Prof. Dr. Mehmet Çelik ve Milletler Cemiyeti Sözleşmesi

Mehmet Çelik, Türkiye Gazetesi’nde 19 Ekim 2016 günü yayınlanan başlıklı “Kaynatmakla Şap Olur mu Şeker Cinsine Tükürdüğüm Cinsine Çeker” yazısında Milletler Cemiyetine dair önemli bir hata yapmış:

"Bu Milletler Cemiyetinin en önemli maddelerinden birisi şu idi: “Herhangi bir ülke, Milletler Cemiyeti’ne üye bir ülkeye saldırırsa, Cemiyet top yekün olarak o üyenin safında yer alır!” Evet, madde meâlen böyledir… Gel gör ki, bırakınız cemiyete üye olmayan bir ülkenin bir cemiyet üyesine saldırmasını, bizzat cemiyetin kurucu bir üyesi, yine kurucu bir ülkeye saldırıyor ve Cemiyetten ses çıkmıyor!.. Hani o madde!.. Neden işletmediniz?.. Bırakın işletmeyi kınamadınız bile, çıtınız çıkmadı, yarım ağızla ayıp oluyor ama bile demediniz!.."

Belli ki PROF. DR. Mehmet Çelik Cemiyet-i Akvam, yani Milletler Cemiyeti’nin Ana Sözleşmesini (Misakını) hiç orjinalinden okumamış. Okuduysa da özümseyeyemiş ya da anlayamamış.

Milletler Cemiyeti Sözleşmesinde, NATO’nun kollektif savunma grubu özelliği gibi bir nitelik bulunmamaktaydı. Mehmet Çelik’in bahsettiği gibi herhangi bir ülkenin cemiyet üyelerine saldırması durumunda tüm üyelerin saldırılan ülkenin yanında saldıran ülkenin karşısında bulunması söz konusu değildi. Tam tersine, Cemiyet sözleşmesinin 16. Maddesi; sözleşmenin 12, 13 ve 14. maddelerini ihlal ederek savaşa başvuran üye ülkeleri, Cemiyetin bütün üyelerine karşı savaş suçu işlemiş olarak değerlendiriyordu. Yani, arabuluculuğa, hukuki yollara ve Konsey soruşturmasına başvurmadan savaşa girişen, ya da bu yolları tükettikten sonra savaşa başlayan Cemiyet üyesi ülke, temel prensip olan barıştan vazgeçtiği için Cemiyet üyelerince cezalandırılabiliyordu.

Milletler Cemiyeti Sözleşmesinin tamamını, hiç olmadı sadece 16. maddesini okumasını tavsiye ediyoruz:

MADDE 16.

  1. Cemiyet üyelerinden biri, 12., 13. ya da 15. maddelerdeki yükümlülüklerine aykırı olarak savaşa başvurursa, Cemiyet’in bütün öteki üyelerine karşı, bu davranışıyla ipso facto bir savaş eyleminde bulunmuş sayılır. Bu üyeler onunla, ticaret ya da maliye ilişkilerini hemen kesmeği, kendi uyruklarıyla Misak’a aykırı davranan Devletin uyrukları arasında her türlü ilişkileri yasaklamağı ve Misak’a aykırı davranan bu Devletin uyrukları ile, Cemiyet üyesi olsun ya da olmasın, başka herhangi bir Devletin uyrukları arasında ticaret, maliye ilişkileriyle kişisel ilişkileri kesmeği yükümlenirler.
  2. Bu durumda, Konsey, ilgili çeşitli Hükümetlere, Cemiyet yükümlülüklerine saygı göstermeği sağlayacak Silâhlı Kuvvetlere Cemiyet üyelerinden her birinin katacağı kara, deniz ve hava birlikleri konusunda öğütlemelerde [tavsiyelerde] bulunmakla görevlidir.
  3. Cemiyet üyeleri, bundan başka, işbu madde gereğince alınacak ekonomik ve malî önlemlerin uygulanmasında, bunlardan doğabilecek zararları ve sakıncaları en az [minimum] düzeye indirmek için, birbirlerine karşılıklı yardımda bulunmağı kabul etmektedirler. Bunun gibi, Üye Devletler, Misak’a aykırı davranan Devletçe içlerinden birine yöneltilen herhangi bir özel önleme karşı direnmek için de, birbirlerine karşılıklı yardımda bulunacaklardır. Üye Devletler, Cemiyet’in yükümlülüklerine saygı gösterilmesini sağlamak için ortak eyleme katılan her Cemiyet üyesinin kuvvetlerinin kendi ülkesinden geçmesini kolaylaştırmak üzere gerekli önlemleri alacaklardır.
  4. Misak’tan doğan yükümlülüklerden herhangi birine aykırı davranmaktan suçlu olan her Üye, Cemiyet’ten çıkartılabilir. Bu çıkartmaya, Konseyde temsil edilen bütün öteki üyelerin oybirliğiyle karar verilir.

İlave bir husus: yazı baştan, yani başlıktan itibaren hatalı. “Kaynatmakla Şap Olur mu Şeker Cinsine Tükürdüğüm Cinsine Çeker” şeklinde başlık atmış Mehmet Çelik ama  bu sözün yaygın kullanımı / doğrusu: “Katranı kaynatsan olur mu şeker, cinsine tükürdüğüm cinsine çeker” şeklinde. Bazı bölgelerde “şaptan şeker olmayacağını” vurgulamak için katran yerine şap kullanıldığı da vaki. Ancak, sözün kastettiği katranın ya da şapın tekrar şekere dönüşemeyeceği. Şekerin, şap ya da katrana dönüşmesi değil.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir