Uğur Gürses ve G20 Antalya Zirvesi

Türkiye’nin 2015 G20 Dönem Başkanlığı, köşe yazarları hataları açısından iyi ekmek çıkardı bu siteye.

Uğur Gürses, 30 Ağustos 2015 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde yayımlanan “Belirsizliğe teknokrat bakan” başlıklı köşe yazısında, G20 Antalya Liderler Zirvesi’ne değinmiş.

“İkinci açı da yaklaşan G20 toplantısı. 1 Kasım’da seçim yapılacak ancak, 13-15 Kasım’da Antalya’da toplanacak olan g20 Bakanları, merkez bankası başkanları ve liderlerinin karşısında uluslararası deneyimi neredeyse olmayan bir bakanla temsil edilecek olmamız.” diyen Uğur Bey, G20 Liderler Zirvesi’nin tarihini şaşırmış. Doğrusu 15-16 Kasım.  Ayrıca, Liderler Zirvelerinde müstakil Bakanlar toplantısı normalde düzenlenmiyor ve merkez bankası başkanları genelde zirvelere katılım sağlamıyor.

Kaynak:

– Uğur Gürses’in 30 Ağustos 2015 tarihli köşe yazısı: http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/ugur-gurses_526/belirsizlige-teknokrat-bakan_29940777

Yılmaz Özdil ve Tekrar Kolaycılığı

Özet geçelim, Yılmaz Özdil’in 30 Ağustos 2015 tarihinde Sözcü Gazetesi’nde yayımlanan “30 Ağustos” tarihli köşe yazısı, daha önce Hürriyet Gazetesi’nde yayımlanan “İstiklal Savaşı filan yok, hepsi dümen” başlıklı 4 Aralık 2011 tarihli köşe yazısı ile “9 Eylül…” başlıklı 9 Eylül 2007 tarihli köşe yazısının tekrarı büyük ölçüde.

Kaynaklar:

– Yılmaz Özdil’in 30 Ağustos 2015 tarihli köşe yazısı: http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/yilmaz-ozdil/30-agustos-2-923160/

– Yılmaz Özdil’in 4 Aralık 2011 tarihli köşe yazısı: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19386906.asp

– Yılmaz Özdil’in 9 Eylül 2007 tarihli köşe yazısı: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/7250654.asp

Emin Çölaşan ve Bir Trikopis Hikayesi

Öncelikle, 30 Ağustos Zaferimiz kutlu olsun!

Gelelim konumuza…

Emin Çölaşan, 30 Ağustos 2015 tarihinde Sözcü Gazetesi’nde yayımlanan “30 Ağustos” başlıklı köşe yazısında 30 Ağustos Zaferi ile birlikte esir alınan Yunan generali Nikolaus Trikopis’in Mustafa Kemal Atatürk ile bir anısına değinmiş.

30 ağustos zafer bayramı (3)Esir alındıktan sonra Yunan generale Mustafa Kemal’in “Üzülmeyin general, siz görevinizi fazlasıyla yaptınız. Esir düşmek her askerin başına gelebilir. Siz burada bizim konuğumuzsunuz.” dediğini belirten Emin Çölaşan, vecizenin orjinalini tahriş etmiş.

Mustafa Kemal’in Trikopis’e söylediği sözler şu şekildedir: “Üzülmeyin general, siz görevinizi sonuna kadar yaptınız. Askerlikte mağlup olmak da vardır. Napolyon da vaktiyle esir olmuştu. Size karşı büyük hürmet besliyoruz. Burada misafirimizsiniz. Buyurun istirahat edin, yakında her şey düzelecektir…”

Yani Mustafa Kemal, her asker esir düşebilir tarzı bir ifade kullanmamıştır.

Ki, 29 Ağustos 2013 tarihinde yine Sözcü Gazetesi’nde yayımlanan köşe yazısında Çölaşan, bu sözü doğru şekilde aktarmıştır.

İlaveten Çölaşan, “sonra haritanın başına geçtiler. Trikupis’e hangi taktik hataları yaptığını uzun uzun anlattı” iddiasında bulunmuş.  Bu iddianın temelini büyük ihtimalle aşağıda yine “iddia edilen” bir olay oluşturmaktadır.

