Sevilay Yükselir ve Matrix

“Gelmiş geçmiş en büyük köşe yazarı hataları” diye bir liste oluştursalar, Sevilay Yükselir’in “Paralel devlet ve Matrix filmi” başlıklı 14 Ocak 2014 tarihinde Sabah Gazetesi’nde yayımlanan köşe yazısındaki saçmalamalar birinci sıraya oturur kesinlikle.

“Ben bu cemaat ve paralel devlet meselesini Matrix filmine benziyorum. İzleyenler bilir. Hani o filmde bir uzaylılar var bir de insan kılığına girmiş uzaylılar. Cemaate bağlı olduğunu veya el altından yönetildiğini bildiğimiz medyadaki, mahalledeki tipler uzaylılar.” diyen Yükselir’in filmi neresiyle nasıl izlediği akıllarda soru işareti oluşturmuştur.

Kaynaklar:

– Sevilay Yükselir’in ilgili yazısı: http://www.sabah.com.tr/yazarlar/yukselir/2014/01/14/paralel-devlet-ve-matrix-filmi

– Ekşisözlükteki “sevilay yükselir’in izlediği matrix filmihttps://eksisozluk.com/sevilay-yukselirin-izledigi-matrix-filmi–4192979

 

matrix780023

Hıncal Uluç ve Hobbit

Hıncal Uluç, 24 Ağustos 2014 tarihinde Sabah Gazetesi’nde yayımlanan “Hobbit!.. Beş Ordu’nun Savaşı!..” başlıklı köşe yazısında J.R.R. Tolkien’in Hobbit adlı eserine odaklanmış.

“Yüzüklerin Efendisi üç ciltte öyküyü bitirmiş. Devam nasıl olacak?. Devam olmaz, ama baş tarafı olur.. Tolkien oturup yeni ciltler yazmış, Yüzüklerin Efendisi’ne nasıl geldiğimizi anlatan.. Hobbit koymuş adını da.. İşte Hobbit, Beş Ordu’nun Savaşı bu başlangıcı anlatan devamın, son filmi..” demiş Hıncal Uluç; ancak, bu söylem önemli bir hatayı barındırıyor.

Aslında, Yüzüklerin Efendisi’nin başlangıcını oluşturan Hobbit adlı eser ilk kez 1937 yılında basılmıştır. Yüzüklerin Efendisi üçlemesi ise 1954-55 yılları arasında yayımlanmıştır. Yani Hobbit, Yüzüklerin Efendisi serisinden sonra değil, önce kaleme alınmıştır.

 

Kaynaklar:

– Hıncal Uluç’un ilgili yazısı: http://www.sabah.com.tr/yazarlar/uluc/2014/12/20/hobbit-bes-ordunun-savasi

– Hobbit hakkında bilgi: http://www.tolkienlibrary.com/booksbytolkien/hobbit/description.htm

– Yüzüklerin Efendisi serisi hakkında bilgi: http://www.tolkienlibrary.com/booksbytolkien/lotr/description.htm

Hobbit

Ali Ferşadoğlu ve IMF’ye Olan Borçlar

Ali Ferşadoğlu, 24 Ağustos 2015 tarihinde Yeni Asya Gazetesi’nde yayımlanan “Âkil Adam, San’at ve Ekonomi” başlıklı köşe yazısında ülkemizin IMF borcuna değinmiş.

Ali Bey, “Artık IMF’den kimse çok para almıyor. 15-20 ülkenin sembolik borcu varmış zaten. Şöyleki: Yunanistan, 15.2 milyar $, Ukrayna, 6.7 milyar $, Pakistan, 2.9 milyar $, Ürdün, 1.1 milyar $. IMF’ye borcu olan diğer 11 ülkeden Tunus, 788 milyon $, Sırbistan, 35 milyon $ dolar arasında değişiyor.” demiş ve bir kişisel blog sitesini referans vermiş.

IMF verilerine göre hâlihazırda (24 Ağustos 2015 tarihi itibarıyla) 79 ülkenin IMF’ye borcu bulunmaktadır. Bu rakam, toplam IMF üyelerinin % 42’sine denk gelmektedir. Yani, IMF’ye borcu olan ülke sayısı Ali Bey’in aktardıkları ile sınırlı değil.

Ayrıca, Ali Bey için bahse konu rakamlar çok düşük görünebilir ancak ülkelerin IMF nezdindeki kotalarıyla borçluluk rakamları kıyaslandığında büyük bir fark ortaya çıkıyor. Yunanistan örneğini ele aldığımızda, 1,1 milyar SDR’lik kotası ile kıyaslandığında Yunanistan’ın kotasının yaklaşık 14 katı kadar borcu olduğu görülmektedir. Ukrayna’nın ise kotasının 5 katı kadar borcu bulunmaktadır.

Bahse konu ülkelerin IMF’ye olan borcu da 57,3 milyar dolar seviyesindedir. Ki bu da azımsanacak bir rakam değil.

IMF kredilerine ilişkin olarak kullanılan “IMF’ye borç için ihtiyaç kalmamıştır. Para piyasaları herkese istediği kadar borç verebilmektedir artık” ifadesi de tam olarak gerçeği yansıtmamaktadır. Risk algısının iyice arttığı ve borç sürdürülebilirliğinin bulunmadığı ekonomilerde para piyasalarından fon/kredi akışı durur. Örneğin mevcut durumda, Yunanistan, Venezüela, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve Ukrayna, piyasadan borçlanamayanları temsil etmektedir. Ülkeler zaten bu durumda piyasalara yönelik “yeşil ışık” sinyalini alabilmek için IMF ile program yapar.

 

Kaynaklar:

– Ali Ferşadoğlu’nun ilgili yazısı: http://www.yeniasya.com.tr/ali-fersadoglu/akil-adam-san-at-ve-ekonomi_353510

– Referans verilen kişisel blog sitesi: Ekonomist Hakan Osmanoğlu/kişisel blog sayfasında/Yeni Asya, 21 Ağustos 2015

– IMF borcuna ilişkin Yeni Asya Gazetesi haberi: http://www.yeniasya.com.tr/ekonomi/imf-ye-borcu-kapattik-fenomeni_353025

– IMF’ye borçlu ülkeler listesi: http://www.imf.org/external/np/fin/tad/balmov2.aspx?type=TOTAL

IMF kredileri

Selahattin Duman ve Memur Maaş Artışı

Selahattin Duman, 24 Ağustos 2015 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde yayımlanan “Bana Tutumlu Memur Lazım” başlıklı köşe yazısında memur maaşlarına yapılacak artışa değinmiş.

Selahattin Bey konuya şu şekilde yaklaşmış: “Hükümet adamları kelle başına yüzde 6 artı yüzde 5 zam vermeye razı oldular. Bunun meali şöyle oluyor. “If” bir memur iki bin lira maaş alıyorsa, zamlı tarifeyle bordrosuna brüt 120 lira daha eklenecek demektir. Onun da neti, nereden baksan 80 lira”.

Ancak, hayatında bir kez bile maaş hesabı yapmış bir kişi bile bu hesaba ağzıyla güler. Çünkü Selahattin Bey, 2000 TL’lik maaşı net tutarı yansıttığı için memurun alacağı brüt maaş artışı 120 liradan fazla olacaktır. Ayrıca, bir kişinin maaşına % X oranında bir zam yapılıyorsa, kıdem ya da derecesinin değişmediği ya da bir üst vergi dilimine tabi olmaya başlamadığını düşündüğümüzde, matematiksel olarak maaşı da yaklaşık olarak % X artar. Selahattin Bey’in iddia ettiği gibi 2/3’ünü almaz yani.

Selahattin Bey’e tutumlu memur lâzım gelebilir; ancak, okuyuculara da hesap kitap bilen köşe yazarı lâzım.

 

Kaynaklar:

– Selahattin Duman’ın ilgili yazısı: http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/selahattin-duman_522/bana-tutumlu-memur-lazim_29886132

Memur maaş artışı

 

Hilal Kaplan ve Nazi Partisi

Hilal Kaplan, 24 Ağustos 2015 tarihinde Sabah Gazetesi’nde yayımlanan “İmralı Zabıtlarını Hatırlamak” başlıklı yazısında, “CHP ve MHP ulusalcılığı, Hitler milliyetçiliğinin aynısıdır. Zaten kuruluş tarihi de aynıdır.” şeklinde uzay boşluğuna sallamış.

Tabiki bu ifade doğruyu yansıtmıyor.

Eski adıyla “Halk Fırkası”, 9 Eylül 1923 tarihinde kurulmuştur. Milliyetçi Hareket Partisi ise 8 Şubat 1969 tarihinde kurulmuştur. Hitler’in partisi olarak bilinen Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi ise 24 Şubat 1920 tarihinde kurulmuştur.

 

Kaynaklar:

– Hilal Kaplan’ın ilgili yazısı: http://www.sabah.com.tr/yazarlar/hilalkaplan/2015/08/24/imrali-zabitlarini-hatirlamak

– (MHP tarihini de bir bakıma içeren) Alparslan Türkeş’in hayatı:  http://www.mhp.org.tr/htmldocs/basbug/hayati/mhp/basbugumuzun_hayati.html

– CHP tarihi: http://www.chp.org.tr/Haberler/0/chp_tarihi-54.aspx

– Wikipedia’dan “Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi” sayfası: https://en.wikipedia.org/wiki/Nazi_Party

Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi

Cengiz Semercioğlu ve Galleria

Cengiz Semercioğlu, 17 Ağustos 2015 tarihinde Hürriyet gazetesinde yayımlanan köşe yazısında şu ifadeleri kullanmış:

“Galleria açıldığında ben 20 yaşındaydım… Türkiye’nin ilk AVM’siydi”

“Yani 45 yaşımın Galleria’sı ve Ataköy’ü sizlere ömür…”

Cengiz Semercioğlu, 1967 doğumlu. Bahse konu köşe yazısı ilk başta okunduğunda hafif toplama/çıkarma hataları olmuş olabilir diye düşünülebilir ancak Galleria açıldığında Cengiz Bey 21, kapandığında da 48 yaşında idi.

 

KAYNAKLAR

Cengiz Semercioğlu’nun özgeçmişi: http://www.biyografi.net.tr/cengiz-semercioglu-kimdir/
Galleria’nın internet sitesinden “biz kimiz” adlı bölüm: http://www.galleria.com.tr/kurumsal/2
Galleria Ataköy

Cumhuriyet ve Zaman Gazeteleri vs. G20 Üyeliğimiz

Cumhuriyet Gazetesi’nden Pelin Ünker’in “Milli Gelir Düşüyor, G-20 Hayal Olabilir” başlıklı haberi ile Zaman Gazetesi’nden Koray Tekin’in “Türkiye G20 Liginden Düşüyor” başlıklı haberi, her ne kadar köşe yazısı niteliğinde olmasa da, dile getirilmesi gerekli bir hatayı barındırıyor ve düzeltilmesi gerekli.

“Uzmanlar, bu sene Antalya’da yapılacak G-20 zirvesine Türkiye’nin son defa katılacağı öngörüsünde bulundu.” iddiası üzerinden milli gelir hesaplamalarına giren Koray Bey, G20’nin futbol ligi gibi bir yapıya sahip olmadığını unutmuş olmalı.

Aynı hata “Bu da geçen yıl dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasında 18. sıraya gerileyen Türkiye’nin daha alt basamaklara düşmesine yol açabilir. Hatta bu yıl G20 toplantılarına ev sahipliği yapan Türkiye, gelecek yıl G20’de yer alma hakkını elde edemeyebilir.” ifadesi ile Pelin Hanım tarafından da paylaşılmakta.

1999 yılına kurulan G20’nin üyelik yapısı, sabit bir yapı arz etmekte olup, yıllık milli gelir değişimlerine göre üyelik değişimine açık değildir.

Kaynaklar:

– İlgili Zaman Gazetesi Haberi: http://www.zaman.com.tr/ekonomi_turkiye-g-20-liginden-dusuyor_2312067.html

– İlgili Cumhuriyet Gazetesi Haberi: http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/348575/Milli_gelir_dusuyor_G-20_hayal_olabilir.html

– G20 internet sitesi: www.g20.org

G20 Türkiye

Özay Şendir ve Meteoroloji

Özay Şendir, 23 Ağustos 2015 tarihinde Star Gazetesi’nde yayımlanan “Burcu Esmersoy ve Deprem” başlıklı yazısında ülkemizde meteorolojik ölçümlerin 1980 yılında başladığını belirtmiş.

Ancak, çarpıtılmış doğruluğa sahip bir bilgi bu.
1880 yılından bu yana hava sıcaklığı kayıtları Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından tutulmaktadır. Bu durum, 1880’den önce ölçüm yapılmadığı anlamına gelmiyor. Nitekim, Celcius, Calvin, Reomür, Fahrenheit gibi sıcaklık ölçüm dereceleri 1880’den önce bulunmuştur. Ve ayrıca, 1839-1847 yılları arasında ülkemizde yapılan rasatlarda sıcaklık ölçüldüğü vakidir. Bu tarihin daha öncesinde de rasatlar gerçekleştirilmiştir.
Kaynaklar:
hava sıcaklığı

Burak Karen ve Gensoru ile Düşürülen Hükümetler

Burak Karen, 22 Ağustos 2015 tarihinde Yeni Akit Gazetesi’nde yayımlanan “Bahçeli’ye sorular” başlıklı köşe yazısında Mesut Yılmaz’ın gensoru ile düşen tek başbakan olduğunu iddia etmiş. 

