IMF’ye 5 Milyar Dolar Borç Taahhüdü ile Fiili Kredi Sunumunu Karıştıran Köşe Yazarları

Uluslararası Para Fonu’na, kısaca IMF’ye 5 milyar dolar borç verilmesi hususunda da teknik detaya halim olunmaması ve siyasi söylem karmaşası altında kalınması nedeniyle muğlaklık oluştu ve bir yanlış algı belirdi. Türkiye, IMF’ye 5 milyar dolar tutarında borç taahhüdünde bulundu; ancak ve ancak IMF kaynaklarının belirli bir seviyenin altına inmesi tutarında çağrılabilecek bu tutar IMF tarafından talep edilmediği için fiili açıdan IMF’ye borç verilmedi.

Kredi taahhüdüne ilişkin arka planı kısaca aktaracak olursak;

  • 19 Haziran 2012’de Meksika’nın Los Cabos şehrinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesinde aralarında ülkemizin de bulunduğu G20 üyesi ülkeler,  küresel finansal istikrara katkı amacıyla IMF kaynaklarının güçlendirilmesi için kaynak taahhüdünde bulunma niyetlerini bildirgede açıkladı.
  • (2017 yılı Ekim ayı kurlarıyla) 40 IMF üyesi toplam 450 milyar dolarlık kaynak taahhüdünde bulundu. TCMB de uluslararası rezervler arasında sayılmak kaydıyla IMF kaynaklarına 5 milyar ABD dolarına kadar katkıda bulunma taahhüdünü resmen internet sitesi üzerinden açıkladı.
  • IMF tarafından belirlenen borç anlaşması hükümlerinde, imzalanan ikili borç anlaşmaları kapsamında kaynak çağrısının ancak ve ancak IMF’nin borç verme kapasitesinin 100 milyar SDR’nin altına inmesi durumunda aktif hale geleceği belirtildi.
  • IMF ile TCMB arasında imzalanan “Tahvil Alım Anlaşması” 17 Ekim 2013 tarihinde yürürlüğe girdi. Söz konusu anlaşmanın son tarihi, 2014 ve 2015 yıllarında birer yıllığına uzatıldı. Böylelikle anlaşmaların vadesi 2020 yılına kadar uzatılmış oldu.
  • IMF’nin kredi kapasitesi belirlenen seviyenin altına düşmediği için ilave borç anlaşmaları kapsamında taahhüt veren ülkelerden kaynak çağrısı olmadı. Söz konusu borç taahhütleri kapsamında günümüze değin hiçbir kullanım yapılmamıştır. Haliyle, Türkiye’nin IMF’ye sunduğu kredi taahhüdü kapsamında herhangi bir kullanım olmamıştır.
  • Özetle; IMF’ye kredi taahhüdü sunduk, kredi vermedik. 

Kredi taahhüdü ile borç verilmesini ayırt edemeyerek hataya düşen köşe yazarlarından tesbit edebildiklerimiz ise şu şekilde sıralanıyor:

Güneş Gazetesi‘ndeki “Bu kubbenin altında hepimiz yaşamaktayız” başlıklı yazısıyla (27 Aralık 2013) Memiş Memişce:

"Şimdi ise ülkemizin bırakın IMF'ye borçlu olmasını, Türkiye IMF'ye 5 milyar dolar borç veren ülke durumuna geldi."

Yeni Akit Gazetesi‘ndeki “Kendi devletine ve vatanına ihanet edenlere ithaf olunur” başlıklı yazısıyla (31 Ocak 2018) Nurettin Veren:

"IMF’ye hiç borcumuz kalmadığı gibi, 5 milyar dolar ayrıca IMF’ye borç verdik."

Takvim Gazetesi‘ndeki “1-2 kişi asılmıyor şükürler olsun” başlıklı yazısıyla (9 Aralık 2012) Bekir Hazar:

"IMF bize girdi, her defasında darbe oldu. Şimdi biz IMF'ye 5 milyar dolar borç verdik. Yani artık... IMF'ye biz giriyoruz.."

İnternethaber.com‘daki “Ülke batıyor, ama kime batıyor!” başlıklı yazısıyla (15 Ekim 2015) Süleyman Özışık:

"İMF'ye borcumuz kalmadığı ve üstüne üstlük 5 milyar dolar borç verdiğimiz için mi?"

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*