Öncelikle iddia edilen olayı okuyalım:

***

Trikopis, diğer esir kolordu ve tümen komutanları ile birlikte Gazi’nin huzuruna çıkarıldıkları zaman, hepsi çok heyecanlı ve bitkin halde imişler. Gazi, bunları oturtmuş, kendilerini teselli için bu gibi yenilgilerin tarihte örnekleri olduğunu, sevk ve idareyi eksiksiz yapmış iseler vicdanen rahat olabileceklerini söylediği zaman, Trikopis:

– Askeri görevimi tamamen yaptığıma eminim. Fakat asıl görevimi maalesef yapamadım” diye intihar edemediğini anlatmak isterken, Gazi:

– O size ait bir düşüncedir” diye sözünü kesmiş ve harita üzerinde:

– Şurada bir tümeniniz vardı. Niçin onu şuraya almadınız. Filan yerdeki kuvvetlerinizi falan yere sürseydiniz daha iyi olmaz mıydı? Gibi bazı eleştiriler yapmış, Trikopis:

– Ben öyle hareket etmek için emir verdim. Fakat (yanındaki Kolordu Komutanı’nı göstererek) bu yapamadı” demiş.

Bu görüşmeler olurken esir komutan yavaşça yanında bulunan subaylarımızdan birine:

– Bizim ile konuşan bu general kimdir? diye sormuş, subay:

– Başkomutan Mustafa Kemal, deyince adam hayrete düşmüş:

– Şimdi anladım biz niçin mağlup olduk! Bizim Başkomutan İzmir’de vapurda oturuyordu, diyerek derdini dökmüş.

Em.Tümg. Muzaffer ERENDİL, İlginç Olaylar ve Anekdotlarla Atatürk

***

Yukarıda aktarılanlar,  Emin Çölaşan’ın 29 Ağustos 2013 tarihli yazısında atıf yaptığı Hıfzı Toğuz’un aktardıklarıyla ve Trikopis’in hatıratlarıyla örtüşmemektedir. Çünkü Trikopis, kendisinin esir alındıktan sonra Mustafa Kemal’in yanına götürüldüğünü biliyordu.  Trikopis, “İnönü beni yanına alarak Başkomutanlığa götürdü. Atatürk beni mert bir askere yakışır bir biçimde kabul etti. Yunan Orduları Başkomutanlığına atandığımı da orada öğrendim. Üzüntülü ve heyecan içindeydim.” ifadelerini kullanmıştır. Bu durumda, kiminle konuştuğunu bilmemesinin iddia edilmesi cahillikten başka bir şey değildir.

Çölaşan’ın Mustafa Kemal ile Trikopis’in harita üzerinden taktik hata incelemesi yaptığına dair bilgiyi içeren bir kaynak bulunmamaktadır. Yukarıda bahsedilen olayın da gerçeği yansıtmadığı malumunuz. Ki, savaşın en hararetli anında “uzun uzun harita üzerinden taktik inceleme yapıldığını” iddia etmek de abesle iştigaldir.

Kafalarından tarih yazmayı çok sever köşe yazarlarımız. Masal gibi anlatmayı ise daha fazla.

 

Kaynaklar:

– Emin Çölaşan’ın 30 Ağustos 2015 tarihli köşe yazısı: http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/emin-colasan/30-agustos-923184/

– Emin Çölaşan’ın 29 Ağustos 2013 tarihli köşe yazısı: http://www.sozcu.com.tr/2013/emin-colasan/general-trikupis-30-agustosu-anlatiyor-362589/

– General Trikopis ve Mustafa Kemal: http://www.akintarih.com/turktarihi/cumhuriyetdonemi/general_trikopis_ve_mustafa_kemal/general_trikopis_ve_mustafa_kemal.html

– Hıfzı Topuz, Eski Dostlar S:83-89 6.Baskı Ekim, 2000 İstanbul

 

 

Ali Saydam ve Güncellenmemiş Köşe Yazısı

Ali Saydam, 29 Ağustos 2015 tarihinde Yeni Şafak Gazetesi’nde yayımlanan “Şeamet Tellallarına 10 kötü haber” başlıklı köşe yazısını, son kabine değişimi ışığında güncelleme ihtiyacı hissetmemiş belli ki.

“Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın da iş dünyası liderlerine hitap edecek olmaları” şeklinde bir ifade kullanan Saydam, 28 Ağustos akşamı Ali Babacan’ın yeni kabinede görev almaması ve yerine Kalkınma eski Bakanı Cevdet Yılmaz’ın Başbakan Yardımcılığı görevini üstlenmesini atlamış.

