Kürşat Bumin’in Mehmetçiğin Anlamına Dair Hataları

Kürşat Bumin, Diken‘deki “‘Şehitlik’ ve ‘Mehmetcik’e dair” başlıklı 24 Haziran 2016 tarihli yazısında, Türk askerine sevgi duygusuyla verilen Mehmetçik adının anlamı ve geçmişine dair hatalara gark olmuştu.

Özetleyecek olursak, Kürşat Bumin “Mehmetçik” ifadesinin son dönemin icadı olduğunu ve tarihi bir arka planının olmadığını iddia ediyor. Ancak, durum iddia ettiği gibi değil. Yazısından parçalarla ortaya koyalım:

"‘Mehmetcik’ sözcüğünün etimolojisine ilişkin fasıla gelince: Ecdadımızın askerini ‘Küçük Muhammed’ anlamına gelen ‘Mehmetcik’ diye adlandırdığını kim söylemiş? Hangi tarihçi, hangi dilbilimci , hangi bilirkişi?"

İsminde bizatihi Mehmetçik ifadesi yer alan Vakıf da Mehmetçik adının geçmişine dair şu açıklamayı 30. Yıl Özel Yayınında yapıyor:

  • İslam dini benimsendikten sonra uluslar üzerinde özellikle bu dinin peygamberi olan Hz. Muhammed’e karşı bir hayranlık oluşmuştu.
  • Oluşan bu hayranlık üzerine insanlar doğan erkek çocuklarının birçoğuna “Mehemmed” ismini vermişlerdir.
  • “Mehemmed” isminin verilmesinin altında yatan neden olarak da İslam peygamberi Hz. Muhammed’in kutsallığının zedelenmemesi fikri yatmaktadır. Bu isim daha sonra “Mehmet” şekline dönüşecektir.
  • “Mehmetçik” kelimesinde “Mehmet” kelimesine”- çik” eki gelmiştir. Bu ek askerlerimize kelimeye sevgi anlamını kazandırmaktadır.

Bu hususta araştırma yapanlara dair bir örneği, Mehmetçik Vakfı’nın bahse konu yayınında yapılan atıftan alıntılayarak “yazar, araştırmacı ve öğretmen” Zeki Teoman olarak verebiliriz.  Zeki Teoman’ın “Çanakkale 1915” adlı derginin Aralık 2009 (Sayı: 4) sayısında Mehmetçik adının anlamına ilişkin bir yazısının yer aldığı belirtiliyor. TSK bünyesinde çıkarılan Silahlı Kuvvetler Dergisi de bu hikayeyi yayınlamış.

Dergideki Mehmetçiğin anlamına ve tarihine ilişkin ilgili bölüm şu şekilde:


Ocak 1912’de Tobruk Savaşı’nda bir subayın yanında çarpışan Mehmet isimli asker şehit düştü. Yanı başındaki onbaşı subaya dönüp;

-“ Kumandan, Mehmet şehit oldu” diye bağırdı…

Subay da; -“ Vah Mehmetçik, vah… Yazık oldu Mehmetçiğe… Allah yardımcısı olsun” diye söylendi dudakları arasından…

Subayı duyan diğer askerler, şehit olan arkadaşlarının adını “ Mehmetçik” sanarak;

-“ Mehmetçik şehit düştü, Allah rahmet eylesin” diye bağrıştılar.

Aralarındaki Arap askerler de dilleri dönmediğinden “ Muhammetçik, Muhammetçik şehit oldu” diye tekrarladılar…

“Mehmetçik” adı, böylelikle ağızdan ağza gerilere kadar ulaştı. Gerilerde bir çadırda çalışan alay yazıcısı, önündeki deftere “İlk şehidimiz Mehmetçik” diye yazdı. O gün, dokuz saat süren savaşta yaralanan, şehit düşen, gazi olan ama adı bilinmeyenlerin hepsine “Mehmetçik” denildi…

Subaylar emirlerindeki yiğit erleri anarken;

-“Mehmetçik güzel savaştı…”

-“Mehmetçik yiğitliğini gösterdi…”

-“Yaşasın Mehmetçik…” gibi övgü dolu sıfatlarla söz ettiler onlardan…

Öte yandan, karşılıklı siperlerde çarpışırken kulaklarına gelen bu ismi düşmanlar da kanıksamıştı. Günlüklerine ”Mehmetçik bugün hücum etti”, “Mehmetçik’e yenildik” veya “Mehmetçik bu kez başarılı olamadı…” gibisinden notlar düştüler günlüklerine…

Artık ister kendi içimizde olsun, ister düşmanlarımız arasında, Türk askerine Mehmetçik deniyordu. İtalyanlar, Balkan Savaşı’nda kışkırttıkları ulusları uyarırken hep “Mehmetçik” adını kullanmışlardı. Balkan devletleri de haberleşmelerinde hep “Mehmetçik”ten söz ettiler.

