık ez­ber­le­di.

Serdar Yalmanaç’ın 1 Kasım 2008 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan “Kriz ve Reklam” başlıklı yazısından:

"Çince’de "Kriz" sözcüğünün nasıl yazıldığını da ezberledik: "Tehlike" ve "Fırsat" sözcüklerinin bir araya getirilmesiyle "Kriz" kelimesi oluşuyormuş."

Nurettin Özdoğan’ın 26 Ekim 2008 tarihinde Zaman Gazetesi’nde yayınlanan “Kriz fırsatlar ve fıkralar için vardır” başlıklı köşe yazısından:

"Evet, dünyada da Türkiye'de de krizi fırsata çeviren birçok insan var. Belki garibinize gidecek ama "Kriz" Çincede "fırsat" anlamına geliyormuş!"

Oral Çalışlar’ın Radikal Gazetesi’nde 6 Temmuz 2008 tarihinde yayınlanan “Kriz: Tehlike ve Fırsat” başlıklı köşe yazısından:

"Reşat(Çalışlar) kriz üzerinde yazı yazdığımı görünce, Çince’den bir örnekle yanıma geldi. O, kelimelerin anlamlarını çözmeye meraklıdır, Çince’deki kriz kelimesinin karşılığı olan işaretin ‘tehlike’ ve ‘fırsat’ anlamlarını aynı anda içerdiğini söyledi."

Kaynaklar:

cince kriz firsat ve tehlike demek degildir