Eski Gemilerden Jilet Yapıldığı Efsanesi ve Köşe Yazarları

Hurda gemilerin jilet yapılmak üzere geri dönüşüme uğradığı, yaygın bir yanlış bilgi.

Eski/hurda gemilerden jilet yapılmıyor, jilet fabrikasına doğrudan gitmiyor. Bu tür gemilerin  geri dönüşüm için hurda sacları parçalanarak, hammadde olarak demir çelik fabrikalarına satılıyor. Böylelikle, % 98’i çelikten oluşan gemiler geri dönüşüm yoluyla tekrar değerlendiriliyor. Bu işlemle elde edilen çelikten ise sadece jilet değil, envai çeşit ürünün yapımında kullanılıyor. Gemi çeliğinden sadece jilet yapılmıyor yani. Ayrıca, jilet yapımı için kullanılmış değil, sıfır çelik gereklidir ve jilet üretimi yapan firmalar doğrudan gemi geri dönüşümü yapmıyor.

Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği, “gemilerin jilet yapılması” ifadesinin, gemi geri dönüşüm sektörü hakkında bilgi eksikliğinden kaynaklandığını belirtmişti.

Gemi sökümü yapanlar da bu konuya ilişkin olarak “Eğer gemiler jilet olsaydı bir gemiyle bütün dünya tıraş olurdu!” ifadesini kullanıyormuş. Hurda gemi stoğu ve jilet için gerekli çelik miktarı kıyaslandığında, gemilerin sadece jilet için geri dönüşüme uğratılamayacağı anlaşılabilir.

Jilet referansının, eski gemilerin ıskartaya çıktıktan sonra geri dönüşüm için kullanılmalarına atıf yapılırken değinilen bir ifade olarak yerleştiği, bir jargon haline geldiği düşünülüyor.

Gillette adlı firmanın geçmişte ABD Savunma Bakanlığı’ndan birkaç gemi satın alıp çeliğini değerlendirdiği açık kaynaklarda dile getiriliyor. Ancak bu durum yaygın bir uygulama değildi.

Bir yanlış bilgi olur da köşe yazarları bunu paylaşmadan geri kalabilir mi? Elbette hayır…

Emin Çölaşan’ın Sözcü Gazetesi’ndeki “Bir zamanlar denizlerde bile varmışız!” başlıklı 8 Mart 2018 tarihli yazısında gemilerin jilet olmak için satıldığını iddia etmiş:

"Elimizde bir tek gemi bile kalmadı. Gemiler ya ölmüş eşek fiyatına, özelleştirme adı altında yandaşlara peşkeş çekildi, ya da jilet olmak üzere satıldı."

Temuçin Tüzecan Hürriyet Gazetesi’nde 22 Ekim 2005 günü yayınlanan “Jilet olmayı bekleyen gemiler kültür merkezine dönüştürülüyor” başlıklı yazısında bu hurafeyi aktarmıştı:

"Türkiye tarihi açısından önem taşıyan birçok gemi, kırpılıp kırpılıp jilet yapıldı. En acı örneği Yavuz’dur."

Erdal İpekeşen, Hürriyet Gazetesi’ndeki 29 Haziran 2008 tarihli “Jilet olmasını Playboy bile alay konusu yaptı” başlıklı yazısında, ezberden konuşarak bahsettiği gemilerin jilete dönüştürüldüğünü iddia etmiş:

"Jilet yapılmak üzere parçalandı Silahlarından ve teknik parçalarından önemli bir kısmı çıkarıldıktan sonra hurdaya ayrılan gemiyi, İtalyan’lar jilet yapmak üzere aldılar."

"Şimdi Yunanlıların işe nasıl baktığına bakalım. Kendi manevi değerlerini nasıl koruyorlar? Sahile yanaştırmışlar ve müze yapmışlar. Bir de bizim yaptığımız işe bakalım. Jilet yapmışız! Ülkemiz Yavuz’un hurdaya satılmasından ve jilet yapılmasından gelecek paraya muhtaç değildi herhalde."

"Bandırma, 1924’te hurdaya çıkarıldı. 1925’te jilet oldu."

Hasan Karakaya, Yeni Akit Gazetesi’ndeki “Bir “Amiral Gemisi”nden, acaba kaç “jilet” çıkar?” başlıklı 16 Nisan 2014 tarihli yazısında hurda gemilerin jilete dönüştürülmesini metafor olarak kullanmış:

"Hürriyet gibi bir “Amiral Gemisi”nin, parçalara ayrılıp da, “jilet” olmasına gönlüm razı olmaz!.."

Melih Altınok da Türkiye Gazetesi’ndeki “Tersaneye jilet olmaya çekilmiş bir amiral gemisinin hazin sonu” başlıklı 04 Nisan 2014 tarihli yazısında Hasan Karakaya’ya benzer bir atıf yapmıştı:

"Peki, nasıl oluyor da, medyanın hedefi olan gündeme etki düşünüldüğünde çoktan jilet yapılmak üzere tersaneye çekildiği aşikâr teknesini, hâlâ "amiral gemisi" diye pazarlayabiliyor bu adam?"

Murat Bardakçı’nın Hürriyet Gazetesi’ndeki “Bandırma’yı jilet yaptık” başlıklı 19 Mart 2000 tarihli yazısından:

"Bandırma, 1925'in sonbaharında artık üstüste yerleştirilmiş jiletlik bir demir ve perçin yığını haline gelmişti."

Engin Ardıç’ın Sabah Gazetesi’ndeki “Hamiyetli istimbot” başlıklı 04 Haziran 2017 tarihli yazısından:

"Kartal adlı "istimbot" jilet yapılacakmış. Eski ayları kırpıp kırpıp yıldız yaptıkları gibi, eski gemileri de jilet yaparlar, bilirsiniz. Yavuz'u bile yapmışlardı.."

Esin Gedik, Akşam Gazetesi’ndeki 11 Mart 2012 tarihli “Aşk Gemisi de Bandırma Vapuru gibi jilet oluyor” başlıklı yazısında bu hataya düşmüştü.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*