“Anadolu” İsminin Ayran İkramına Doyan Askerlerin “Ana Dolu” Demesinden Geldiğini İddia Eden Köşe Yazarları

Anadolu isminin nasıl doğduğuna ve anlamına ilişkin birçok iddia ortaya atılmış durumda. Ancak, Anadolu’nun kökenine ilişkin en yaygın kabul gören iddia, Anadolu isminin eski çağlara dayandığı ve Yunanca doğu ülkesi ya da güneşin doğduğu yer anlamına geldiği yönündedir  (Bernard Lewis, Ortadoğu, Arkadaş Yayınları, 2. Baskı, 2003, sf: 28).

Eski çağlardan bu yana, şu anda yapılan adlandırmaya benzer şekilde, Anatolia, Anatolos, AnatoliAnatolikón gibi isimlerle çağrılan bu coğrafyanın isminin oluşumuna ilişkin ülkemizde bir şehir efsanesi mevcut (Orta Okul’da iken “Hayat Bilgisi” dersi alanlar, ders kitaplarından bu efsaneyi hatırlayacaktır): Savaştan dönen askerlere ayran ikram eden bir Ana’ya askerlerin “Ana Dolu” demesinin ardından “Anadolu” ismi oluşmuş.

“Anadolu” isminin ilk verildiği yer olarak da Ankara’nın Kızılcahamam ilçesindeki Taşlıca Köyü işaret ediliyor.

Kızılcahamam’ın Taşlıca Köyü’nde yer alan Ayran Taşı’nın yanındaki mermer kaidede de aktarılan Anadolu’ya adını verdiği iddia edilen efsane şu şekilde:

Selçuklu Hükümdarı Alâeddin Keykubat, (1192-1237) Başköy Kalesini fethetmek üzere yol üzerindeki Taşlıca köyüne uğrar. Burada, yıllar önce gelip yerleşmiş kadın Erenlerden Kırmızı Ebe ve Oğlu Oruç yaşamaktadır. Kırmızı Ebe Türk askerlerini karşılar ve kendilerine ayran ikram eder. Yayıkta yeni çalkadığı taze ayranı, oradaki taş oluğa döker. Askerler de hem ayran içmek hem de kaplarını doldurmak için sıraya geçer. Herkes ayran içip kabını doldurduğu halde, taş yalaktaki ayran hiç tükenmez. Kırmızı Ebe askerlere, “Doldur Gazilerim, doldur yiğitlerim” der. Askerler de, “Doldur Ana, Ana Dolu” derler. Kırmızı Ebe doldurun yavrularım dedikçe askerler “Ana Dolu” diye tekrar ederler. Böylelikle Anadolu adı oluşur.

Hatta efsaneye göre üzerinde ayran ikramı yapılan söz konusu taş, komşu köylerden birine götürülür fakat taş bir gecede yerine hemen geri gelir (!). Ne kadar feyizli bir taş imiş meğer… Kimilerine göre de “bir bakraç ayran, bir orduya yeterde artar bile”. Mucizeye bak sen (!)…

Bir diğer rivayette ise Akıncı Beyi Efruz ve beraberindeki askerlere ikram edilir ayran.

İsrafil Altıner’in “Anadolu Şehir Efsaneleri ve Hikâyeleri” adlı kitabında da bu efsaneye yer verilmiştir.

 

Çağlar öncesinden yapılan isimlendirmeye kılıf ararken oluşturulan ve inandırıcılığı oldukça düşük bu şehir efsanesini köşesine taşıyan yazarlar ise şu şekilde:

Akif Bülbül, Türkiye Gazetesi’ndeki “Ara bozucu/ara bulucu” başlıklı (14 Eylül 2011) yazısında Mehmet Önder’in “Anadolu Efsaneleri” adlı kitabında okuduğu efsaneyi anlatır:

"Askerlerimiz yorgunluk sırasında ayran ikram eden Anadolu köylüsü kadına, her seferinde "ana dolu, ana dolu" diye karşılık verirler. Bu cevapla birlikte Türkiye topraklarının adı artık Anadolu'dur."