Kaynak:

– Ali Saydam’ın ilgili köşe yazısı: http://www.yenisafak.com/yazarlar/ali_saydam/seamet-tellallarina-10-kotu-haber-2019935

 

Abdurrahman Dilipak ve Anasol-M Hükümeti Döneminde El Konulan Bankalar

Abdurrahman Dilipak, 28 Ağustos 2015 tarihinde Yeni Akit Gazetesi’nde yayımlanan “Bahçeli ne yapmak istiyor?” başlıklı köşe yazısında, Anasol-M hükümeti döneminde 22 bankaya el konulduğunu yazmış.

“O devlet Bahçeli, Anasol-M hükümetinde 22 banka batırılıp 42 milyar dolar hortumlanırken neredeydi” sorusunu yönelten Dilipak, 28 Mayıs 1999 – 18 Kasım 2002 tarihleri arasında görevde bulunan 57. Hükümet, nam-ı diğer “Anasol-M Hükümeti” görev süresince 16 banka TMSF’ye devredilmiştir.

Devredilen bankalar ve devrediliş tarihleri şu şekildedir: Egebank (21.12.1999), Yurtbank (21.12.1999), Yaşarbank (21.12.1999), Ulusalbank (28.02.2001), Sümerbank (21.12.1999), Esbank (21.12.1999), Etibank (27.10.2000), İktisat Bankası (15.03.2001), Kentbank (09.07.2001), Egs bank (09.07.2001), Toprakbank (30.11.2001), Bayındırbank (09.07.2001), Demirbank (06.12.2000), Sitebank (09.08.2001), Tarişbank (09.07.2001), Pamukbank (18.06.2002) (iflas tasfiyesine uğrayan Kıbrıs Kredi Bankası bu liste dışında bırakılmıştır).

 

Kaynaklar:

– Abdurrahman Dilipak’ın ilgili köşe yazısı: http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/bahceli-ne-yapmak-istiyor-11802.html

– TMSF’ye devredilen bankalar: http://www.tmsf.org.tr/intikaleeden.bankalar.tr

Ercan Harmancı ve Meghan McCain’in Eşcinsel Evliliği

Ercan Harmancı, 28 Ağustos 2015 tarihinde Milat Gazetesi’nde yayımlanan “j. McCain’in Parmağı!” başlıklı köşe yazısında ABD eski Başkan Adayı Senatör McCain’in hayatını konu edinmiş ve kızının eşcinsel bir evlilik yaptığını iddia etmiş.

Erhan Harmancı köşesinde şu şekilde bir metin kaleme almış: “McCain Libya’dan, Mısır’a Mısır’dan, Ukrayna’ya ve ülkemizdeki gezi olaylarına kadar birçok olayı koordine etmiştir. Dalai Lama üzerinden uzak doğuda “Safran Devrim” olarak bilin olaylarda da parmağı vardır. Sadece siyasi olaylarda değil ülkemizde ve birçok ülkede eylem yapan LGBT etkinliklerinde de parmağı vardır. Kızı Meghan McCain LGBT eylemlerini en kilit ismidir. Kendisi de senatonun eşcinsellerin evliliğini onaylamasının ardında Pazar günü eşcinsel olarak kilisede evlenmiştir.”

İnternet kaynakları tarandığında, Meghan McCain’in LGBT destekçisi olduğu; ancak, eşcinsel bir evlilik yaşamadığı bilgisine rastlanmaktadır. Kendisi, 2015 Ocak ayında gerçekleştirilen bir söyleşide şöyle konuşmuş: “For someone who is single with a career, this apartment is huge. My mom doesn’t understand it”.

Yani, Senatör McCain’in kızı evli değil, ki hemcinsiyle bir evlilik yapmış olsun.

 

Kaynaklar:

– Ercan Harmancı’nın ilgili köşe yazısı: http://www.milatgazetesi.com/jMcCainin-Parmagi/72172

– Meghan McCain’in hayatına dair Wikipedia sayfası: https://en.wikipedia.org/wiki/Meghan_McCain

– Meghan McCain ile bir söyleşi:

Ersoy Dede ve Tuğrul Türkeş

Ersoy Dede, 28 Ağustos 2015 tarihinde Yeni Akit Gazetesi’nde yayımlanan “Hepimiz Üzümcüyüz” başlıklı köşe yazsında, Tuğrul Türkeş’i MHP’den şutlamış.

