Türklerin Anadolu’ya 1071’de Malazgirt Zaferiyle Girdiğini Sanan Köşemenler

Anadolu’ya açılan kapının anahtarı olarak görülen Malazgirt Zaferi’nin Türk tarihindeki önemi yadsınamaz. Ancak, resmi tarih söylemi kurgulanırken, özellikle ders kitaplarında Malazgirt Savaşı’nın sonucu olarak Türklerin Anadolu’ya girişini sağladığı belirtilir. Halbuki, Türkler Malazgirt’in çok öncesinde Anadolu topraklarına giriş yapmıştı.

Aşağıda aktarılan tarihi gerçekler de göz önüne alındığında bazı akademisyenlerin de belirttiği gibiMalazgirt Zaferinin Türklerin Anadolu’ya ilk değil son girişi olduğu” net şekilde anlaşılmaktadır.

  • Malazgirt Zaferi Anadolu’nun ekonomik, idari ve siyasi hakimiyetinin Türklere açıldığı bir kapı olmuştur.
  • Anadolu’ya doğru göçler, Malazgirt sonrasında yoğunlaşarak devam etmiştir. Malazgirt’ten önce Anadolu’ya yapılan akınlar daha çok keşif amaçlı iken sonrakiler sahiplenme adına yapılmıştır (İlave bilgi için Oğur Ünal’ın “Horasan’dan Anadolu’ya Türkiye Tarihi” başlıklı kitabı da incelenebilir).
  • Milattan önce, göç güzergahında bulunan Anadolu toprakları Türk toplulukların uğrak noktası olmuştur.
  • Anadolu’ya M.Ö. 4. yy.’dan bu yana (Sibir, Avrupa Hun, Hazar, Oğuz, Peçenek gibi) çeşitli Türk toplulukları tarafından akınlar gerçekleştirilmiştir.
  • Emevi ve Abbasiler döneminde İslam Devleti hizmetinde görev alan Türkler, 8. ve 9. yy.’dan başlayarak Anadolu’ya gaza ve cihad akınları yapmıştır.
  • Anadolu’daki 100’e yakın yazıtta yapılan incelemeler de 1071 öncesinde Anadolu’da Türklerin yaşadığını gözler önüne sermektedir.
  • Çağrı Bey’in Malazgirt’ten çok önce Anadolu’ya ilk seferini emrindeki üç bin kadar atlı ile 1015-1021 arasında düzenlediği bilinmektedir (Gazneliler idaresindeki Khorasân-Rey yolu ile Azerbaycan üzerinden Doğu Anadolu topraklarına girmiştir) (Claude Cahen bu seferin 1029’da gerçekleştiğini, Aristages 1016’da, Urfalı Mateos ise 1016’da yapıldığını iddia etmektedir.
  • 1018-1071 arasında Anadolu’ya yapılan akınlarda Sivas, fethedilmiş, Malatya, Kayseri, Kars ve Ani’ye seferler düzenlenmişti. “Türklerin Anadolu’ya ilk girişi” (XI. yüzyılın ikinci yarısı) adlı kitabında aktardığı üzere Claude Cahen’e göre de Türklerin 1018 yılından başlayan Anadolu akınları düzensiz bir yoğunlukla hızla artarak yıllarca devam etmiştir.
  • Malazgirt öncesinde 1048’de Pasinler Ovasında Pasinler Savaşı’nda Selçuklu birlikleri ilk kez Bizanslılarla yaptığı meydan muharebesini kazanmıştı. Tuğrul Bey 1054’te Doğu Anadolu seferine çıkıp Erzincan, Erciş, Bayburt ve Kemah’ı ele geçirmişti.

“Türkler Anadolu’ya Malazgirt Zaferi’yle girdi” efsanesini yazılarında aktaran köşe yazarlarını paylaşalım:

T24’ten Oğuz Demiralp’in “Malazgirt’ten Dumlupınar’a süreklilik” başlıklı (1 Eylül 2017) yazısından:

"30 Ağustos zaferi olmasaydı, 1071’de girdiğimiz topraklardan dışarı çıkarılacaktır."

Can Ataklı’nın Sözcü Gazetesi‘ndeki “Devletin yönetim merkezi camiler değildir” başlıklı (19 Ağustos 2017) yazısından:

"“Anadolu'nun fethi” diye bir tanım geçiyor ama o yanlış. Çünkü 26 Mart 1071'de Anadolu fethedilmedi, Türkler Anadolu'ya girdi. Zaten afişlerdeki asıl eksiklik bu."

Bülent Erandaç’ın Takvim Gazetesi‘ndeki “1071’den 2015’lere” başlıklı (4 Ağustso 2015) yazısından:

"Bir Cuma günü 26 Ağustos 1071'de Anadolu'ya, Malazgirt Savaşı'nı kazanarak girdik"

İlhan Selçuk’un Cumhuriyet Gazetesi’ndeki “İlkel Dünya Üzerinde Din” başlıklı 11 Ekim 1996 tarihli yazısından:

 "1071’de Malazgirt savaşıy­la Anadolu’ya göç başlıyor."

D. Ferhat Dizdaroğlu’nun Yeni Akit Gazetesi’ndeki “Canı candan ayıran ince gâvur siyaseti” başlıklı (26 Ağustos 2017) yazısından:

"Yaklaşık bin yıl önce, Anadolu’ya ayak basan Müslüman Türk’le birlikte, Haçlı Roma (Bizans) ordusuna karşı, Malazgirt’te omuz omuza çarpışan ve Anadolu’yu Müslüman yurdu yapacak kapıyı açan Müslüman Kürt; aynı vatanı, aynı bayrağı, aynı secdeyi, aynı ekmeği, paylaşageldiler bugüne kadar."

Yeni Meram’dan Erol Sunat’ın “Cevahir!” başlıklı (9 Şubat 2014) yazısından:

"Sultan Alparslan’ın peşine takıldık, Malazgirt’le onun açtığı kapıdan girdik Anadolu’ya."