Etiket arşivi: Ahmet Tan

Men Dakka Dukka ve Köşe Yazarlarımız

Men_dakka_dukkaMen dakka dukka“, Arapça bir darb-ı mesel olup “kapı çalanın kapısı çalanıranlamına gelir. Yani başkasının kapısını kötü niyetle çalan adamın, aynı şekilde onun kapısı da çalınacaktır. Manası, “eden bulur” şeklindedir. “Ne ekersen onu biçersin”,  “Çalma kapımı, çalarlar kapını”, “Ne edersen onu bulursun” gibi yorumları da mevcuttur.

Farklı tercümeleri yapılsa da, Muhtesip‘in daha önce gösterdiği üzere bazı köşe yazarları ise bu anlamı tam olarak kavrayamamış:

Hasan Karakaya’nın, Yeni Akit Gazetesi’nde 15 Aralık 2014 günü yayınlanan “Kendi manşetleri ile soruyoruz: Bu mu gazetecilik?” başlıklı yazısından:

Hani, atalarımız “Men dakka dukka” demişler ya, gerçekten de, “eden, buluyor!”

Hasan Karakaya’nın “ataları” ile hangi milleti kastettiği meçhul; ancak, bu atasözünün Arapça olduğunu vurgulamak gerek.

Mehveş Evin’in Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan 13 Şubat 2012 tarihli “Hatay havalimanı rezaleti” başlıklı yazısından:

Antakya’da bulunduğum günlerde, Suriye haberleri büyük ilgiyle takip ediliyordu. Bir mekanda soluklanırken, televizyonda Başbakan’ın Esad’a “Men dakka dukka” dediğini duyduk. Yan masadan biri “Arapça’da böyle bir laf yok ki” diye şaşkınlığını dile getirdi. Malum, Antakya’da en yaygın dillerden biri Arapça. Merak ettim, her Arapça bilene sordum, “men dakka dukka” ne demek diye... Meğer Arapça’da “eden bulur” anlamına gelen bir deyiş değilmiş. Çok ayıp, argo bir sözmüş. Kadına yönelik söylenirmiş, anlamı da “kim döverse onu dövün”! Galiba Başbakan’ın Arapça bilen danışmana ihtiyacı var.

Men dakka dukka Arapçadır ve argo bir anlamı yoktur.

Yeni Meram Gazetesi’nden Rıdvan Bülbül, “Men Dakka Dukka” başlıklı 12 Şubat 2012 tarihli yazısında başlığından anlaşılacağı üzere bahse konu deyime değinmiş kapsamlı bir şekilde ama Farsça olduğu konusunda yanılmış:

Men Dakka Dükka, Farsça kökenli bir deyiştir. Aşağı yukarı aynı anlama gelen bir de Arap Atasözü var;
El hayyum gayyum ben gayyom.
Men Dakka duka’ya çeşitli anlamlar
yüklemek de olanaklıdır;
Bu, gerçek bir bakıma doğa yasadır;
Kimsenin yaptığı yanına kalmaz!
Aynı anlam yüklenmiş, sıkça yinelediğimiz bir deyim daha vardır,
“Mukabele bi’l-misil”
Arapça kökenli deyimin sözlük anlamı;
“Bir söz veya davranışa karşı, aynısını söyleyerek karşılık vermek, misilleme.”
Men dakka dukka’ya koşut başka deyimler;
Çalma kapıyı çalarlar kapını.
Kötülük eden kötülük bulur
Etme, bulma dünyası
Kısasa kısas.

Ahmet Tan, Cumhuriyet Gazetesi’nde 10 Şubat 2012 günü yayınlanan “Devlet Krizi mi İktidar Bunalımı mı” başlıklı yazısında “men dakka dukka”nın kökeni konusunda tereddüte düşmüş:

Halkına şiddet kullanan Suriye Devlet Başkanı’na Arapça (yoksa Farsça mı) şu mesajı göndermiş:
“Beşşar, men dakka dukka!”

Takvim Gazetesi yazarlarından Bülent Erandaç’ın 29 Eylül 2011 tarihli “Terör Koalisyonu” başlıklı yazısından:

Artık birilerine farsça bir söz olan 'Men Dakka dukka' demenin zamanı gelmiştir. (Çalma kapımı çalarlar kapını-Kötülük eden kötülük bulur)

Farsça değil, arapçadır. Söz değil, darb-ı mesel, yani deyim/atasözü/özdeyiştir.

Hakkı Devrim’in Radikal Gazetesi’nde 17 Aralık 2010 tarihli “Gazeteciliğe bakış açım değişmek üzereymiş gibi geliyor bana” başlıklı köşe yazısından:

Aradım taradım, bulamadım. Kusura bakmayın size de sormadan edemedim. «Men dakka dukka» Arapça mıdır gerçekten? Eğer Farsça ise, bu İmam Hatipler hiç mi Arapça öğretmez? Sadece ezberletir mi? -İkinci sualinizi anlayamadım. Men dakka dukka’ya gelince. Malum biz bu deyimi «Kapı çalanın kapısı çalınır», «Çalma kapımı çalarlar kapını», «Ne edersen onu bulursun», «Ne eker-sen onu biçersin» deyimleriyle eşanlamlı olarak kullanırız. Farsçayla ilişkisi var mı, bilmi-yorum. Arapça’da dakk, «çalma, vurma, vurulma» anlamında bir kelime; dakk-ı bâb, «kapı çalma» demek; dakketmek, «vurmak» anlamında eski Türkçe’de kullanılmıştır, diye biliyorum. Dakkak, «kapı kapı dolaşan, çok gezen, kapı aşındıran» demek. Menn gene Arapça’da «İyilik etme, bağışlama, ihsan» ve «Yapılmış iyiliği başa kakma» anlamlarına gelen bir kelime. Dukka’yı bilemiyorum. Ama deyişin Arapça kökenli olduğunu söyleyebiliriz.

Men dakka dukka, “İyilik etme, bağışlama, ihsan” anlamına gelmiyor, hele hele “Yapılmış iyiliği başa kakma” anlamına hiç gelmiyor. Ayrıca, Arapça bir deyimdir, kelime değil.

Benzer şekilde Osman Tanburacı, 22 Mayıs 2010 günü SporX’te yayınlanan “Basın toplantısı: Men dakka dukka” başlıklı yazısında aynı hataya düşmüş:

Aziz Yıldırım'ın basın toplantısı tam anlamıyla "men dakka dukka" Yani; Etme bulma dünyası .... Alavere dalavere manasına söylenen farsça bir deyiş.

Kaynak:

Men Dakka Dukka Ne Demek