İsrail’in Dilediği İlk Özür ve Köşe Yazarları

Daha önce Malumatfuruş’ta dile getirmiştik, İsrail tarihinde ilk kez Mavi Marmara hadisesi nedeniyle Türkiye’den özür dilemedi. İsrail Devleti, kurulduğundan bu yana askeri ya da kolluk harekâtları nedeniyle yol açtığı tahribat nedeniyle birçok defa “resmi” özür diledi.

Köşe yazarlarının yapmaktan imtina ettiği basit bir internet taraması aşağıdaki özürleri gösteriyor:

***

Bu özürlerden tespit edilebilenler şu şekildedir:

  • İsrail’in Arjantin’den Özür Dilemesi (1960)[1]: BM Güvenlik Konseyi’nin kınadığı Adolf Eichmann’ın Arjantin’den kaçırılması hadisesinin ardından İsrail Arjantin’den özür dilemişti.
  • İsrail’in ABD’den Özür Dilemesi (Liberty Vakası) (1967)[2]: İsrail askeri güçlerinin 8 Haziran 1967 günü Doğu Akdeniz’de uluslararası sularda bulunan ABD gemisi Liberty’e saldırması sonrasında İsrail ABD’den özür dileyerek 12 milyon dolar tazminat ödemişti.
  • İsrail’in Norveç’ten Özür Dilemesi (Lillehammer Olayı) (1996)[3]: Mossad ajanlarının Fas Asıllı Norveçli Ahmed Bouchikhi’yi 1972 Münih Olimpiyatları saldırılarının planlayan Filistinlilerle karıştırarak öldürmesi nedeniyle tazminat önermiş ve özür dilemiştir.
  • İsrail’in ABD’den Özür Dilemesi (1985)[4]: ABDli askeri analist Jonathan Polard’ın İsrailli istihbarat servisi Lakam’a istihbarat sızdırırken yakalanması nedeniyle Pollard ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış ve olay nedeniyle İsrail ABD’den özür dilemişti.
  • İsrail’in İsviçre’den Özür Dilemesi (1998)[5]: Lübnanlı Hizbullah militanının İsviçre’deki telefonlarını dinlerken yakalanan ve para ve hapis cezasına çarptırılan İsrailli ajanlar nedeniyle özür dilemişti. Olayın ardından Mossad Başkanı Danny Yatom istifa etmişti.
  • İsrail’in Yeni Zelanda’dan Özür Dilemesi (2004)[6]: Yeni Zelanda’ya sahte pasaportla giriş yapmaya çalışan ve Mossad’la irtibatlı olduğu sanılan 2 İsrail vatandaşının 6 ay hapis cezasına çarptırılmasının ardından Yeni Zelanda protesto ile İsrail ile ilişkileri dondurmuştu. İsrail’in 2005 yılında gelen özürüyle birlikte ilişkiler yeniden tesis edilmişti.
  • İsrail’in Beatles’tan Özür Dilemesi (2008)[7]: İsrail Dışişleri Bakanlığı, İngiliz Beatles Müzik Grubu’ndan 43 yıl önceki konserlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle özür dilemişti.
  • İsrail’in BM’den Özür Dilemesi (2009)[8]: İsrail Savunma Bakanı, dönemin BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’dan İsrail ordusunun Gazze’deki BM Yardım Kampını bombaladığı için özür dilemişti.
  • İsrail’in Mısır’dan Özür Dilemesi (Ağustos 2011)[9]: 8 İsrailli askerin ve 30 sivilin ölümüne yol açan Eilat saldırısının ardından İsrail ordusu tarafından yürütülen operasyonda öldürülen 3 Mısırlı asker için İsrail’in Kahire Büyükelçisi Shalom Cohen tarafından özür dilenmiş ve konuya dair İsrail-Mısır ortak araştırma gücü kurulmuştur.

