Nazlı Ilıcak ve Mevlana’dan Sallama Vecizeler

Nazlı Ilıcak’ın 1 Mart 2010 tarihinde Sabah Gazetesi’nde yayınlanan “Mevlana’dan” başlıklı köşe yazısında yaptığı Mevlana aforizmaları derlemesinde düştüğü hata ibretlik.

 SONSUZ bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım. 
 Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum. 
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi... Ağladım. 
 Yaşamayı öğrendim. Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim. 
 Zamanı öğrendim. Yarıştım onunla... Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim... 
 İnsanı öğrendim. Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu... Sonra da her insanın içinde, iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim. 
 Sevmeyi öğrendim. Sonra güvenmeyi... Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu, sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim. 
 İnsan tenini öğrendim. Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu... Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim. 
 Evreni öğrendim. Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim. Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim. 
 Ekmeği öğrendim. Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini. Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim. 
 Okumayı öğrendim. Kendime yazıyı öğrettim sonra... Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana... 
 Gitmeyi öğrendim. Sonra dayanamayıp dönmeyi... Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi... 
 Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta... Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım. Sonra da asil yürüyüşün, kalabalıklara karşı olması gerektiğini kavradım. 
 Düşünmeyi öğrendim. Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim. Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim. 
 Namusun önemini öğrendim evde... Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu; gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim. 
 Gerçeği öğrendim bir gün... Ve gerçeğin acı olduğunu... Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim. 
 Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim. 
(Mevlana'dan bu satırları gönderen Feride Çavuşoğlu'na teşekkürler)

Feride Çavuşoğlu Nazlı Ilıcak’ı fena oyuna getirmiş.

Ilıcak’ık Mevlana’nın sözü diyerek alıntı yaptığı yazı halbu ki dönemin Milliyet Gazetesi yazarı Can Dündar’a ait.

nazli-ilcak-in-kose-yazisinda-inanilmaz-hata

Nazlı Ilıcak’ın alıntıladığı metin, Can Dündar’ın Milliyet Gazetesi’nde 16 Haziran 2008 tarihinde yayınlanan “Hayattan ne öğrendim” başlıklı yazısının birebir aynısından başka bir şey değil.

Kaynak: Milliyet Gazetesi’nin “Nazlı Ilcak’ın köşe yazısında inanılmaz hata!” başlıklı haberi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir