Deniz Gökçe ve Köşe Yazısında İntihal

Deniz Gökçe, Akşam Gazetesi’nde 13 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan “Ülkelerin en zor işi istatistikçi olmak” başlıklı yazısında 3 Eylül 2016 tarihinde The Economist adlı dergide yayınlanan “Called to account” başlıklı yazıdan intihal yapmış.

The Economist’te yayınlanan metni birebir Türkçe’ye çevirerek biraz kısaltarak kullanan Gökçe, yazısında hiçbir kaynak göstermeyerek bir skandala imza atmış.

Deniz Gökçe intihal

***

Gökçe’nin Akşam Gazetesi’nde 13 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan “Ülkelerin en zor işi istatistikçi olmak” başlıklı yazısı:

Ülkelerin en zor işi istatistikçi olmak

Mark Twain vaktiyle kısa bir cümle söylemiş: “Gerçekler inatçıdır, değişmez ama istatistikler daha esnektir!”

Çünkü uydurulmuş yüksek GSYİH ve düşük borç rakamları kredi verenleri kolayca kandırabilir, daha ucuz fiyatlarla kredi verdirebilir. Uydurmaca enflasyon rakamları ise ekonomik endişeleri ortadan kaldırır. Bu nedenle politikacılar veriler ile oynamaya bayılırlar. Sayıları dürüst olarak derlemek ise istatistikçilerin işidir. Ama bazen kötü olaylar da oluyor.

1937 yılında Olimpy Kivkin adlı bir Rus istatistikçisi, Sovyetlerin nüfus sayısının Stalin’in ilan ettiğinden daha az olduğunu söylediği içintevkif edilmiş ve kurşunlanarak öldürülmüştü. Yunanistan’da hayat kolaydır diyen pek olamaz da, son dönemdeki baş istatistikçi Andreas Georgiou kurşunlanmasa da suçlu statüsüne getirildi. Suçu siyasetçilere göre Yunanaistan’ın Bütçe/GSYİH sayısının milli gelirin yüzde 15.4 kadarı olduğunu söylemekti. SAslında bu rakam çok uçuk da değildi, ilk hesaplamalar yüzde 13.6 olarak bulunmuştu. Avrupa Komisyonu da Bay Giorgiou’nun sayılarının doğru olduğunu tekrer tekrar gündeme getiriyordu. Kaldı ki Bay Giorgiou’nun IMF’de bu konularda 21 yıl çalıştığını da unutalım. Politikacılar ve onların yağcıları ise, rakamları kasden büyüttüğünü ve de bunun Yunanistan’a zarar verdiğini söyleyip, gariban istatistikçiyi mahkemeye vermişlerdi. Yunanistan’ın 2010 yılında iflasının sorumlusu olarak Georgiou suçlu bulunuyordu. Ama gerçekte Bay Georgiou ELSTAT denen kamu kuruluşunda Yunanistan iflas ettikten sonra çalışmaya başlamıştı. Buna rağmen Bay Georgiou’nun Yunanistan’a 190 milyar dolar zarar verdiği iddia ediliyordu. Bay Georgiou’nun büyük boyuttaki ama güya yanlış sayıları, politikacılara göre ülkeye kredi verenlerin çok yüksek faiz uygulamasını getirmişti.

Mahkemeler bu iddiaların hepsini red etti. Ama bu yıl 1 Ağustos’ta Yunanistan Anayasa Mahkenesi bir ayrı dava daha açtı. Bay Georgiou güya ELSTAT Yönetim Kurulunun, bütçe açığının boyutu konusunda bir oylama yapmasını engellemişti.

Benzer bir olay aslında sık sık gündeme gelir. 2013 yılında Arjantin’de Başkan Fernandez de Kirchner enflasyon rakamlarını düşürmeye çalışınca IMF Arjantin’in IMF’den çıkartılmasını gündeme getirmişti.

1970’li yıllarda ‘Central African Republic’ Diktatörü Jean Bedel Bokassa ülke nüfusunu yükseltmeyi emredince sayılar artırılmış ama kadınlar ve erkekelerin ayrı tutulan rakamlarının toplamı yükseltilmiş sayılardan küçük olarak kalmıştı, değiştirilmemişti.

***

3 Eylül 2016 tarihinde The Economist adlı dergide yayınlanan “Called to account” başlıklı yazı:

Called to account

“FACTS are stubborn,” wrote Mark Twain, “but statistics are more pliable.” Because made-up GDP and borrowing figures can trick creditors into lending more cheaply, and fiddled inflation numbers can cover up economic woes, politicians are sometimes tempted to tweak data. It is the job of statisticians to keep numbers honest.

Occasionally, at a high price. In 1937 Olimpiy Kvitkin, a Russian statistician in charge of a census of the Soviet Union, was arrested and shot. His error was to find that the country contained fewer people than Joseph Stalin had announced (the dictator’s brutal policies may have explained the shortfall).

Less extreme, but nonetheless shocking, is the case of Andreas Georgiou, who has gone from Greece’s chief statistician to its chief scapegoat. Mr Georgiou’s crime? Estimating that the government’s budget deficit in 2009 was 15.4% of GDP.

Never mind that the first estimate of this figure had been only a little lower, at 13.6% of GDP. Never mind repeated confirmation from the European Commission that Mr Georgiou’s numbers were accurate. Never mind, too, his 21 years of experience at the IMF. Detractors across the political spectrum accused him of inflating the figures. They then took him to court.

At first they claimed that the alleged falsification led to the panic that ended in Greece’s bail-out in 2010. Awkwardly, Mr Georgiou started at ELSTAT, the Greek statistical agency, after the bail-out. So the accusation changed. Now he is said to have caused Greece €171 billion-worth ($190 billion) of damage. His supposedly false numbers justified the harsh conditions imposed by Greece’s creditors.

Courts have rejected these charges three times. But on August 1st the Greek supreme court reopened the case. And in December Mr Georgiou faces a separate trial, in which he is accused of refusing to allow ELSTAT’s board to use a vote to decide on the level of the deficit. Statistics are not supposed to work by ballot.

When it is politically difficult to stand up for harsh truths, external agencies can be statisticians’ only fallback. So far it has fallen to the commission, rather than the Greek government, to speak up for Mr Georgiou. In a similar episode in 2013 in Argentina, where the then-president, Cristina Fernández de Kirchner, had a penchant for prosecuting number-crunchers keen to report accurate inflation figures, the IMF threatened expulsion if statistics did not improve.

Statisticians know better than anyone that fiddling figures is hard. When Jean-Bédel Bokassa, dictator of the Central African Republic in the 1970s, ordered a boost to population figures, the total duly went up—but the separate tallies for men and women did not. Lies, damned lies and statistics? There’s a difference, all right. Ask a statistician.”

***

Yararlanılan kaynak: Mülkiyehaber.net

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir