Fatin Dağıstanlı ve Ebussuud Efendi

Fatin Dağıstanlı, Bugün Gazetesi’nde 29 Şubat 2016 tarihinde yayınlanan “Erdoğan De Gaulle’ün yaptığını yapmalı” başlıklı yazısında Şeyhülislam Ebussuud Efendi hakkında bir yanlışa düşmüş:

"Osman Gazi’nin yanında yol gösterici olarak Şeyh Edebâli, Fatih Sultan Mehmet’in yanında Akşemsettin, Yavuz Sultan Selim ve cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın yanında ise Ebu Suud Efendi ve Zembilli Ali Efendi gibi dönemin en âlimleri bulunmuştur."

Selimleri karıştırmış galiba Fatin Dağıstanlı.

İsminin doğru yazılışı ile “Ebussuud” ya da “Ebū s-Su’ūd”Efendi, Yavuz Sultan Selim döneminde müderrislik ve kadılık gibi görevlerde bulunsa da Akşemseddin ya da şeyh Edebali gibi bir görev ya da pozisyon edinmemiştir. 1920 yılında vefa eden Yavuz Sultan Selim’in yanında. Sultan Süleyman ve II. Selim dönemlerinde Şeyhülislamlık görevinde bulunmuştur.

Yusuf Ünal’ın Yeni Ümit Dergisinde yayınlanan “Çok Yönlü Bir Şeyhülislam Ebussuûd Efendi” başlıklı yazısından gelsin:

İlk olarak Yavuz Sultan Selim zamanında (1516) Çankırı Medresesi'ne müderris olarak gönderilmesi gündeme gelmişse de bu kısmet olmamış, İnegöl Yenişehir İshak Paşa Medresesi'ne tayin edilmiştir. Daha sonra çeşitli medreselerde talebe yetiştiren Ebussuûd Efendi önce Bursa kadılığına, bir yıl sonra 1533 yılında da İstanbul kadılığına getirilmiştir.1537 senesi onun hayatındaki dönüm noktalarından biridir. Bu tarihte Kanunî, onu devletin en önemli makamlarından birine, Rumeli kazaskerliğine getirir. Kara Boğdan, Estergon ve Budin seferlerine padişahla beraber katılarak gazilik şerefine nail olur. Sekiz sene süresince Rumeli kazaskerliği yapan Ebussuûd, 1545 senesinde Fenârîzâde Muhyiddîn Efendi'nin yerine şeyhülislâmlık makamına getirilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir