Çilingir Sofrasının Anlamını Karıştıran Yazarlar

Çilingir sofrasının anlamına dair yanlış bir bilgi mevcut. Çilingir sofrasının isminin kilitleri açan çilingirlerden esinlenerek konulduğunu sananlar var. Halbuki, “çilingir sofrası” deyiminin kökeni “çeşnigir sofrası”dır. Farsçada “şölen veren” anlamına gelen, Moğolca-Farsça kırması olan şelan+gar ( شيلانگار ) kelimesinin zamanla evrilmesi ile birlikte “Şelangar Sofrası”, “Çilingir Sofrası”na evrilmiştir. Şölen sofrasını tanımlayan “şelangar” zaman içinde özenle hazırlanmış içki sofrasına dönüşmüştür.

Çilingir sofrasının adının, Osmanlı döneminde yemek tadıcısı olan “çeşnicibaşlarının”, “çeşnigirlerin” sofralarından esinlenerek konulduğunu da iddia edenler bulunmaktadır.

Bugün anahtar ustası anlamında kullandığımız çilingir ise Farsça “demir aksamı ustası” anlamındaki çelangar (چيلانگار) kelimesinden gelmektedir.

 

Çilingir sofrası tanımının kökenine ve anlamına dair hataya düşen köşe yazarları ise şu şekilde:

Ertuğrul Özkök’ün Hürriyet Gazetesi’ndeki “İktidarsız erkeği tuzlamak mı gerekir” başlıklı 12 Ağustos 2012 tarihli yazısından:

"ÇİLİNGİR SOFRASI: Rakının, genellikle, bir çene çilingiri gibi, içen kişinin dilini çözdüğüne inanılır. Büyük ölçüde de doğrudur. O nedenle, rakının yanında yenilen mezelerden oluşan sofraya, ağız kilidini açan içecek olduğu için ‘çilingir sofrası’ denmiş."

Doğruhaber’den A.Hakim Sonkaya’nın “Çilingir Sofrası” başlıklı 23 Aralık 2016 tarihli yazısından:

"Sahte sarhoşluk, çilingir marifetiyle insanın sakladığı kişiliğinin kilidini açıp, gerçek yüzünü, gerçeklerinin sergilenmesini sağladığı, ağzının kilidini açtığı için içkinin içildiği sofraya çilingir sofrası denilmiştir."

 

* Muhtesip.com arşivinden yararlanılmıştır.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*