Ersoy Dede, “Peki Tuğrul Türkeş, hangi mekanizma işletilerek ihraç edildi. Hangi yasa ya da iç tüzük hükmüne karşı geldi de partisi asansör düğmesindeki ismini bile kazıdı?.. Gelin bir anlaşma yapalım. Siz baskı kurun MHP üzerinde Tuğrul Türkeş’i geri alsın. Ben de Levent Üzümcü’nün görevine iadesi için kampanya başlatacağım..” ifadelerini kullanmış yazısında.

Tuğrul Türkeş, 1 Kasım 2015 seçimlerine doğru olan süreçte görev yapacak geçici hükümette görev almayı kabul edince gündemin ana maddesi haline geldi. Ancak, 28 Ağustos 2015 tarihi itibarıyla kendisi hakkında MHP tarafından ihraç yolunda resmi bir adım atılmamıştır. kaynaklarda, “MHP’den tebdirli olarak kesin ihracı istenen Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, 15 gün içinde Merkez Disiplin Kurulu’na sözlü ya da yazılı savunmasını yapacağı” bilgisine yer verilmiştir.

Kaynaklar:

– Ersoy Dede’nin ilgili köşe yazısı: http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ersoy-dede/hepimiz-uzumcuyuz-11798.html

– Tuğrul Türkeş’in partiye savunma vermesine ilişkin haber: http://www.haberturk.com/gundem/haber/1121004-mhpli-tugrul-turkes-15-gun-icinde-savunmasini-yapacak

 

Ersoy Dede ve Tugrul Türkes

Murat Bardakçı ve Entelektüel

Murat Bardakçı, 28 Ağustos 2015 tarihinde Habertürk Gazetesi’nde yayımlanan “Entellektüel!” başlıklı köşe yazısında “entelektüel” kelimesinin çift “l” ile “entellektüel” şeklinde yazıldığını iddia etmiş.

Murat Bardakçı, yazısında konuya şu şekilde değinmiş: “Entellektüel” sözü, bu yazıda başlık dahil on iki defa geçiyor… Ama, kelimeyi her yazışımda tashih etmek zorunda kaldım! Memleketin bilgisayarları “entellektüel”i tek “l” ile, yani yanlış yazmaya programlandıkları için hataya düşmemek maksadıyla tam on iki defa sözün başına dönüp olması gereken ikinci “l”yi ilâveye mecbur oldum. “Entellektüel” kavramının fikrî hayatımızdaki yerini bir tarafa bırakın; bu kavramı ithal edip Türkçeleştirdiğimiz teknolojiye bile bozarak uyarladığımız devirde nerede o entellektüel?”

Murat Bey’e kötü bir haberimiz var. TDK’ya göre ve genel kanıya göre “entelektüel” tek “l” ile yazılır. Yani boş yere,  metinlerindeki kelimeleri inatlaşarak düzeltmeye çalışmasına gerek yok.

Kendisiyle aynı gazetede yazan Serdar Turgut, aynı gün yayımladığı köşe yazısının başlığını “Entelektüel Harakiri” koymuş.

Serdar Bey’e bir tebrik, Murat Bey’e bir cıkcık!

 

Kaynaklar:

– Murat Bardakçı’nın bahse konu köşe yazısı: http://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/1121130-entellektuel

– Serdar Turgut’un ilgili köşe yazısı: http://www.haberturk.com/yazarlar/serdar-turgut-2025/1121133-entelektuel-harakiri

– TDK’ya göre “entelektüel”in anlamı: http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.55e0c7a6e3ead5.37990948

entelektüel

Murat Bardakci ve entelektüel

Bülent Erandaç ve Tuğrul Türkeş Güzellemesi

Bülent Erandaç, 28 Ağustos 2015 tarihinde Takvim Gazetesi’nde yayımlanan köşe yazısında, Tuğrul Türkeş’e güzelleme yapmış ama çok bilindik bir gerçeği göz ardı ederek hata etmiş.