[1] The Jerusalem Post (2010). “Adolf Eichmann in Buenos Aires 2010”, www.jpost.com/Opinion/Op-Ed-Contributors/Adolf-Eichmann-in-Buenos-Aires-2010

[2] Arlington National Cemetery. “William Loren McGonagle”, www.arlingtoncemetery.net/wlmcgon.htm

[3] Reuters (2010). “Factbox: A brief history of Israeli espionage scandals”, www.reuters.com/article/us-uae-hamas-israel-factbox-idUSTRE61G2RQ20100217

[4] Reuters, age.

[5] Reuters, age.

[6] Reuters, age.

[7] Ynetnews (2008). “Israel apologizes to The Beatles”, 28 Ocak 2008, www.ynetnews.com/articles/0,7340,L-3499557,00.html

[8] Hürriyet Daily News (2009). “Israel apologizes for UN refugee agency strike, as army advances”, 15 Ocak 2009.

[9] IMEMCnews (2011). “Israel Apologizes To Egypt For Killing Three Of Its Soldiers”, imemc.org/article/61861/

***

İsrail Türkiye özür

İsrail’le ilişkilerin normalleşmesi ile birlikte bu hata tekrar zuhur etti gazete köşelerinde. Bakalım kimler bu hataya düşmüş:

Hilal Kaplan, daha önce Yeni Şafak Gazetesi’nde 21 Aralık 2015 günü yayınlanan “İsrail-Türkiye Anlaşmasında Son Durum” başlıklı köşe yazısında yaptığı hatayı Sabah Gazetesi’nde 28 Haziran 2016 tarihinde yayınlanan “Gazze’den çok Gazze’ciler” başlıklı yazısında tekrarlamış:

"Malumunuz, Mart 2013'te, İsrail Başbakanı Netenyahu, Başbakan Erdoğan'ı arayıp Mavi Narmara saldırısından ötürü özür dilemişti. Bu, yani yabancı bir devletten özür dilemek, İsrail tarihindeki bir ilkti."

Kenan Alpay, Yeni Akit Gazetesi’nde 23 Haziran 2016 günü yayınlanan “İsrail ve Rusya’yla Nasıl Anlaşılır?” başlıklı yazısında bu hataya atlamadan edememiş:

"Askeri işbirliği, ticari ayrıcalıklar, ortak tatbikatlar, stratejik işbirliği, istihbarat paylaşımı dâhil İsrail’e tanınan bütün ayrıcalıklar kısa bir süre içerisinde AK Parti Hükümeti tarafından iptal edildi. Nihayet Amerika ve Avrupa’nın ısrarıyla İsrail ilk defa işlediği cinayetlerden ötürü özür diledi ve tazminat ödemeyi kabul etti."

İnternethaber’de köşe yazısı yazmadık konu bırakmayan Süleyman Özışık’ın 27 Haziran 2016 tarihli “İsrail’le neden ve nasıl anlaştık?” başlıklı yazısından:

"1 - İsrail'in özür dilemesi... Bu maddeyi kuru bir özürden ibaret görmeyin. Yani bu basit bir "Pardon" meselesi değildir. İsrail, kurulduğu tarihten bu yana ilk kez bir ülkeden resmi olarak özür diliyor."

Ersoy Dede’nin Aktüel’de 27 Haziran 2016 günü yayınlanan “İsrail’den İstediğimizi Aldık” başlıklı yazısından:

"- İsrail tarihinde ilk defa bir başka devletten özür diledi.."

Ömer Turan’ın Avaz Türk’te 27 Haziran 2016 tarihinde yayınlanan “İsrail ilk kez diz çöktü” başlıklı yazısından:

"Türkiye zerre kadar geri adım atmadı; Apolgy yani özür tabiri olacak ve resmi yazı şeklinde olacak dedi ve bunda diretti. Türkiye’nin ve Erdoğan’ın bu çelik iradesi karşısında İsrail geri adım attı ve tarihinde ilk kez özür diledi, hem de resmen."

Hasan Öztürk’ün Yenişafak Gazetesi’nde 28 Haziran 2016 tarihinde yayınlanan “Lice’de uyuşturucu tarlaları, Akdeniz’de ormanlar yanıyor” başlıklı yazısından:

"Mavi Marmara şehitlerinin kanı yerde kalmamıştır. Zira şımarık İsrail tarihinde ilk kez özür dilemiş, tazminat ödemeyi kabul etmiştir. Abluka kısmen kırılmıştır."

Fuat Uğur’un Türkiye Gazetesi’nde 28 Haziran 2016 günü yayınlanan “İHH’nın sıkıntısı ve yalanın daniskası” başlıklı yazısından:

"1-Üç kez tüm Arap dünyasını yenilgiden yenilgiye uğratan, bırakın onu, arkasındaki güçlü Yahudi lobisi ve ABD desteği sayesinde Dünya’ya kafa tutan İsrail, kurulduğu günden beri ilk kez bir devletten özür diledi."

Milat Gazetesi’nden Seyfi Uzunkök’ün 28 Haziran 2016 tarihli “Coca Cola için” başlıklı yazısından:

"İsrail ile yapılan anlaşmada Müslümanlara yönelik önemli kazanımlar var: * İsrail, tarihinde ilk kez yabancı bir devletten özür diledi… * Tazminat ödemeyi kabul etti…"

Markar Esayan’ın Akşam Gazetesi’nde ve Serbestiyet’te 28 Haziran 2016 günü yayınlanan “Gazze filosunun amacı bu değil miydi?” başlıklı yazısından:

"İsrail ile Gazze konusundaki mutabakat, 26 Haziran pazar günü Roma’da sonuçlandırıldı.


- İsrail, Mart 2013’te Türkiye’nin ilk talebini karşılayarak tarihte ilk kez yabancı bir devletten özür dilemişti. Mutabakat kapsamında Türkiye’nin diğer iki şartı da kabul edildi. İsrail, Mavi Marmara saldırısında hayatını kaybedenlerin ailelerine tazminat ödemeyi ve Türkiye’nin Gazze’deki insani duruma müdahalesini kabul etti."

Burak Kıllıoğlu’nun Milli Gazete’de 28 Haziran 2016 günü yayınlanan “Katille anlaşmak!” başlıklı yazısından:

"Türkiye ile İsrail’in anlaştığı haberlerinin ardından, bunu müthiş bir şeymiş gibi sunmaya çalışanlar ısrarla “İsrail’in Mart 2013’te, tarihte ilk kez yabancı bir devletten özür dilediği” gibi bir saçmalığı pompalamaya başladılar. Ezikliğe bakın! İsrail’i artık nasıl gözlerinde büyütüyorlarsa, “tarihte ilk kez” özür diledi diye övünç duyuluyor! Bu arada, bu bahsi geçen özrü “resmi” olarak da gören olmadı tabii."

Star Gazetesi eski yazarlarından Sedat Laçiner, uluslararası ilişkiler alanında ettiği kelâmlar ve yazdığı satırlara rağmen, 24 Mart 2013 tarihinde yayınlanan “İsrail’in özrü ve barış süreci” başlıklı yazısında bu hatadan geri kalmamış:

"İsrail’in özür dilemesi, tazminat talebini kabul etmesi ve Gazze üzerindeki ablukanın kaldırılması ikili ilişkilerin ötesinde bölgesel sonuçlar doğuracaktır. İsrail’in tarihinde ilk defa özür dilediği, böyle bir tavrı Batılı ülkelere karşı dahi göstermediği düşünülecek olursa özrün ilk sonucu prestij kazanmaktır."

Murat Yetkin, Radikal Gazetesi’nde 23 Mart 2013 tarihinde yayınlanan “İsrail özrünün perde arkası” başlıklı yazısında kendisinden beklenmeyecek bu hatayı yapmıştı:

"Kıssadan çıkacak hisse şu: Haklılığınıza inanıyorsanız ve kararlı durursanız kazanırsınız. Erdoğan’ın İsrail politikasında kararlı durması başarıyla sonuçlanmıştır. Dahası, İsrail 1948’deki kuruluşundan bu yana ilk defa askeri bir eyleminden dolayı özür dilemiştir."

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*