“Ekmek Bulamıyorlarsa Pasta Yesinler” Sözü Efsanesi ve Köşe Yazarları

Fransızca orjinali “S’ils n’ont pas de pain, qu’ils mangent de la brioche“, İngilizce karşılığı “If they don’t have bread, let them eat cake” olan, dilimize “ekmek bulamazlarsa, pasta yesinler” ya da “ekmek yoksa pasta yesinler” şeklinde çevrilen bu ünlü söz, Fransa Kraliçesi ve 16. Louis’in eşi Marie Antoinette’e sıklıkla atfedilir.

Hikaye odur ki, Fransa’da yapılan un zamları sonucunda ekmek kıtlığı oluşur ve Fransız kadınlar Kral ve Kraliçe’nin ikamet ettiği Versay sarayına yürürler.  Hadiseyi gören Kraliçe, ne olup bittiğini sorar. “Ekmek istiyorlar” yanıtıyla Durumu öğrendiğinde ise ünlü vecizeyi aktarır.

Ancak sanılanın aksine bu söz aslında Marie Antoniette’nin ağzından çıkmamıştır.

  • Büyük ihtimalle, Fransız Devrimi’ne giden süreçte halkın tepkisini çeken harcamaları ve yaşantısı nedeniyle kendisini kötülemek niyetiyle Marie Antoinette’e mâl edilmiştir. Halkın yoksulluktan kıvrandığı dönemde şatafatlı bir hayat yaşadığı düşünülen Kraliçe Antoniette, Fransız Devrimi’nin ardından 1793’te idam edilmiştir.
  • Söylediğine dair bir kanıt ya da tanık bulunmamaktadır.
  • İfade ilk kez Jean Jacques Rousseau’nun İtiraflar (Confessions) adlı kitabında geçer. 1767’de tamamlanan İtiraflar’ın 6. cildinde Rousseau, yaşanan kıtlık karşısında ünlü bir prensesin (a great princess) bu ifadeyi kullandığını belirtmişti. Rousseau’nun bu deyişi daha sonra devrimcileri etkilemişti. Bu kullanım, daha sonra akıllara Marie Antoniette’yi getirmiş olabilir. Ancak, bu durum doğru olamaz. Çünkü, 1755 yılında doğan Marie Antoniette 1767 yılında sadece 12 yaşındaydı ve büyük bir prenses değildi.  Rousseau’nun iddiasını inceleyenler, Rousseau’nun Marie Antoniette’den daha önce yaşamış olan başka bir prensesi kastettiğini düşünmektedirler.
  • John Lloyd ve John Mitchinson’ın Cahillikler Kitabı’nda (2006: 35) aktardığı üzere bu söz, 1760’tan itibaren aristokratik çürümenin bir tasviri olarak kullanılmaktaydı ve Rousseau da bu sözü daha 1740’ta duyduğunu ifade etmekteydi.
  • Aradan geçen bu süre de durumu ortaya koymaktadır. Les Guêpes adlı derginin 1843 yılındaki bir sayısında Fransız yazar Jean-Baptiste Alphonse Karr, bu sözü ilk kez 1760 yılında yayınlanan bir kitapta gördüğünü ve Marie Antoniette’ye ait olamayacağını yazmıştır.
  • Sözün Marie Antoniette’ye ait olduğuna dair yazılı kaynaklarda iddia, Fransız Devrimi’nin 50 yıl sonrasında görülmüştür.
  • Marie Antoinette’nin bu sözü söylemiş olma ihtimali, ekmek kıtlığına dair günlüğüne aldığı şu not ile azalmaktadır: “Kendi bahtsızlıklarına rağmen bizlere böylesine iyi davranan bu insanları gördükçe, onların mutluluğu için kesinlikle daha sıkı çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu gerçeği Kral da görmektedir. Kendi adıma konuşmam gerekirse, taç giydiğim günü -yüz yıl bile yaşasam da- hayat boyu unutmayacağım.
  • İddia edilen vecizenin Fransızca orjinalinde geçen kelime, bir tür Fransız ekmeği olan “brioche”dur. Türkçe’de “tatlı çörek” anlamına gelmektedir. Terayağlı ve yumurtalı bir tür tatlı ekmektir. Yani, sözün aslında “pasta” ifadesi geçmemektedir. Dilimize çevrilirken “pasta”ya dönüşmüştür. Bu durumun bir örneği İngilizce çevirisinde de görülmektedir. Bahse konu sözün İngilizce çevirisinde “brioche”, “cake” yani “kek” şeklinde geçmektedir. Bu durum  aslında iddia edilen sözün yanlış kullanımının ve anlaşılmasının en temel nedenlerinden biridir. Sözün orjinali bu açıdan değerlendirildiğinde, Marie Antoniette’nin aslında iyi niyetli bir şekilde bu ifadeyi kullanmış olabileceği bile düşünülebilir.

Şimdi bu sözü Marie Antoniette’ye atfeden köşe yazarlarına bakalım:

Yavuz Bahadıroğlu’nun Yeni Akit Gazetesi’ndeki “Ekmel mi, ekmek mi, pasta mı?” başlıklı 19 Temmuz 2014 tarihli yazısından:

"Fransa İmparatoru haşmetlü XVI. Louis’in (Lui) eşi… Fransa Kraliçesi… Yoksulları kastederek: “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” demesiyle ünlü. Hikâye şu: İmparator XVI. Louis’nin taç giydiği günlerde, Paris’te ekmek kıtlığı doruğa ulaşmış. Açlık kasıp kavuruyormuş. Halk nihayet dayanamayıp isyan etmiş. “Ekmek isteriz!..” diye bağıra bağıra Paris sokaklarına akmışlar. Hayatında ekmek kavgası vermemiş Kraliçe Mari Antuanet, gürültüyü duyunca çevresine sormuş: “Ne istiyorlar?” “Ekmek” diye cevap vermiş çevresi, “Paris’te aylardır ekmek bulunamıyor.” Kraliçe, o meşhur sözünü işte o zaman söylemiş; “Qu’ils mangent de la brioche”!.. Yani, “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!”"

Emin Pazarcı’nın Takvim Gazetesi’ndeki 16 Eylül 2009 tarihli “Programlar kötü ama koridorlar pırıl pırıl” başlıklı yazısından:

"16. Louis'nin taç giyme töreni sırasında Paris'teki ekmek kıtlığı had safhaya ulaşmıştı. Fransa Kraliçesi ve Avusturya Düşesi Marie Antoinette de duruma el koyup, "Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" demişti! Marie Antoinette'in o sözleri, tarihe geçti…."

Ruhat Mengi’nin Vatan Gazetesi’ndeki 4 AĞustos 2007 tarihli “Göbek adınız “Marie” miydi Bay Gökçek?” başlıklı yazısından:

"Şimdi maalesef, beklenen son gelince aynı Gökçek, Fransa Kraliçesi Marie Antoinette’in “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” sözü misali Ankara ahalisinin başka şehirlere misafirliğe gitmesini istiyor."

Yeni Asır Gazetesi’nden Gönül Soyoğul’un 7 Kasım 2001 tarihli “Ekmek yok, pasta yiyin!” başlıklı yazısından:

"1789 Fransız ihtilali deyince, ilk akla gelen anektodlardan biri de, Kraliçe Marie Antoinette'in, "halk yiyecek ekmek bulamıyor" sözüne verdiği yanıttır: "Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!" Muhtemelen; aç Fransız halkıyla dalga geçmek için değil, gerçeklerden uzak yaşadığı, hayatı, oturduğu sırça sarayın dar penceresinden gördüğü için "ekmek yerine pasta yesinler" diyen Antoinette'i ve "giyotinle" sona eren yaşamını; gazeteleri okurken anımsadım."

Ahmet Örs’ün Sabah Gazetesi’ndeki 21 Ocak 2007 tarihli “Ekmek yoksa pasta yesinler” başlıklı yazısından:

 "'Avrupa Tarihinde Ekmek' bölümünde Fransız İhtilali'nde ayaklanmayı başlatan Kraliçe Marie Antoinette'in, yoksul halk için, "Ekmek yoksa pasta yesinler," sözünden, İngiltere'de lord' unvanının 'hlaford', yani yiyecek sağlayan'; 'lady' unvanının ise 'hlaefdige' yani 'hamur yoğurucu' sözcüklerinden kaynaklandığı gibi nice ilginç ayrıntı yer alıyor."

Fatma Nur Zengin’in Yeni Asya Gazetesi’ndeki “Hapse düşüren teknoloji ve diğerleri” başlıklı 13 Mayıs 2008 tarihli yazısından:

"Bekleseniz ve sorsanız dahi, “Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler” dediği varsayılan Marie Antoinette’in verdiğinden daha farklı bir cevap alınması beklenmemelidir."

Ercümend Perver’in Samanyolu Haber’deki 10 Ağustos 2017 tarihli “Doktor Bey!” başlıklı yazısından:

"Hani Marie Antoinette’ye atfedilen meşhur bir söz var ya “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” diye."

Müge Akgün’ün Radikal’deki 15 Ağustos 2015 tarihli “Ah bu Canan Karatay” başlıklı yazısından:

"Perşembe sabahı Hürriyet Gazetesi’nde Ayşe Arman’ın köşesinde ‘Bu ülkede ekmek yememe devrimi yapılması gerekiyor’ başlığını görünce bir bu eksikti dedim. Sonunda Karatay Hoca bunu da yaptı. ‘Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler’ diyen Marie Antoinette gibi tarihe geçti!"

Özay Şendir’in Star Gazetesi’ndeki 4 Kasım 2012 tarihli “Kork ve zayıfla” başlıklı yazısından:

 "“Ekmek yoksa pasta yesinler” diyen Fransa Kraliçesi Marie’yi hem tarih hem de tüm insanlık yargılıyor.Peki et yoksa karınca yesinler demeye gelen bugünün dünyasını ne yapacağız? Haksızlığa dair bir not daha, aslında Kraliçe Marie ekmek yok diye ayaklanan halka pasta yemelerini söylememişti. Onun önerdiği Brioş denilen tatlı bir ekmek çeşidiydi ama tarih hükmünü verdi bir kere... Peki bugüne dair hüküm ne olacak sizce?"

Serpil Yılmaz’ın Habertürk Gazetesi’ndeki 21.01.2014 tarihli “Sandberg’in reçetesi kadınlara merhem olur mu?” başlıklı yazısından:

"Kimi yazarlar, toplumsal şartlanmaları yıkmaları için kadınlara görev yükleyen ve yıllık geliri 30 milyon doları aşan Sandberg'i, "Ekmek yoksa pasta yiyin" diyen Maria Antoniette'ye benzetecek kadar acımasız eleştiriler yönelttiler."

Selim Kotil’in Yeni Mesaj’daki 14 Ağustos 2012 tarihli “Sütü de bozdular” başlıklı yazısından:

"Fransızlara “ekmek yoksa pasta yiyin” diye o hanımdan farkı ne."

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*