 “1997’de babası Alparslan Türkeş’in ölümü üstüne MHP’yi omuzlayan, Devlet Bahçeli’nin yanında yer alarak davaya hizmet etmiş bir adamdır” diyen Erandaç, Tuğrul Türkeş’in babası Alparslan Türkeş’in vefatının ardından Devlet Bahçeli ile 1997 yılında gerçekleşen 5. MHP Olağan Kongresi’nde giriştiği MHP Genel Başkanlığı çekişmesini kaybettiğini unutmuş. Sadece bununla kalmayıp 1998 yılında Aydınlık Türkiye Partisi’ni kurduğunu, 2002 Genel Seçimleri’nde DYP ile koalisyon yaparak DYP’nin baraj altında kalması nedeniyle milletvekili seçilemediğini, 2007 seçimlerinden sonra MHP’ye tekrar yaklaşmaya başladığını ve partisini feshedip 2010 yılında MHP’ye katıldığını ise tamamen unutmuş olmalı.

Yoksa, neden gerçekleri çarpıtmak istesin ki? (!)

 

Kaynak:

– Bülent Erandaç’ın bahse konu yazısı: http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/erandac/2015/08/28/milli-adam-tugrul-turkes

Hatice Karahan ve Küresel Ticaretteki Daralma

Hatice Karahan, 28 Ağustos 2015 tarihinde Yeni Şafak Gazetesi’nde yayımlanan “Ticaret Batıyor mu” başlıklı köşe yazısında, küresel ticaret büyümesindeki düşüşe odaklanmış. Küresel ticaretteki büyüme, 2008-09 küresel mali krizinden bu yana en yüksek seviyelerde; ancak, Hatice Hanım küresel ticaret büyümesine vururken yanlışlıkla öldürmüş.

“Dünya Ticaret Örgütü WTO, Haziran verilerini açıkladı ve böylece yılın ilk yarısındaki o nahoş görüntü tescil edilmiş oldu. Buna göre; Ocak-Haziran döneminde küresel ihracat yıllık %10,7, ithalat ise %12,9 daraldı. Bırakın çift haneyi, global ticarette uzun süredir bir düşüş bile görmeyi unutmuştuk” demiş Hatice Hanım. Ancak, ya verileri derlediği kaynak yanlış ya da verileri yanlış okumuş. Çünkü, 2009 yılında küresel krizin % 9 daraldığını düşündüğümüzde, Hatice Hanım’ın bahsettiği şekilde küresel ticarette toplam yaklaşık % 10’luk (10,7+12,9) bir düşüş olsa, küresel krizin feriştahını çoktan gözlemlemiş olurduk.

Öncelikle, Haziran verilerini son dönemde DTÖ değil, Dünya Ticaret Monitörü’nü (World Trade Monitor) hazırlayan Hollanda İktisadi Politika Analizi Bürosu (the Netherlands Bureau for Economic Policy Analysis) tarafından açıklandı.

Dünya Ticaret Monitörü verilerine göre küresel ticaret 2015 yılı ikinci çeyrekte (2015Ç2) bir önceki çeyreğe (2015Ç1) göre % 0,5, 2014 yılı ikinci çeyreğe (2014Ç2) göre ise % 1,1 daraldı. 2015Ç1 ise 2014 yılı son çeyreğine (2014Ç4) göre, % 1,5 daraldı. Bu rakamlardan hareketle, yılın ilk yarısında Hatice Hanım’ın bahsettiği gibi bir düşüşün gözlemlenmesi mümkün değil. Yoğun şekilde araştırmamıza rağmen, Hatice Hanım’ın elde ettiği verilere ulaşamadık.

Küresel ticaret yılın 6 ayında 2009’dan bu yana en sert düşüşünü kaydetti. Ancak, rakamları doğru okumak gerek.

–  Hollanda İktisadi Politika Analizi Bürosu’nun duyurusu: http://www.cpb.nl/sites/default/files/cijfer/CPB%20World%20Trade%20Monitor%20June%202015/cpb-world-trade-monitor-june-2015.pdf

– Konuyla ilgili bir haber: http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1821394-kuresel-ticaret-krizden-bu-yana-en-kotu-seviyelerde

– Konuyla ilgili FT haberi: http://www.ft.com/intl/cms/s/2/fe1df514-4b43-11e5-b558-8a9722977189.html#axzz3k5WSysrB

– 2009 küresel ticaret büyümesine ilişkin DTÖ basın duyurusu: https://www.wto.org/english/news_e/pres09_e/pr554_e.htm