Başkent Gazetesi’nden M. Mahzun Doğan, “Ana doldur!” başlıklı 25 Eylül 2017 tarihli yazısında, Anadolu Selçuklular döneminde bu ayran efsanesiyle Anadolu isminin oluştuğunu aktarırken, bu hadisenin 1071’den önce gerçekleştiğini belirterek anakronizmin kurbanı olmuş:

"Hemen her kentin, kasabanın, köyün adına ilişkin çeşitli söylenceler vardır, niçin o adın verilmiş olduğuna dair. Anadolu adıyla ilgili olarak da öyle… En çok bilinen söylenceninse, bugün Ankara'nın Kızılcahamam İlçesi’nin sınırları içinde bulunan Taşlıca Köyü’nde yaşandığı söylenir. Hem de, Anadolu topraklarını Türkler’e açtığı belirtilen 1071 Malazgir Zaferi’nden çok çok önce… Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat, Başköy Rum Kalesi’ni fethetmek üzere ordusuyla birlikte yola çıkmıştır. Taşlıca Köyü’ne gelmişlerdir ki, burada çok önceden gelip köye yerleşmiş olan kadın erenlerden Kırmızı Ebe karşılar onları."

Mersin Gazetesi’nden Gazi Mert “Anadolu Adı Nereden Gelmektedir?” başlıklı (27 Ağustos 2017) köşesinde bu efsaneye yer vermiş:

"Bir savaş dönüşü Türk askerlerine ayran ikram eden bir Türk anası askerlerin elinde bulunan ayran tasına ayran doldurmaktadır. O kadar çok ayran ikram edilmiştir ki, kahraman Türk askerleri ellerindeki ayran tası dolu olduğu için, “dolu ana…” “Ana…dolu…” demeye başlamışlardır. Askerlerin sözü süratlenince “Ana dolu”; “Anadolu” şeklinde anlaşılmış ve böylece Anadolu adı doğmuştur."

Yenihaberden.com yazarı Ali Kaya “Anadolu efsanesi” başlıklı yazısında (11 Mart 2016) bu efsaneyi aktarır:

"Anadolu isminin nereden geldiğine dair bazı tarihçiler şöyle bir efsane anlatırlar. Anadolu Selçuklu hükümdarı Alaeddin Keykubat Başköy kalesinin fethinden dönerken Ankara Kızılcahamam yakınlarında Taşlıca köyüne uğrayarak burada ayran içmiştir. Ordunun buraya uğrayacağını haber alan kırmızı ebe adlı yaşlı bir ninemiz ayran taşına bir bakraç ayran doldurur ve askerler gelince hem ayrandan içerler hem de mataralarını ayran ile doldurur ve ninemiz her seferinde doldurun evlatlarım dedikçe askerler de ana dolu derler ordunun tüm askerleri bu bir bakraç ayrandan hem içer hem de mataralarını doldurması ve ayranın hiç bitmemesi Sultan Alaeddin Keykubat’ın kulağına gider ve o tarihten beridir bu diyarlar Anadolu diye anılarak günümüze gelir."

Ayça Şen, Radikal Gazetesi’ndeki “Ayran ister misin oğul?” başlıklı 11 Eylül 2008 tarihli yazısında hayat bilgisi dersinde anlatılan hikâyeyi paylaşmış:

"İlkokuldayken memleketin adının Anadolu olmasının hikâyesinde zaten kadınlar kafadan kastre edilmiştir. Hayat Bilgisi dersiydi sanırım; sıcaktan bunalmış askerlere canla başla ayran dağıtan teyze (kırklarında ama çökmüş olduğunu tahmin ettiğim bir kadın) hamle yapıp bir bardak daha ayran vermek istiyor ama asker ‘Ana, dolu’ diyor ve yaşadığımız yerin adı, bir rivayete göre bu şekilde Anadolu oluyor."

Fikri Akyüz ise “Analar Sagalasmasos!” başlığıyla 3 Ekim 2013’te Akşam Gazetesi’nde yayınlanan yazısında Anadolu isminin kökenine ilişkin farklı bir tezi (ironiyle) paylaşmıştı:

"Hocamız örneğin ANADOLU sözcüğünün kökeni olarak bize şu “bilgi”yi vermişti: “Çocuklar, Anadolu demek “ana dolu” demektir. Ana kutsaldır. Yurdumuzu düşmanlardan kurtaran yiğitlerin anası daha kutsaldır. İşte bizim yiğit coğrafyamız böyle analarla doludur. Anaların dopdolu olduğu bu coğrafyaya ANADOLU ismi verilmiştir.”"

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*