Diğer yandan, Trablusgarp’tan dönen askerlerimiz de “Mehmetçik” adını tüm Türk coğrafyasına yaydılar. Birinci Dünya Savaşı’na girdiğimizde, “Mehmetçik” adı artık Türk askerinin genel adıydı. Bu, Kurtuluş Savaşı’nda da böyle devam etti. Artık “Mehmetçik” tüm dünyada Türk askerinin adı olmuştu.”


TSK, Mehmetçik Vakfı, Silahlı Kuvvetler Dergisi, Mehmetçik adının geçmişine dair 1912 yılını referans gösteriyor.

"Şiirlerinde ‘şehitler’e çok yer ayırmış şairlerin başında gelen Mehmet Akif Ersoy’un ‘Mehmetçik’ sözcüğünü kullanmaması dikkate değer değil mi?"

Mehmet Akif Ersoy, Mehmetçik ifadesini şiirlerinde kullanmıştı. “Çanakkale Şehitlerine” adlı şiirini inceleyecek olsaydı Kürşat Bumin, “Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına; Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına” dizelerini görecekti. Yani neymiş? 1914 yılında dahi Türk askeri Mehmetçik olarak çağrılıyormuş.

"‘Mehmetçik’ sözcüğünü Atatürk’ün kullandığı da şüphelidir. Atatürk 1934’de (Çanakkale) Gelibolu’yu ziyaret eden ‘yabancı şehit’ yakınlarına hitap ederken ‘Mehmetçikler’ mi yoksa ‘Mehmetler’ sözcüklerini kullanmıştır? ‘Mehmetçik’ sözcüğü henüz tedavülde olmadığına ve metinde ‘Coniler’den de söz edildiğine göre, ‘Mehmetler’ demiş olsa gerek."

1934 yılında, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin yıldönümü nedeniyle düzenlenen törenlerde yaptığı konuşmada Atatürk, Anzaklara hitaben “Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız.demişti. “Sizler, Mehmetle yan yana, koyun koyunasınız” dediğine dair tek bir kaynağa rastlayamadık.

Mehmetçik atfı tedavüldeydi. Mehmet Akif Ersoy dahi kullanıyordu bu sözcüğü.

TSK Mehmetçik Vakfı ve TSK bünyesinde çıkarılan Silahlı Kuvvetler Dergisince yayınlanan Mehmetçik isminin nereden geldiğine dair bu hikaye de bir işaret.

“Demiş olsa gerek” ile yazı yazılmaz. Elinde kanıt, bilgi, belge yoksa “sallamasyon” ile iddia ortaya koyulmaz.

Hadi bahsettiği sözü geçtik, Atatürk’ün aşağıdaki vecizelerinde de Mehmetçik atfı mevcuttur. Ya bunlara ne demeli?

“Mehmetçik, o ne elmastır o! Mehmetçik, dünyanın en yiğidi Mehmetçik”  (1925 (İsmail Habib Sevük, Atatürk İçin, s. 101))

“Mehmetçiğimizi anmak için büyük, çok büyük anıtlar yapmalıyız; fakat bu, bir zaman ve imkân sorunudur. Ancak, sizi rahatlatmak için söyleyeyim ki, bu toprakların Türk sınırları içinde kalmasıyla, Mehmetçik en büyük anıtı kendisi kurmuştur” (1935 (Afetinan, Atatürk Hakkında H.B., s. 159))

"Yani, ‘Mehmetcik’ de ulus-devlet inşa sürecinin bir ürünü olmasın?"

Sen endişelenme. Öyle bir çabanın ürünü değil. Ulus devlet inşası öncesinde kullanılıyordu.

"Oysa –tam tersine– fazla emek istemeyen bir küçük araştırma, ‘Mehmetcik’in yakın tarihin bir icadı olduğunu kolaylıkla ortaya koyacaktır."

Fazla emek istemiyor gerçekten bu araştırmayı yapmak. Kürşat Bumin yapmamış ama küçük bir çaba dahi iddiasını çürütmeye yetiyor. Keşke o da yapsaydı.

Şunu biliyoruz ki, Mehmetçik ifadesi 1914 yılında kullanımdaydı. 1912 yılında kullanılmaya başlanıp başlanmadığına ilişkin yukarıdaki yazıda bahsedilen Alay Defteri şüphesiz bu iddianın tamamen kanıtlanması adına en büyük delil olacaktır. Genelkurmay arşivlerinde de kapsamlı bir araştırma gerekli.