Ancak, Burak Karen’in “Türk siyasi tarihinde Türkbank yolsuzluğundan dolayı gensoru ile düşürülen tek başbakan olma özelliğini taşıyan Yılmaz” ifadesi doğruyu yansıtmıyor. Çünkü 1977 yılında İkinci Milliyetçi Cephe hükümeti gensoru ile düşürülen ilk hükümettir. Bu durum da Süleyman Demirel’i gensoru ile düşürülen ilk başbakan yapar.
Kaynaklar:
– Gensoru ile düşürülen hükümetlere ilişkin bir Hürriyet haberi: http://www.hurriyet.com.tr/index/ArsivNews.aspx?id=245276
gensoru

Abbas Güçlü ve YGS ortalamaları

Abbas Güçlü, 22 Ağustos 2015 tarihinde Milliyet Gazetesi’nde yayımlanan “eğitim hiç bu kadar aşağılanmamıştı” başlıklı yazısında YGS Türkiye ortalamasını küsüratlı sallamış ama tutturamamış.

“Dünyanın en kısa eğitim süresi bizdeymiş, uluslararası sınavlarda sonuncuymuşuz, YGS’de 40 soruda Türkiye ortalaması 3,4’müş, bütün bunlar kimin umurunda?” diyen Abbas Bey, biraz yanılmış.

Köşe yazısı yazdığı gazetede yayımlanan bir haberde YGS ortalamaları şu şekilde aktarılmış:

 

Eğitimciler, 40 sorudan oluşan Türkçe Testi Türkiye ortalamaları incelendiğinde son yılların en düşük ortalaması ile karşılaşıldığını belirttiler. Son 4 yıllık Türkçe netleri şu şekilde: “2012 yılında 18 net olan Türkçe soru ortalamaları 2013 yılında 16.8 nete düştü. 2014 yılında tekrar artarak 18.7 nete yükselmiştir. 2015 yılında ise 15.8 ile son 4 yılın en düşük Türkçe ortalamasının yapıldığı görüldü.”
YGS Matematik, Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri testleri değerlendirmesi şöyle: “40 sorudan oluşan Matematik testinin ortalamasına bakıldığında 2014 yılında 6.1 olan matematik ortalamasının bu yıl 5.2 ye düştüğü saptandı. Lise son sınıf düzeyindeki adayların matematik ortalamalarına bakıldığında ise 2014 yılında 6.5 olan matematik ortalamasının 2015 yılında 5.4 nete düştüğü görüldü. Sosyal bilimler testinde ise geçen yıla oranla test ortalamalarında ciddi bir düşüş gözlenmemekle birlikte 2014 yılında tüm adayların sosyal bilimler ortalaması 11.2 iken 2015 yılında 10.7’ye geriledi. Lise son düzeyinde ki adaylarda ise 2014 yılında 10.9 olan Sosyal Bilimler testi ortalaması 10.4’ e düştü. Fen Bilimleri testinde ise tüm testlerden farklı olarak geçen yıla göre Türkiye ortalamalarında yükselme olduğu görüldü. 2014 yılında tüm adaylarda 3.5 olan Fen testi ortalaması 2015 yılında 3.9’a yükseldi. Lise son sınıfta okuyan adaylarda ise 2014 yılında 4.5 olan Fen Testi ortalaması 2015 yılında 4.6’ ya yükseldi.. 40 sorudan oluşan Fen testinin 4.6 gibi bir ortalama getirmesi, bu testin MF puan türleriyle bölüm seçecek adaylar tarafından çözüldüğünü, diğer puan türlerinden tercih yapacak adayların ise Fen testini çözmediğini gözlendi.”

 

Uluslararası sınavlarda sonuncu olduğumuz iddiası da biraz abartı. Her ne kadar beklenen performansı gösteremesek de, sınavlarda çok şükür son sırada değiliz.

Örneğin; 2012 PISA sonuçlarına göre Türk öğrenciler 65 ülke öğrencileri arasında performanslarına göre matematikte 44., okuryazarlıkta 42. ve fen bilimlerinde 43. sırada yer almaktadır.

Dünyanın en kısa eğitim süresine sahip olduğumuz iddiası da OECD 2014 Eğitim Göstergelerinin incelenmesiyle de görülebilir.

 

 

Kaynaklar:

– Abbas Güçlü’nün ilgili yazısı: http://www.milliyet.com.tr/egitim-hic-bu-kadar/gundem/ydetay/2105796/default.htm

– YGS ortalamalarına dair Milliyet Gazetesi haberi: http://www.milliyet.com.tr/2015-ygs-de-basari-ortalamasi-gecen-istanbul-yerelhaber-683516/

– PISA sonuçlarına ilişkin bir metin: http://www.turkeyandtheworld.com/15-year-old-turkish-students-not-top-of-global-class.html

– Türkiye’nin eğitimle ilgili sınavlardaki skorlarına ilişkin değerlendirmeler: http://www.turkeyandtheworld.com/tag/education

– OECD eğitim göstergeleri (2014): http://www.oecd.org/edu/education-at-a-glance-2014-indicators-by-chapter.htm

ygs ortalamaları