Etiket arşivi: Ahmet Ünal

Hz. Ömer ve Dicle’nin Kenarında Koyunun Hikayesi ve Köşe Yazarlarımız

“Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa koyunu, Gelir de adl-i İlahi sorar Ömer’den onu”.

Adalete ve devlet adamlığının hassas yükümlülüklerine vurgu yapmak isteyen siyasilerce ve köşe kadılarınca kullanılan bu dizeye Mehmet Akif Ersoy, Safahat’ındaki “Koca Karı ile Ömer” şiirinde yer vermiştir.

Zaten, Hz. Ömer’in, günümüz Türkçesiyle aruz vezninde bu kadar güzel bir beyiti ortaya koyduğunu iddia etmek abesle iştigaldir. Hz. Ömer “Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa koyunu, Gelir de adl-i İlahi sorar Ömer’den onu” ifadesini birebir kullanmış mıdır bilinmez; ancak, Hz. Ömer’i bu sözlerle konuşturan Mehmet Akif’in bizatihi kendisidir.

Bahse konu olay şu şekilde anlatılıyor kitaplarda:

Hz. Ali anlatıyor: “Bir gün Ömer’i, binekli olarak ve telaş içinde, hızlı hızlı giderken gördüm; “Ya emire’l-müminin nereye gidiyorsun?” diye sordum. “Devlete ait develerden biri kaçmış, onu aramaya gidiyorum” diye cevap verdi. O zaman ben: “İnan ki, senden sonra bu milleti idare edecek olanlara ağır bir yük bırakıyorsun! Herkes senin yaptığını yapamaz!” dedim. Bunun üzerine şöyle konuştu: “Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselamı, hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, Fırat kenarında bir oğlak kaybolsa (yahut bir kurt bir koyunu kapsa) korkarım ki kıyamet gününde onun bile hesabı Ömer’den sorulur!”

Bir hayli köşe yazarı bu vecizeye/dizeye köşesinde yer vermiş.

Ahmet Ünalİhsan Mutlu ÖmerMustafa ÖzcanNecmettin ÇalışkanAziz KaracaAhmet Turan AlkanEmir Fatih Karaşahan, Güneri CivaoğluYılmaz ÖzdilAli Rıza TığMehmet BarlasAhmet Ünal ve Tarık Toros bazı örnekler.

Ancak aralarında bazı yanlış kullanımlar olmuş.

Örneğin:

Atilla Özdur, Yeni Akit Gazetesinde 9 Mart 2017 günü yayınlanan “Dün ve bugün” başlıklı köşe yazısında Dicle yerine Fırat’ın kenarında, koyun yerine keçi kaybettirmiş:

"Bütün mesele sanırız, Fırat kıyısında keçisini kaybeden köylünün gözyaşları karşısında Hz. Ömer’in kendi sorumluluğuyla ilgili sözlerinin gerçek olup olmadığı…"

Yeniçağ Gazetesi’nden Ahmet Ünal hikayeye şu şekilde değinmiş:

"İnsani ve İslami değerler, önce her türlü önlemi almayı sonra kadere teslim olmalarını öngörür. Tevekkülün ne olduğunu Mehmet Akif Ersoy şöyle özetler: 'Kenar-ı Dicle’de bir kurt kapsa koyunu / Adli İlahi gelir de Ömer’den sorar onu."
Bu dizelerin tevekkülle bir ilgisi bulunmamakta olup, devlet erkanının vatandaşlara karşı sorumluluğu ve bu mesuliyetin ağırlığını ön plana çıkarılmıştır.
Ortadoğu Gazetesi’nden İhsan Mutlu ise hikayeyi şu şekilde aktarmış:
"Ömer, Halife iken bir gün bir köşede dört büklüm bir vaziyette oturup göz yaşı dökerek ağlıyormuş. Kendisine niçin ağlıyorsun Ey Ömer? diye soranlara; ''Niçin ağlamayayım! Ben ağlamayayım da kimler ağlasın. Ben bir yöneticiyim. Fırat'ın kenarında bir koyun kaybolsa Rabbim hesabını benden soracaktır'' demiş. Bu söylemiyle mesuliyet ve sorumluluğun ne kadar ağır ve önemli olduğunu ifade etmiştir. "
Hz. Ali’den rivayet olunan ve Mehmet Akif’in Hz. Abbas’tan dilinden aktardığı hadiseyi daha da muğlak hale getirip, biraz daha dramatize etmiş. Bir bakıma tahrif aslında.
Hz Omer adalet
Kaynaklar: