Fuat Uğur Lozan Anlaşması Hakkında Yanlış Bilgiler Aktarmış

Fuat Uğur, Türkiye Gazetesinde 29 Nisan 2014 günü yayınlanan “Lozan ihaneti ne zaman konuşulacak?” başlıklı yazısında Lozan Anlaşması hakkında afaki konuşmuş:

"Derin bir nefes alın. Ve nihayet Lozan anlaşmasının 129. Maddesi:
Türkiye Hükümetince verilecek arsalar içinde, özellikle Britanya İmparatorluğu için 3 sayılı haritada gösterilmiş olan Anzak adlı kesim (Arıburnu) de bulunacaktır.
Yanlış okumadınız.
Şu anda, Türkiye sınırları içinde Çanakkale'de İngiliz toprakları var. İşte o düşmana geçit vermemek için on binlerce şehidin verildiği topraklar; Anzak Koyu'ndaki 1500 metrekarelik Arıburnu toprağı İngilizlere verilmiş.
Aklınızdaki soruyu cevaplayayım.
Evet, ben bunu yeni öğrendim.
Ama bu durum, İnönü'yü Lozan kahramanı olarak takdim edip İngilizlere toprak verdiğini gizleyenlerin ortak sorumluluğunu, suçunu görmezden gelmemizi gerektirmiyor."

Belli ki Fuat Uğur Lozan Anlaşmasının orjinalini ya da Türkçe tercümesini açıp okuma zahmetine girmemiş.

Arıburnu’nda bırakılan alan mezarlık kullanımı içindir. Bu alan için de koşullar anlaşmanın ilgili maddesinde belirtilmiştir. Belirlenen kullanma amacından başka biçimde kullanılamayacağına dair bir hüküm içermektedir.

Ki, Lozan Anlaşmasının 128. maddesiyle Türkiye Cumhuriyeti, İngiltere, Fransa ve İtalya’ya mezarlık alanlarını ve anıtların yer aldığı alanları bırakmayı kabul eder. Benzer şekilde Anlaşmanın 136. maddesi ile bu devletler aynı hakkı ülkemize de tanır. Buradaki toprak bırakma hükmüyle mezarlıkların sahipliği ve koruması hedeflenir. Yurt dışı şehitliklerimiz listesi ve ilgili ikili ya da çok taraflı anlaşmalar incelendiğinde görülecektir ki, bu tip hükümler barış anlaşmalarının mütemmim cüzü hükmündedir genellikle.

Lozan Anlaşması 128. Madde 

Türkiye Hükümeti, Britanya İmparatorluğu, Fransa ve İtalya Hükümetlerine karşı kendi toprakları, üzerinde onlann savaş alanında ya da yaralama, kaza, ya da hastalık sonucu ölmüş olan kara ve deniz askerleri ile tutsak iken ölen savaş tutsakları ve sivil tutukluların mezarları, mezarlıkları, toplu ceset çukurları ve adlarına dikilmiş anıtlarının üzerinde bulunduğu arsaları o devletlere ayrı ayrı ve süresiz olarak bırakmağı yükümlenir. Bundan başka söz konusu mezarlara, mezarlıklara, toplu ceset çukurlarına ve anıtlara serbestçe girilmesine ver gerekiyorsa, cadde ve yolların yapılmasına izin vermeği yükümlenir. Yunan Hükümeti, kendi topraklarına ilişkin .olarak, özdeş yükümlülükleri üstlenir. Yukarıdaki hükümler, verilen arsalarda Türk egemenliğini ya da, duruma göre, Yunan egemenliğini zedelemez.
Lozan Anlaşması 129. Madde

Türkiye Hükümetince verilecek arsalar içinde, özellikle Britanya İmparatorluğu için 3 sayılı haritada gösterilmiş olan Anzak adlı kesim (Arıburnu) de bulunacaktır. 
Britanya İmparatorluğunun yukarıda belirtilen arsalardan yararlanması şu koşullar içinde olacaktır : 
(1) Bu arsalar, işbu Andlaşma ile belirlenen kullanma amacından başka bir biçimde kullanılmayacak; böylece hiç bir askersel ya da ticarî amaçla ya da verilmesine neden olan yukarıda belirli amaca aykırı, başkaca hiç bir amaçla kullanılmayacaktır. 
(2) Türkiye Hükümeti, mezarlıklarla birlikte, söz konusu arsaları her zaman denetlemek hakkına sahip bulunacaktır. 
(3) Mezarlıkların korunmasında sivil bekçilerin sayısı, her mezarlık için bir bekçiyi geçmeyecektir. Mezarlıkların dışındaki arsalar için özel bekçiler olmayacaktır. 
(4) Söz konusu arsalarda, mezarlıkların gerek içinde, gerek dışında, bekçiler için zorunlu konutlardan başka hiç bir konut yapılmayacaktır. 
(5) Söz konusu arsaların deniz kıyısı üzerinde, kişi ve inal indirip bindirmeğe yararlı hiç bir rıhtım, mendirek, ya da iskele yapılmayacaktır. 
(6) Gerekli tüm resmî işlemler yalnız Boğazların iç kıyılarında yapılabilecek ve arsalara ancak bu işlemlerin yapılmasından sonra girilebilecektir. Türk Hükümeti, olanaklı bulunduğu ölçüde, kolay olması gereken bu işlemlerin, işbu Maddenin öteki hükümleri zedelenmemek koşulu ile, Türkiye'ye giden başka yabancılar için konulmuş işlemlerden daha zor olmamasını ve her türlü yersiz gecikmeyi önleyici biçimde yapılmasını kabul eder. 
(7) Söz konusu yerleri ziyaret etmek isteyen kişiler silâhlı olmayacaklardır. Türk Hükümeti işbu kesin yasaklamanın, uygulanmasını izlemek hakkına sahip bulunacaktır. 
(8) 150 kişiden fazla olan her ziyaretçi kafilesinin varışından en az bir hafta önce Türk Hükümetine bilgi verilmesi gerekecektir. 
Lozan Anlaşması 136. Madde

Britanya, Fransa ve İtalya Hükümetleri, Türkiye'den ayrılan topraklarda bulunanlarla kendi Hükümetlerine bağlı topraklarda gömülü Türk kara ve deniz askerleri için mezarlar, mezarlıklar, toplu ceset çukurları ve anıtlar kurulması için 128. Madde ile 130. uncudan 135. inciye dek olan Maddeler hükümlerinden yararlanmak hakkını Türkiye Hükümetine tanımayı yükümlenirler. 

Ve devam etmiş Fuat Uğur:

"Üstelik Lozan'da kaybedilenler bununla sınırlı değil. Dr. Mehmet Hakan Sağlam'a telefon açtım. Hastanedeydi, elinden ameliyat olmuştu. Aşağıdakiler bunlardan sadece biri:
"Lozan'da kaybedilen aslında 12 milyon metrekare topraktı. Türkiye devleti Lozan'da masaya oturduğunda Orta Doğu'dan Sudan'a kadar geniş toprakların sahibiydi. Ulusalcıların iddia ettiği gibi Sevr Anlaşması adlandırılan metin değildi İsmet'in elini kolunu bağlayan. Çünkü Sevr Anlaşması diye adlandırılan o metni ne Osmanlı onaylamıştı, ne İngiltere, ne de Fransa meclislerinden geçirmemişti. Hiçbir bağlayıcı değeri yoktu. Ama İsmet İnönü Lozan'da öyle bir anlaşma yaptı ki Sevr'in içindeki maddelerin yüzde 50'si orada yer aldı zaten."
Savaşı kazanan taraf olarak oturulan bir barış masasında, en hafif deyimiyle ülkesini hovardaca bağışlayan bir başka heyet var mıdır dünyada?"

Lozan’da masaya oturulduğunda Fuat Uğur’un zikrettiği toprakların neredeyse tamamı kaybedilmiş ya da İtilaf Devletlerince işgal edilmiş durumdaydı. İstanbul’un da işgal altında olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Söylenecek yığınla şey var tabiki. Ama bu noktada susup Ekşisözlük’ten what makes you think i’m not a superhero Fuat Uğur’a bu yazısıyla ilgili mektubunu okumak daha anlamlı olur.

Burada paylaşalım, belki dikkatini celbeder Fuat Uğur’un bir vesileyle:

***

sn. uğur,

birazdan yazacaklarım size ve hayasızca savunduğunuz çıkarcı politikalarınıza ne kadar anlam ifade edecek bilmiyorum. ama yine de deneyeceğim.

29.04.2014 tarihli türkiye gazetesinde çıkan yazınız, ya bilgisizlikten veya dizginlenemez artniyetinizden kaynaklanan yanlış ithamlarla ya da iftira ve yalanlarla dolu. ben ilkinin olduğunu düşünmek istiyorum. zira türkiye cumhuriyeti’nin kurulmasında emeği olan ismet paşa gibi bir komutana hakkını helal etmeyeceğini söyleyecek kadar saldırmak, yalan ve iftiralarla bile o kadar kolay değil.

öncelikle verdiğiniz resimde görünen askerler itilaf devletleri askerleri. kafalarındaki miğferlerden rahatlıkla bunu anlayabilirsiniz. onları da şehadet mertebesine yükselttiğiniz için büyük britanya hükümeti size belki teşekkür bile edebilir.

129. madde. belli ki tarihten ve araştırmadan uzak, işkembe-i kübradan sallayarak gazetecilik mesleğini icra ediyorsunuz. lozan’ın 129. maddesi, tazminat veya ganimet olarak verilecek topraklara ilişkin hükümleri değil, mezarlıklar ile ilgili şartları düzenleyen 5. kesim çeşitli hükümler’in 2.maddesine tekabül eder. yani söz konusu toprak, mezarlık olarak kullanılacak bir kara parçasını ifade eder. bu maddenin tamamını okuma zahmetine girseydiniz eğer (ya da okudunuz işinize gelmedi doğruyu açıklamak) benzer şartların türkiye için yunanistan’a da uygulandığı, ve 136. maddeyle de tamamen çarpıttığınız 129. maddedeki hakların aynılarının türkiye’den ayrılan topraklarda hayatlarını kaybeden şehitler için itilaf devletleri tarafından da türk tarafına tanındığını öğrenir, bilgisizliğinizi giderirdiniz. suriye’deki süleyman şah türbesi bunun en güncel ve en bariz örneğidir. benzer mütekabiliyete uygun yurtdışı şehitliklerimizin (tamamı türk toprağı gibi muamele görür) bir listesine şurdan ulaşabilirsiniz.
http://www.msb.gov.tr/…ikler/yurtdisi/yurtdisi.html

sevr konusu: demişsiniz ki o metni ne osmanlı onaylamıştır, ne de ingiliz ve fransız meclislerinden geçmiştir. doğrudur. sadece yunanistan, zahmet edip meclisinde onaylatmıştır. ancak sevr’e oturulduğunda türkiye’nin ortadoğudan sudan’a kadar toprak sahibi olduğu büyük bir palavradır. daha sevr’e gelmeden (10 ağustos 1920) itilaf devletleri sudan’ı falan bırakın, istanbul’u bile işgal etmişlerdir (16 mart 1920), meclis basılmış ve sevr’i imzalamadığını söylediğiniz vahdettin tarafından işgal kuvvetlerinin bilgisinde dağıtılmıştır. sevr’e gelene kadar olan bütün bu facialar mondros mütarekesi ile yaşanmıştır. ve mondros müterakesini vahdettin onaylamıştır. dolayısıyla padişah nezdinde onaylanan mondros müterakesinin genel hükümlerle sonuca bağlandığı sevr anlaşması’na, çıkan kurtuluş savaşı nedeniyle “onaylanmadı” demek laf ebeliğinden başka birşey değildir. bununla beraber sevr’e gerçek bir tepki olarak yapılan ve sevr’in bir türlü işleme alınmamasındaki bilinmeyen etkenlerden olan inönü muhaberelerinin başındaki komutan da sizin hakkınızı helal etmediğinizdir.

yazınızın sonunda iyice işi magazine döktüğünüz ve düşman kuvvetlerinin delegelerine dayandırdığınız (düşmana toprak verdi diyebaşlayıp ismet paşa’yı düşmanın gözünden eleştirmek! ne kadar tutarlısınız), “ismet paşa içip içip herşeye gülerdi, bitse de gitsek havasında herşeyi vermeye hazırdı, halı satıcısı, baş tüccar” gibi ipe sapa gelmez aşağılamalarınıza girmiyorum.

ancak 1.dünya savaşı’nda ıı. ordu kurmay başkanlığı, sonrasında doğu ve suriye cephelerinde dördüncü, yirminci ve üçüncü kolordu komutanlığı görevini yapmış, kurtuluş savaşı esnasında istanbul hükümeti tarafından idama mahkum edilmiş, kurtuluş savaşı esnasında önce genelkurmay başkanlığı, sonra da garp cephesi kumandanlığı görevinde 1. ve 2.inönü, sakarya, başkumandanlık gibi zaferlerde ordulara liderlik yapmış bir komutanı “alelade subay” olarak nitelendirmek tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır.

çok tahmin etmiyorum ama yazdığım yazıya karşı argümanlarınız var ise, cevabınızı duymaktan memnuniyet duyacağım.

saygılarımla,

what makes you think i’m not a superhero

***

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir